BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bunları sevmek imandandır!”

“Bunları sevmek imandandır!”

Resûlullah Efendimiz, Mescid-i şerîfi binâ etmeye başladığında, kendi mubârek eli ile bir taş koydu. Sonra, Ebû Bekir’e buyurdu ki: Sen de taşını benim taşımın yanına koy. Sonra Hazreti Ömer’e de buyurdu ki: Yâ Ömer! Sen de taşını Ebû Bekir’in taşının yanına koy. Buyurdu ki: Bunlar benden sonra halifelerimdir.



Resûlullah Efendimiz, Mescid-i şerîfi binâ etmeye başladığında, kendi mubârek eli ile bir taş koydu. Sonra, Ebû Bekir’e buyurdu ki: Sen de taşını benim taşımın yanına koy. Sonra Hazreti Ömer’e de buyurdu ki: Yâ Ömer! Sen de taşını Ebû Bekir’in taşının yanına koy. Buyurdu ki: Bunlar benden sonra halifelerimdir. Resûlullah Efendimiz, Ebû Bekir’e hitap edip, buyurdular ki: Yâ Ebâ Bekir! Sen yatağa girdiğin vakit, ne düşünerek yatarsın? Hazreti Ebû Bekir; bir nefesi veririm, geri almak müyesser olur mu, olmaz mı. Bir nefesi ki alırım geri vermek, mümkün olur mu, yâ olmaz mı, onu düşünürüm, dedi. Sonra Hazreti Ömer’e dönüp, buyurdu ki: Sen ne düşünerek yatağına girersin. Hazreti Ömer dedi ki: Sabaha çıkar mıyım, çıkmaz mıyım, onu düşünürüm. Sonra, Resûlullah, Hazret-i Ebu Bekir’in üstünlüğünü bildirmek için Hazreti Ömer’e buyurdu ki: Yâ Ömer! İşte, senin düşüncenle; Ebû Bekir’in düşüncesi arasındaki fark. Resûlullah Efendimiz ile Hazreti Ali gidiyorlardı. Buyurdular ki: “Yâ Ali! Hiçbir kavim arasında devamlı sevinçlilik ve sürûr olmadı. İllâ ki, o sevinçli hâlden sonra, onlara bir gam ve sıkıntı erişti. Yâ Ali! Bütün dünya ni’metleri kesilir. İllâ Cennet ni’metleri devamlı olur, kesilmez. Yâ Ali! Sen istikâmet üzere olasın. İlk ânda zarar görünse bile, sonunda sevinç olur.” Bu sözleri söyler iken, Hazreti Ebû Bekir ve Hazreti Ömer karşıdan geldiler. Resûlullah buyurdular: “Bu ikisi ümmetin müjdecileridir. Bunları sevmek, îmândandır. Bunlara buğzetmek, nifâktandır.” Hazreti Ali dedi ki: “Evet, yâ Resûlallah! Ben onları severim. Onların sevgisi benim kalbimde, sizin bu sözünüzden sonra çoğaldı.” Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Gökte iki melek vardır. Birisi dâimâ şiddet ve gadab ile buyurur. Birisi sühûlet ile ve hilm ile buyurur. Her ikisi de hak üzerinedirler. Onların birisi Cebrâîl’dir ve birisi Mikâîl’dir. Resûllerden iki kimse vardır. Birisi lütuf ile ve iyilik ile buyurur ve birisi katılık ile ve şiddet ile buyurur. İkisi de hak üzeredirler. Birisi Hazreti İbrâhîm ve birisi Hazreti Nûh aleyhimesselâmdır. Benim eshâbımdan da iki kimse vardır. Birisi rıfk ile ve merhamet ile emreder. Birisi sertlik ile ve şiddet ile emreder. İkisi de hak üzeredirler. Biri Ebû Bekir Sıddîk ve biri Ömer-ül Fârûk’tur.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT