BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > RÖPORTAJ

RÖPORTAJ

Genç muhabir, aylık bir spor dergisinde çalışıyordu. Aylık dergilerin lokomotifi, özel röportajlardır. Bu muhabir de her ay bir futbolcunun, ya da bir basketbolcunun veya bir güreşçinin evine giderek “Özel Yaşam” adı altında kapsamlı söyleşiler yapıyordu.



Genç muhabir, aylık bir spor dergisinde çalışıyordu. Aylık dergilerin lokomotifi, özel röportajlardır. Bu muhabir de her ay bir futbolcunun, ya da bir basketbolcunun veya bir güreşçinin evine giderek “Özel Yaşam” adı altında kapsamlı söyleşiler yapıyordu. Ünlü misafirinin yirmi dört saatte neler yaptığını, maçlara nasıl hazırlandığını, ailesini, çocuklarını, sevinçlerini, hüzünlerini soruyor, foto muhabiri arkadaşının çektiği özel fotoğraflar eşliğinde “Özel Yaşam” sayfalarını hazırlıyordu. *** Genç muhabir, ilk kez spor dışı birisini sayfalarına misafir etmeyi düşündü. O sıralar şöhretinin zirvesinde bulunan genç bir şarkıcıyla spor ağırlıklı bir röportaj yapacaktı. Yaptı da... *** Spor ve sanat ağırlıklı bu söyleşi, yine foto muhabirinin çektiği çok özel resimlerle süslendi. Altı gün sonra dergi basıldı. Genç söyleşi muhabiri, sanki ilk kez röportaj yapıyormuş gibi heyecanla aldığı derginin henüz üstünde tüten boya kokusunu içine çektikten sonra, hızlı hızlı kendi hazırladığı sayfayı açtı. “Özel Yaşam” sayfaları, kocaman resimlerle şahane görünüyordu. Konuştuğu genç şarkıcı sayfanın ortasında köpeğiyle objektife gülümsüyordu. “Ailem her şeyim” başlığını attığı sayfaların bir başka fotoğrafında şarkıcı, villasının bahçesinde kuyudan su çekiyordu. Bir şeyi çok beğenerek, böbürlenip keyiflenirseniz, biraz ihtiyatlı olun; zira genellikle bir aksilik keyfinizin üstüne kibrit suyu sıkacaktır. *** Yan odadan foto muhabiri arkadaşı elinde yeni dergiyle ve felaket haberi vereceği suratının halinden belli olacak şekilde koşarak geldi: - Sen ne yapmışsın be abi! - Ne oldu ki?! - Ne demek bu, “Rahmetli babası mezarında oğluyla gurur duyuyordur şimdi...” - Ne var bunda? - Yahu adamın babası sağ, yaşıyor! Vücudunu sıcaklık bastı genç muhabirin... - Yapma yau!! Sekiz bin dergi yeniden basılamazdı. Bırakın yeniden basılmayı, böyle bir yanlışlık muhabirin işten atılmasına bile sebep olabilirdi. Genç muhabir, fotoğrafçı arkadaşına biraz da yalvaran gözlerle baktı: - Kimseye söylemesek... - Duyarlar be abiciğim duyarlar. Bir şekilde çıkar meydana... Derginin piyasaya sürülmesine iki gün vardı. *** Mesai bitmek üzereydi. Genç muhabir, elindeki dergiyi koltuğunun altına saklar gibi sıkıştırarak işyerinden çıktı... Ne yapacağını bilemiyor, eve gitmek istemiyordu. İlk üzüntü ve şaşkınlığını attıktan sonra, ikincisi aklına geldi; röportaj yaptığı şarkıcının yüzüne nasıl bakacaktı? *** “Ertesi sabah yaşadığım şoku ömür boyu unutamam” diye anlattı bana muhabir... “Günlük bir gazeteyi açtığımda, röportaj yaptığım genç şarkıcının babasının bir minibüs kazasında öldüğü haberini gördüm!” --------- Cuma günleri yayınlanır
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT