BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SİZ DE SAĞOLUN

SİZ DE SAĞOLUN

Sendikalar bu sene işi fazla uzatmadılar. Eskiden aylarca süren görüşmeler, pazarlıklar, kestirip atmalar olurdu.



Sendikalar bu sene işi fazla uzatmadılar. Eskiden aylarca süren görüşmeler, pazarlıklar, kestirip atmalar olurdu. Bu seneki hızı -veya merhameti, anlayışı- neye borçluyuz? Zaten Türkiye’de sendika deyince akla kamu çalışanları geliyor. Özel sektörün çok şükür mü demeli, ah vah mı etmeli bilmiyorum, böyle bir derdi yoktur. Bir tarafta 350 milyona çalışan asgari ücretli, öbür tarafta iki milyar ve fazlasını alan kamu işçisi.. Ortası nasıl bulunur? İnsanlar hep merkezde birilerinin kalem oynatarak, adaleti sağlamasını bekliyor. Bu mümkün mü? En kestirme yolu, her tarafı rekabete açmak.. İşin anlayamadığım kısmı çok net: Herhangi bir kamu kuruluşu, ihale yoluyla bir mal alırken, daha az fiyat veren varsa, yüksek fiyattan aldığı zaman suç işlemiş sayılıyor. Yeri gelirse soruşturmalar açılıyor. Hizmet satın alırken niye böyle birşey olmuyor. Filancanın kamu kurumunda çalışması hizmetini satması demek değil midir? Adam 2 milyara hizmet veriyor. Oysa aynı hizmeti hem de daha iyi şekilde bir milyara, yediyüz milyona vermeye hazır yüzbinlerce insan var.. Yüzbinlerce daha ucuz teklif vermeye hazır insana rağmen, o hizmeti pahalıya almak niye suiistimal sayılmıyor? Bu noktayı anlayamıyorum. İş güvencesi bir felaket..Ama bunu hiçbir çalışana anlatamazsınız. Herkes kendisi için iyi birşey zanneder. Türkiye şartlarında işsizlik sigortası da facia.. Bunu da anlatamazsınız. İşsizlik sigortası fonunda biriken para kaç tane iş yerine bedel.. Yine aynı şekilde hepimizin iyiliği için sağlık hizmetlerinden -sadece ilaç değil- dişe dokunur bir katkı payı alınsın, deseniz..Bu da yanlış anlaşılır. Oysa dişe dokunur bir katkı payı, kamu hastanelerindeki curcunayı yarı yarıya azaltır. Biz bir hizmet ya da mal satın alırken kapı kapı dolaşıp en ucuzunu bulmaya çalışıyoruz..Öbür tarafa bu hakkı niye vermiyoruz. Kamuda çalışanların darmadağınık statülerden kurtarılıp, derli toplu anlaşılır düzene oturtulacağı söyleniyor. Ben inanamıyorum. Şunun için inanamıyorum: Taa, 981 senesinde, Bülend Ulusu’nun Başbakanlığı döneminde, ilk defa bu konu seslendirilmiş, kısa sürede çalışmaların bitirileceği söylenmişti. Aradan geçmiş 24 sene..24 senede kimler geldi kimler geçti..Her gelen bu işe kenarından köşesinden el attı ve her seferinde arkası boş çıktı. Bu sefer farklı olur mu? Ben çareyi her çalışan için tek tek kurumuyla yapacağı özel sözleşmede ve anlaşmada görüyorum. Statüsüne çalıştıran kurumu karar versin. Ücrete de karşılıklı anlaşmayla karar versinler. Ama bugün için çok zor görünüyor..Belki 15-20 sene sonra bu noktaya gelinir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT