BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Korkma, sönmez...

Korkma, sönmez...

Korkma, sönmez... Her hafta sonu Anneler Günü olsa, ne olur? Her gün görüştüğünüz arkadaşınızı mı, altı ay sonra gördüğünüz arkadaşınızı mı daha bir hasretle bağrınıza basarsınız?



KRİTİK Korkma, sönmez... Her hafta sonu Anneler Günü olsa, ne olur? Her gün görüştüğünüz arkadaşınızı mı, altı ay sonra gördüğünüz arkadaşınızı mı daha bir hasretle bağrınıza basarsınız? Her gün mangal partisi yapsanız, ayda yılda bir yaptığınızdaki zevki alır mısınız? Hatta takımınız her hafta maçlarını 5’er farklı kazansa, o galibiyetler coşku verir mi? Uçağa ilk binen ile her gün binenin heyecanı aynı mıdır? *** Birbiriyle ilgisiz bu soruların ortak paydası şudur: Nadir olan, kıymetlidir. *** Futbol Federasyonu, dünyada benzeri olmayan şekilde, her hafta bütün lig maçlarında okunan İstiklal Marşı uygulamasını kaldırmaya hazırlanıyormuş. Hassas bir konu. İstiklal Marşı’ndan rahatsız olanın kanından şüphe etmeli... Ama şunu söyleyebilirim; eskiden bütün dünyada olduğu gibi bizde de milli marş sadece milli maçlarda okunuyordu; ve tüyleri diken diken eden o heyecanla insanlar milli maçın farkını yaşıyordu. Ama bugünkü uygulama marştan duyulan heyecanı azaltıyor, gerekli saygı ve coşku gösterilmiyor. Milli marş milli maçlarda okunursa daha anlamlı ve heyecanlı olur. Bir de yabancı futbolcular konusu var ki, hiç girmeyelim. Uluslararası zeminlerde şikayetçi olsalar, haklı çıkarlar. -------------- BAŞKA ATALARIN SÖZLERİ “Bıçak kendi sapını kesmez.” (Kore) -------------------- OKUMUŞ NOT ALMIŞIM “Alt tarafı futbol” değil! * Bir oyun milyarlarca insan için önemli olduğu takdirde sadece bir oyun olmaktan çıkar. * İtalya’daki Dünya Kupası finallerini 25.6 milyar, ABD’dekini 31 milyar kişi izlemiş. * El Salvador - Honduras savaşı futbol yüzünden çıktı. * 1988’de Hamburg’da Hollanda Almanya’yı 2-1 yenince 9 milyon Hollandalı (nüfusun % 60’ı) sokaktaydı. Bu, Hollanda’nın bağımsızlığına kavuştuğu günden beri görülen en büyük tepki gösterisiydi. Almanlar 2.Dünya Savaşı’ndaki işgal sırasında bütün Hollandalılar’ın bisikletlerine el koyduğu için o gece Amsterdamlılar bisikletlerini havaya fırlatarak, ‘Yaşasın bisikletlerimizi geri aldık’ diye bağırmışlardı. * Sovyetler’de en çok taraftarı olan kulüp, Özbekistan’ın Nevbahar takımıydı; 35 bin ortalama seyirciye oynuyordu. Özbekler futbolu çok seviyordu ve bu sevgi bazen, misafir takımın oyuncularına ateş açmaya kadar varıyordu! * SSCB’nin Doğu Avrupa’yı işgalinden sonra gizli polis tarafından desteklenen ve idare edilen bütün kulüpler Dinamo adını aldı: Dinamo Bükreş, Dinamo Berlin, Dinamo Dresden, Dinamo Kiev v.s. * İki Almanya arasında yapılan tek maçı Demokratik Almanya’nın kazanmış olması, tarihin ironisi olsa gerek. İki Almanya 1974 Dünya Kupası’nda karşılaştı, Doğu, Batı’yı 1-0 yendi; golü atan Jürgen Sparwesser daha sonra Batı’ya iltica etti. * Herera bana dedi ki: ‘Barcelona’yı çalıştırırken yetenekli yabancıları hücumda oynatır, savunmada iri Katalanlar’a yer verirdim. Katalan futbolcularla konuşurken (Katalanya’nın renkleri ve ulusunuz için oynayın) derdim ama yabancılara paradan söz ederdim.’ * Bir kulüpten ötesi olmak... Barcelona’nın düsturu budur ve Barça ile kıyaslanacak olursa Manchester United bir üçüncü lig kulübü gibi kalır. Çünkü United’ın her hafta TV’de yayınlanan ve sadece kendilerine adanmış bir hiciv programı yoktur, Salvador Dali’nin bile girmek için başvuracağı kadar prestijli bir resim yarışması düzenlemezler ve Papa’nın 108.000 seri numaralı sezonluk biletin sahibi olduğunu söyleyerek övünmeleri mümkün değildir. Kentin en çok ziyaret edilen yeri Picasso Müzesi değil, Barça Müzesi’dir. Barcelona hakkında yazılmış kitap yoktur. Katalan sosyolog Lluis Flaquer, ‘Hakkında yazı yazılamayacak kadar kutsal konular vardır. Barça bunlardan biridir’ dedi. Barcelona hâlâ, renklerinin kutsallığı iddiasıyla formasına reklam almayı reddetmektedir. * Etiyopya, 1994 Dünya Kupası elemeleri ilk maçını Fas deplasmanında oynayacaktı. Kafile Fas’a Roma üzerinden giderken, en iyi beş oyuncusu İtalya’dan siyasi sığınma hakkı istedi. Kadro yetersizliğinden maça sekiz oyuncuyla çıkmak zorunda kaldılar. Neyse ki yedek kaleci, antrenör yardımcısı ve yöneticinin forma giymesiyle 11’i tamamladılar. Fakat daha ilk yarının sonlarında her iki kanat oyuncusu da yorgunluktan pes edip oyundan çıkmış ve Fas ilk yarıyı 5-0 önde kapatmıştı. İkinci yarının hemen başlarında üç Etiyopyalı daha pes edince, takım sahada sadece altı kişi kaldı ve hakem maçı iptal etti. Böylece Etiyopya’nın Dünya Kupası rüyası başlamadan bitti. * Senegal Futbol Federasyonu 1990 Dünya Kupası’na katılmak için başvuruyu unutmuştu! * Nijerya, Burkina Faso’yla kendi sahasında maça çıkacaktı. Malzemeci şortları unutmuştu. Herkes bir tarafa koşup yedek şort aradı ama maalesef bulamadı. Son çare olarak, eşofmanların altları diz üstlerinden kesildi ve sahaya tuhaf kılıkla çıkan Nijerya maçı 7-1 kazandı. Haber dünyaya kısa sürede yayılınca, federasyonun bütün yetkilileri işlerinden oldular. * 20’den fazla Afrika ülkesi, 1994 Dünya Kupası elemelerine ya hiç katılmadılar ya da eleme grubu maçlarında başarısız olarak finalleri uzaktan izlemek durumunda kaldılar. Kısaca özetlemek gerekirse, savaşta olmayan, Dünya Kupası’na katılacak parasal gücü olan, başvuruda bulunmayı unutmayan, bütün maçlarına en az 11 tane yeterli güce sahip futbolcuyla çıkan herhangi bir Afrika ülkesi, zaten rakiplerinin çoğunu devre dışı bırakıp finallere katılma şansını büyük ölçüde yakalamış demektir. * Bir La Times köşe yazarı, 1984 Olimpiyat Oyunları’nı anlattığı yazısında, Güney Californialılar’ın bir spor olayını, daha sonu gelmeden terk etme eğilimlerinin, Carl Lewis’in 100 metreyi 10 saniyede koştuğu gün, bitime iki saniye kala tribünleri boşaltmasıyla, doruk noktasına ulaştığını belirtmişti. Bora Milutinoviç: ‘Amerikalılar’ın asıl sorunu şu; hiçbir dertleri yok.’ Hakem ne zaman köşe atışına karar verse, Amerikalılar hamburger almaya gidiyorlardı. (Futbol Asla Sadece Futbol Değildir, Simon Kuper, 69 Uganda doğumlu, İngiltere vatandaşı, Ajax taraftarı. Bu kitap için 9 ayda 22 ülke dolaştı.) ------------- SAHİBİ BELLİ SÖZLER “Kim ne verirse 5 bin lira fazlası benden.” (S.D.)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109156
    % 1.14
  • 3.8206
    % -0.38
  • 4.5076
    % 0.05
  • 5.1028
    % -0.67
  • 153.399
    % -0.43
 
 
 
 
 
KAPAT