BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > AB: Hedef tam üyelik

AB: Hedef tam üyelik

AB Komisyonu, Türkiye ile 3 Ekim’de başlayacak tam üyelik müzakerelerinin çerçevesini belirleyecek olan belgeyi, yoğun tartışmalar sonrasında kabul etti. “3 Ekim tarihinin ertelenmesi, imtiyazlı ortaklık” gibi teklifler Komisyon tarafından reddedildi.



> Türkiye şart KOMİSYONUN genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, “Kopenhag’da verdiğimiz sözün arkasındayız. Hedefimiz Türkiye’nin tam üyeliği. Demokratik ve istikrarlı bir Türkiye öncelikli olarak AB’nin menfaatleri açısından çok önemli” dedi. BRÜKSEL- Avrupa Birliği Komisyonu, Türkiye’nin 3 Ekim’de başlayacak tam üyelik müzakerelerinin çerçevesini belirleyecek belgeyi yoğun tartışmalar sonrasında kabul etti. Komisyon, “3 Ekim tarihinin ertelenmesi, imtiyazlı ortaklık” gibi Türkiye aleyhindeki teklifleri reddetti. AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Komisyonu’nun Müzakere Çerçeve Belgesi’ni onaylayarak üye ülkelere aktarmasının ardından düzenlediği basın toplantısında, Komisyon’un önerdiği müzakere çerçeve belgesinin 3 Ekim tarihinden önce AB üyesi 25 ülke tarafından onaylanması gerektiğini hatırlatarak, bu onay sürecinde bir aksaklık çıkmayacağını söyledi. İstikrarlı ve demokratik bir Türkiye’ye ihtiyacı olan AB’nin sözlerini tutacağını, bunun kendi menfaati icabı olduğunu kaydeden Rehn, AB’nin Türkiye konusunda verdiği kararlardan dönmeyeceğini belirterek, 3 Ekimde başlayacak tam üyelik müzakerelerinde ana hedefin “tam üyelik” olacağını açıkladı. Türkiye’nin “çok katı şartları” yerine getirmesi çerçevesinde katılım müzakerelerinin 3 Ekim’de başlayacağını, “çok zorlu ve uzun bir sürecin” söz konusu olacağını, AB bütçesi çerçevesinde 2014’ten önce katılım öngörülemeyeceğini belirten Rehn, AB’nin daha önceki genişleme deneyimlerini değerlendirdiğini ifade ederek, artık verilen sözlerden ziyade uygulamanın önemli olacağını söyledi. Reformlar sürmeli Müzakere sürecinin, müzakere sonucu kadar önemli olduğunu söyleyen Rehn, bu süreçte Türkiye’ye Kopenhag kriterlerine tam uyum ve reformları uygulama şansı verileceğini ifade etti. AB’nin Türkiye gibi büyük bir ülkeyi bünyesine alma yeteneği konusunda bir soruyu cevaplayan Rehn, bu katılımın uzun bir süre sonra gerçekleşeceğini, AB’nin o zamana kadar yapısal ve bütçe sorunlarını aşması, hazım yeteneklerini geliştirmesi gerekeceğini belirtti. Türkiye’nin, gümrük birliği anlaşmasını AB’ye yeni katılan 10 üyeye uyarlaması çerçevesinde Ankara Antlaşması’nın ek protokolünü gelecek haftalarda imzalamasının, Kıbrıs Rum kesimiyle ilişkilerini geliştirmeyi sürdürmesinin, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda katkılarına ve yapıcı tavrına devam etmesinin ve 6 kanunun Meclis’ten geçirmesinin önemine değinen Rehn, katılım müzakerelerinin 35 başlık altında ve aşamalı olarak gerçekleşeceğini belirtti. Rehn, bir soru üzerine, müzakere takviminde değişiklik olmayacağını, AB üyesi ülkelerin daha önce verdikleri sözlere ve aldıkları kararlara uymamaları için bir sebep görmediğini, ancak bazı üye ülkelerde imtiyazlı ortaklık önerisinin tartışıldığını ifade etti. Rehn, katılım müzakerelerinin Hükümetler arası Konferans çerçevesinde, “25 artı 1” formülüyle gerçekleşeceğini ve son sözü Komisyon’un değil, AB üyesi devletlerin söyleyeceğini hatırlattı. AB’nin acil durum frenleri Belgede, “Türkiye 6 yasayı çıkarmak zorundaydı, bu haziran başında gerçekleşti ve ek protokolün tüm AB devletlerini de içine alacak şekilde (Güney Kıbrıs dahil) imzalanması gerekiyordu, belgenin yaz mevsimi içinde imzalanmasını bekliyoruz” hatırlatması yapıldı. Belgede ayrıca şu acil durum frenlerine yer verildi: İnsan hakları ihlalleri olursa süreç askıya alınacak. Türkiye, çıkarılmış reformları sürdürmek zorunda. Daha fazla demokrasi ve insan haklarında ilerleme gerekiyor. Son derece uzun bir yol olacak, ancak varılacak hedef önemli. Ortak hedef, katılım. Müzakerelerin ucu açık, sonucu da kesin üyelik. Türkiye, kriterleri tam olarak yerine getirememesi durumunda mümkün olan en yakın bağla AB’ye bağlanmalı. Avrupa’nın istikrarlı ve müreffeh bir Türkiye’ye ihtiyacı var.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT