BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İstanbul hırsız kaynıyor

İstanbul hırsız kaynıyor

İstanbul’un hep güzelliklerinden söz etmekteyiz. Bir de madalyonun diğer yüzü var. Şehrimizde çirkinlikler de cereyan etmekte. Onları da görmemiz lazım. Görmeli ve göstermeliyiz. İstanbul, yalnızca fuhuş tehdidi altında değil. Bu dünya markamız aynı zamanda hırsızlık tehdidi altında.



İstanbul’un hep güzelliklerinden söz etmekteyiz. Bir de madalyonun diğer yüzü var. Şehrimizde çirkinlikler de cereyan etmekte. Onları da görmemiz lazım. Görmeli ve göstermeliyiz. İstanbul, yalnızca fuhuş tehdidi altında değil. Bu dünya markamız aynı zamanda hırsızlık tehdidi altında. Caddelerimiz, mahallelerimiz hırsızlar tarafından parsellenmiş. Bir caddeye dadanınca oranın ne kadar dükkânı varsa sıradan girip soymaktalar. Mahalleye dadanınca da ev ev o mahalleyi soyuyorlar. Hırsızlığa minibüslerle gelmekteler. Yanlarında her türlü kesici-delici alet bulunuyor. Ezkaza biri şahit olup müdahale edecek olsa o vatandaşa gözdağı verip sindirmekteler. Hırsızlık suçunda patlama var. Dükkânlar soyuluyor, evler soyuluyor, otomobiller soyuluyor, yankesiciler tarafından vatandaşlar soyuluyor. Alarm, çelik kapı, pencere demiri, sigorta bir tedbir ama bunlar hırsızlığı ortadan kaldırmıyor. Cezalar ne yazık ki her devirde yetersiz. Çok nüfuslu bazı yöre aileleri adeta suçlu yetiştirmekte. Toplumun “Rahşan Affı” adını taktığı mânâsız idari kararlar suçları birkaç kere katladı. Hapishaneler ihtisas kulübü gibi. Sokak çocukları suçlulara insan kaynakları görevi yapmakta. Kopenhag kriterlerine uyulacak diye polis kimseye ilişemiyor. Bunlar ve daha onlarca sebep yüzünden İstanbul, fuhuş, hırsızlık, gasp, uyuşturucu, türlü mafya çetelerinin eline kaldı. Üç hafta evvel açılışını yaptığımız MOBESE kameralı sistemini tez zamanda yaygınlaştırmalı. Varlığından kitlenin hiçbir haberi yok. 22 milyon YTL yatan güzel bir proje beklenen faydayı vermeli. Vatandaşlarımızın da kâfi miktarda şuur ve sorumluluk sahibi olması lazım. Okul kaydında istenen 20 lira için haklı olarak feryat eden vatandaş komşusunun 20 bin liralık malı çalınırken umur etmiyor. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyen, bir gün o yılan tarafından sokulur. Her şey polisten beklenemez. Suç öncesi ve sonrasında mağdurlar, şahitler çarşı esnafı, mahalle sakinlerinin iş birliği yaparak resmi makamları tedbirlere zorlamalı. Diğer taraftan devlet bu erozyona toprak kaymasına gösterilen kadar olsun alaka göstermeli. Adi fuhuş, sosyete fuhşu, adi kumar, sosyete kumarı, adi hırsızlık, milyon dolarlık hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık... Eğer bunlar çürüme habercisi değilse, gerçek erozyon bu değilse çürüme nedir? Aile, mahalle, cami, okul, iş yeri, bütün hayat su sızdırmakta. Beyefendisi, hanımefendisi, Türkçe’si ve tabiî ve tarihî güzellikleriyle maruf İstanbul’umuz bakınız nelerle bir arada zikredilmeye başlandı.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT