BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstilacı Marslılar!

İstilacı Marslılar!

Steven Spielberg’ün 200 milyon dolara yaklaşan bütçeyle çektiği “Dünyalar Savaşı”, insan soyunu yok edecek Mars işgalini ve sebep olduğu galaksilerarası savaşı konu alıyor.



> Tolga Uslubaş “Azınlık Raporu” filminde bir araya gelen Hollywood’un iki dev ismi, Steven Spielberg ve Tom Cruise, “Dünyalar Savaşı”nda (War of the Worlds) bir kere daha hayranlarının karşısına birlikte geçiyor. Film, H.G. Wells’in kitabından yapılan üçüncü uyarlama. Ünlü bilimkurgu yazarının 1898 yılında kaleme aldığı kitabında “Mars’ta hayat olsaydı ve oradakiler dünyamızdakinden çok daha gelişmiş düzeyde olsaydı ne olurdu?” ve “Mars’taki canlılar günün birinde gezegenimizi ele geçirmeye karar verseler neler yaşanırdı?” gibi popüler sorulara cevap arıyor. Spielberg, 200 milyon dolara yaklaşan bütçesiyle dünyanın en pahalı yapımı olan filminde uzaylıları bir kere daha dünyaya davet ediyor. Ünlü yönetmen karanlık yönünü bunca yıl sonra neden sergileme ihtiyacı duyduğunu “11 Eylül trajedisinin gölgesinde yaşadığımız bugünlerin en doğru zaman olduğunu hissettim. Ortak geleceğimizin nasıl olacağı konusunda hepimiz huzursuzluk duyuyoruz. Bu yüzden ‘Dünyalar Savaşı’nın 11 Eylül sonrası filmi olmasını istedim. Filmi yaparken eğlendirici olduğu kadar duygusal bir öyküsünün de bulunmasını amaçladım” diye açıklıyor. 1000 kişilik kadro Yaklaşık 1000 kişilik oyuncu ve teknik ekip üyeleri, yüzlerce figüran, 30 köpek, düzinelerce bozuk arabanın yer aldığı bu dev yapımın konusuna gelince, portresini Tom Cruise’un çizdiği Ray Ferrier, eşinden yeni boşanmış liman işçisidir. Eski karısından (Miranda Otto) olan iki çocuğuyla iletişimi iyi olmadığı için mükemmel bir baba olduğu söylenemez. Eski karısının yeni eşiyle birlikte kısa bir tatile gitmesi üzerine oğlu Robbie (Justin Chatwin) ve küçük kızı Rachel’i (Dakota Fanning) hafta sonu için yanına almak zorunda kalır. İki çocuğuyla beraber hafta sonunu geçirirken gökyüzü aniden kararır ve şimşekler eşliğinde çok şiddetli bir fırtına patlak verir. Gökyüzünde tuhaf şeyler olmaktadır. Aradan kısa bir süre geçtikten sonra evinin yakınındaki kavşakta sıradışı bir olaya tanık olur. Toprağın aniden yarılmasıyla yeryüzünün derinliklerinden üç bacaklı çok büyük bir savaş makinesi ortaya çıkar ve görünürdeki herşeyi yakıp yıkmaya başlar. İstilacılardan kaçış Bu olay, uzaylıların dünyamıza saldırısının ilk hamlesidir. O andan itibaren herhangi bir gün gibi görünen günün akışı değişmiş ve bu sıradan insanlar hayatlarının en olağanüstü anlarını yaşamaya başlamıştır. Ray, hemen harekete geçerek çocuklarını toparlar. Acımasız düşmanın gazabından kurtulmak için o bölgeden bir an önce kaçmaktan başka çareleri yoktur. Uzaylı istilacıların elinden kurtulmaya çalışan binlerce insanla beraber çıktığı bu amansız yolculukta vahşi tabiat şartlarıyla mücadele ederken tek isteği iki çocuğunun hayatını kurtarabilmektir. Ancak nereye kaçarlarsa kaçsınlar tam bir güvenlik yoktur. Sevdiklerini kurtarabilmesi için Ray’in elindeki tek gücü iradesidir... Korku dolu saatler Bugün vizyona giren “Eve Dönerken”, Giannaris tarafından 1999’de Kuzey Yunanistan’da yaşanmış gerçek bir olayı anlatıyor. Filmin konusu kısaca şöyle: Bir sabah, genç bir adam Kuzey Yunanistan’da Selanik’e giden bir şehirlerarası otobüse biner. Bindiği otobüsü silah tehdidiyle kaçırır ve yolculardan yedisini rehin alır. Sol eliyle bir el bombası tutmaktadır. Elion Senia adında 25 yaşında Arnavut bir göçmene dönüşmüştür artık. Temel amacı yarım milyon euroluk bir fidye alıp, ana vatanına güvenli bir şekilde dönmektir. Otobüsün kaçırılışı televizyonda naklen verilir. Gelecek 20 saat boyunca polis arabalarının, televizyon ekibinin, umutsuz akrabaların ve olayı izleyen seyircilerin eşliğinde Kuzey Yunanistan boyunca vahşi ve zaman zaman da kasvetli ve komik bir kovalamaca başlar... Eve Dönerken, Amerikan aksiyonlarını aratmayacak bir film. Tansiyon her ne kadar Hollywood gerilimlerindeki kadar yüksek olmasa da özellikle yaşananların yansıtılması ve diyaloglar, Yunan-Arnavutluk ilişkilerini ve insani doğasını oldukça iyi yansıtıyor. Başarılı bir gerilim Steven Spielberg’ün filmdeki en önemli başarısı, gerilim ustası Hitchcock’a benzer bir şekilde hikaye seyrini değiştiren beklenmedik yan öğeler eklemesi. Gerilimin dozunu had safhada tutmayı başaran Spielberg, bir yıldırım düşme sahnesini bile kabusa çevirmeyi başarıyor. Bir de fragmanları dahil bugüne kadar hiçbir karesinde tek bir uzaylının yer almayışı ile tansiyonu haddinden fazla yükseltmiş olması. Spielberg’ün, bilgisayar ortamında oluşturduğu ürkütücü savaş makineleriyle, günün birinde teknolojik açıdan çok gelişmiş varlıklar tarafından hiç umursamadan, böcekler gibi yok edilme korkusu duyan izleyiciler üzerinde derin endişe duygusu uyandıracak gibi görünüyor... Panik, korku ve dehşeti perdeye ustaca yansıtan yönetmen, filmi hoş bir finalle noktalasa da çocuklar için uygun olmayan birkaç sahnesi olduğunu ekleyelim... Filmin künyesi Dünyalar Savaşı (War of the Worlds) *** Yönetmen: Steven Spielberg Senaryo: David Koepp Oyuncular: Tom Cruise, Justin Chatwin, Dakota Fanning, Tim Robbins
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT