BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tatiliniz ‘zehir’ olmasın

Tatiliniz ‘zehir’ olmasın

Yılın ilk 5 ayında meydana gelen 215 bin trafik kazasında bin 38 kişinin öldüğüne dikkat çeken yetkililer, özellikle tatil dönemlerinde kazaların arttığını belirterek “gülerek gidip ağlayarak dönmemek için bütün tedbirlerinizi alın” uyarısında bulunuyor.



İSTANBUL- Ülkemizin kanayan yarası haline gelen trafik terörü, her geçen gün hızını artırarak devam ediyor. Sadece 2005 yılı ilk 5 ayında meydana gelen 215 bin 772 trafik kazasında bin 38 kişi öldü, 41 bin 452 kişi yaralandı. ÖSS imtihanlarının bitmesi ile iyiden iyiye tatile girdiğimiz bu aylarda, her gün televizyon ekranlarında ve gazete sayfalarında trafik terörünün meydana getirdiği vahşeti tüylerimiz ürpererek seyrediyoruz. Ne acıdır ki, yaklaşık 11 milyon motorlu aracın bulunduğu ülkemizde her yıl basit bir hata veya ihmalden kaynaklanan trafik kazalarında binlerce insan hayatını kaybederken, onbinlerce insan da yaralanıyor. Yaralananların bir çoğu da ömür boyu sakat kalıyor. Trafik terörünün ülkemize verdiği ekonomik ve maddi kayıplar, trafik cezaları ile ne kadar asgariye indirilmeye çalışılıyorsa da ‘insan faktörü’ yine ön plana çıkıyor. 7’si yayaya olmak üzere 120 çeşit trafik cezasının bulunduğu ülkemizde, sürücülerin birçoğu ‘kurala aykırı’ davranmayı adeta ‘hüner’ sayarken, meydana getireceği tehlikenin haberinde bile değil. Ve sonuçta trafik terörünün çirkin bilançosu ile karşı karşıya kalıyoruz. Aşırı hızdan kaçının Özellike okulların da tatile girmesi ve sıcakların artması ile kazaların daha da arttığına dikkat çekerek vatandaşları uyaran Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Genel Baş kanı Derviş Günday, “Tatilinizi zehir etmemek ve mutluluğunuzun devamı için acelecilikten ve aşırı hızdan kaçının” dedi. Bütün sürücülerin uykusuz, aşırı süratli, alkollü ve yorgun olarak araç kullanmaması gerektiğine dikkat çeken Günday, “Yeni kazalara sebebiyet vermemek ve trafik canavarını sevindirmemek için mutlaka trafik kurallarına uyalım. Yaz aylarında ve bayramlarda meydana gelen trafik kazalarının acısını unutmayalım. Aracımızı ona göre kullanıp hız limitini aşmayalım, özen göstererek gideceğimiz yere biraz geç ama sağ salim ulaşalım. Bizi bekleyenleri, çoluk çocuğumuzu, yahut yolcularımızın çoluk çocuklarını, yakınlarını ömür boyu boynu bükük bırakmayalım. Kaza hiçbir zaman ‘geliyorum’ demez. Tatile gülerek çıkıp, ağlayarak dönmemek için bütün sürücülerimizin dikkatli olması gerekir. Trafik kontrollerinin sıklaştırılarak 24 saate yayılması gerekir” diye konuştu. 5 ayda bin 38 can Yeni trafik cezalarının yılın başında artması ile kazaların azalacağı yerde aksine daha da arttığına dikkat çeken Günday, 2005 yılının ilk 5 ayında meydana gelen 184 bin 135 trafik kazasında bin 38 kişinin öldüğünü söyledi. Trafik kazalarının geçen yılın aynı dönemine oranla, bu yıl yüzde 17, ölü sayısı yüzde 0.19, yaralı sayısı ise yüzde 13 oranında artığını ifade eden Günday, “Bu kazalarda 36 bin 597 kişi de yaralandı. 2005 yılı ilk 5 ayında en fazla trafik kazası, ölüm ve yaralanma Mayıs ayında gerçekleşti. Bu yılın Mayıs ayında meydana gelen 45 bin 835 trafik kazasında 247 kişi öldü, 9 bin 931 kişi yaralı olarak kurtuldu. Söz konusu dönemde en az kaza, ölüm ve yaralanma ise Şubat ayında gerçekleşti. Şubat ayında 38 bin 797 trafik kazası meydana geldi. Bu kazalarda 163 kişi öldü, 6 bin 414 kişi yaralandı” şeklinde bigi verdi. 10 yılda 100 bin ölü Yapılan araştırmalarda 1993’ten beri Türkiye’de 4 milyonun üzerinde trafik kazası meydana geldiği ve bu kazalarda 50 bini aşkın insanın olay yerinde, bir o kadarının da hastanelerde hayatını kaybettiği belirtildi. Binlerce aileyi acılara boğan facianın kayıpları bununla da bitmiyor. Son on yılda bir milyon 250 binin üzerinde insan trafik kazalarında yaralandığı ve bunların büyük bölümünün de sakat kaldığı kaydedildi. Bu ürkütücü bilanço karşısında trafiğin ne kadar öncelikli çözülmesi gereken önemli bir konu olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiş oluyor. Bu konuda, duyarlı kurum ve kuruluşlar ne kadar kendi çabalarıyla bu teröre ‘dur’ demeye çalışıyorlarsa da yetersiz kaldığı bir gerçek.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT