BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alkışlar: Reform ertelendi!

Alkışlar: Reform ertelendi!

IMF yönetimi, birinci gözden geçirmenin onaylanmasını ve kredi diliminin serbest bırakılmasını erteledi. IMF’nin “bir anlamda kefaletiyle” yürüyen ve güven duyulan Türkiye ekonomisi açısından biraz tatsız bir haber.



IMF yönetimi, birinci gözden geçirmenin onaylanmasını ve kredi diliminin serbest bırakılmasını erteledi. IMF’nin “bir anlamda kefaletiyle” yürüyen ve güven duyulan Türkiye ekonomisi açısından biraz tatsız bir haber. Sebep belli: Performans kriterlerinden birisi olan Sosyal Güvenlik Yasasının, CHP’nin komisyonda kurduğu “majino hattı” ve yaptığı kahramanca savunma sonucunda yeni yasama dönemine kalması. Türkiye’de hep düşülen bir yanlış var. Yapılacak işin bize faydasından çok, kim tarafından istendiği veya kimin söylediğine bakılıyor. Misal çok: Gelir İdaresi Reformu, Sosyal Güvenlik Reformu, Bankacılık Reformu... Bu yasalar, Türkiye’deki iktisadi altyapıyı ıslah etmeyi hedefliyor. Bir kişi çıkıp da bu ülkede devletin vergi toplamada başarılı olduğunu veya sosyal güvenlik sisteminin düzgün işlediğini söyleyebilir mi? Telekom’u 6,5 milyar dolara sattık diye seviniyoruz. Bu ülkede her sene 15-20 milyar dolarlık bir sosyal güvenlik açığı sizin, bizim vergilerimizle bütçeden finanse ediliyor. Vergilerin yüzde 70’i doğrudan gelir üzerinden değil, dolaylı olarak ve harcama üzerinden tahsil ediliyor. Dünyanın neredeyse en pahalı benzinini kullanıyor, en pahalı ‘alo’sunu söylüyoruz. İdeolojik körlük Oysa, söz konusu reformlar, ister IMF tarafından, ister hükümet tarafından gelsin, bu ülkenin iktisadi selameti için elzem. Bunu anlamak çok mu zor? Mevcut düzen devam ettiği takdirde ne vergi adaleti sağlanabilir, ne devlet bütçesini denkleyebilir, ne de insanlar gelecekte emekli olduklarında “adam gibi” emekli maaşı alabilirler. O halde, yok IMF istedi, yok AB dayattı diye hezeyanlar üretip, bu reformları engellemenin, “istemezük” demenin ülkeye de yurttaşlarına da faydası yok. İyi ama “IMF karışmasın, AB şart koşmasın” diyebilirsiniz. Peki bu iki zorlayıcı unsur olmadan, Türkiye kronik ve her gün derinleşen bu meselelerin üstesinden gelmek için ne yaptı geçmişte? Kocaman bir hiç. Gerçekçi olalım, oturmamış bir demokrasi ile, ağam, paşam siyaseti ile, “benim işçim, benim köylüm” mugalatası ile iktisadi altyapı ıslah edilemedi bugüne kadar. Şimdi samimi bir hükümet ile ve IMF-AB motivasyonu ile bugüne kadar yapılamayanlar yapılıyor. Biz de gürültü yapmayı bırakıp ortak aklın gereğini yapalım.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT