BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sakın yanlış YAPMAYIN

Sakın yanlış YAPMAYIN

Başbakan Erdoğan’ın Dış İlişkiler Danışmanı Egemen Bağış, ABD Kongresi’nin bazı üyelerinin, sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili iki benzer karar taslağını sunduklarını hatırlatarak, Kongre’nin tek taraflı iddiaları desteklemeyeceğini umduğunu kaydetti



ANKARA-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Dış İlişkiler Danışmanı ve İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, 200 civarında ABD Temsilciler Meclisi üyesine, sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili gönderdiği mektupta tek taraflı iddialara itibar edilmemesini isteyerek, “Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceğini düşünün” dedi. Türk-Amerikan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı da olan Bağış, Temsilciler Meclisi’nin İnsan Hakları alt komisyonunun görüşeceği sözde Ermeni soykırım iddialarıyla ilgili tasarı konusunda üyelere gönderdiği mektupta,Türkiye’nin dış politikasının temel prensiplerinden birinin ABD ile iyi ilişkiler oluşturmak olduğunu vurguladı. Müttefik ve ortak olarak bölgesel ve global konularda uzun süreli ve sağlam stratejik iş birliğine sahip olan iki ülkenin bu iş birliğine, paylaşılan vizyon ve derin köklü ortak değerlere dayalı müşterek ilgi alanlarının yön verdiğini belirten Bağış, “Mevcut bulunan bölgesel ve global mücadelelere bakıldığında Türkiye-ABD ilişkileri bugüne kadar olduğundan daha önemlidir. Bizim ilişkilerimiz güçlü temellere ve çok boyutlu tehditlere karşı karşılıklı karar vermeye dayalıdır” dedi. Siyasi hesaplar Bağış, mektubunda, ABD Kongresi’nin bazı üyelerinin, sözde Ermeni soykırımı iddialarıyla ilgili iki benzer karar taslağını sunduklarını hatırlatarak, bunun Türkiye’de büyük hayal kırıklığına sebep olduğunu, Kongre’nin tek taraflı iddiaları desteklemeyeceğini umduğunu kaydetti. Erdoğan’ın önderliğinde Ermenistan’a karşı olumlu adımların atıldığı bir zamanda, tartışmalı bir dönemin yanlış yansıtıldığını belirten Bağış, 1915’in trajik olaylarının, Osmanlı İmparatorluğu’nun Ermeni vatandaşlarının yanlış siyasi hesaplamalarıyla tetiklendiğini kaydetti. Çarlık Rusya’nın Anadolu’yu ele geçirme ve Akdeniz üzerinden sıcak sulara inme politikasından cesaret alan Osmanlı Ermenileri’nin Rusya’nın beşinci kolu olarak Türkiye’de hizmet vermeye başladığını anlatan Bağış, Ermenilerin merkezi hükümete karşı ayaklandıklarını, bir sivil savaşı tetiklediklerini ifade etti. 1915’teki olayların “soykırım” olarak nitelendirilemeyeceğini kaydeden Bağış, esas olarak bu kelimenin böylesine bir liberal kullanımının, insanlığa karşı en büyük cinayet olan “Holocasust”u aşağılamak olacağını belirtti. Bush destekliyor Türkiye’nin daima, parlamentolar ve diğer politik kurumların, tartışmalı tarihi dönemlerle ilgili müzakereler yapması ve kararlar geçirmesi için uygun yerler olmadığını ifade ettiğini belirten Bağış, tarihin, tarihçilere bırakılması gereken bir disiplin olduğunu vurguladı. Mektubunda, Başbakan Erdoğan’ın, 1915 olayları konusunda Türk ve Ermeni tarihçilerden oluşan bir çalışma grubunun kurulması önerisine atıfta bulunan Bağış, Erdoğan’ın teklifini ABD Başkan George W. Bush’un da beğenerek desteklediğini bildirdi. Soykırımın, insanlığa karşı işlenen en kötü suç; bir milleti soykırımla itham etmenin de çok ciddi bir suçlama olduğuna dikkati çeken Bağış, böylesi bir ithamda bulunmanın, uluslararası meşruiyete ve tarihi gerçeklere dayanması ve suçlamaların ispatlanması sorumluluğunu getireceğini vurguladı. Tarihçiler araştırsın 1948 tarihli BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Konvansiyonu’na göre, soykırımın yapılıp yapılmadığına, ancak uygun bir mahkemenin karar verebileceğine işaret eden Bağış, mektubunda şu görüşlere yer verdi: “Aynı Konvansiyon tarafından belirtildiği gibi, yetkili mahkeme ya eylemin icra edildiği topraklardaki devlet mahkemesidir ya da taraflarca yargı yetkisi kabul edilen uluslararası bir ceza mahkemesidir. 1948 BM Konvansiyonu, soykırım suçunun tanınması veya teyidi konusunda ulusal ve uluslararası parlamentolara herhangi bir yetki vermemektedir. Ermeni soykırımı iddiaları herhangi bir yetkili mahkeme tarafından tahkik edilmediğinden, sözde Ermeni soykırımının uluslararası tanınması hakkında konuşmak oldukça hatalıdır. BM belgelerine atıflar temelsiz, ön yargılı ve tek yanlı iddialardır. 1915 yılında Doğu Anadolu’da bir trajedi olduysa belli bir etnik grubun merkezi hükümete karşı trajik bir politik yanlış hesaplamasından dolayıdır. Sonuç bir iç savaş olmuştur ve tarihçiler tarafından analiz edilmelidir, kanun koyucular tarafından değil. Umarım mektubum, taslak kararı yeniden daha geniş bir açıdan incelemeniz için bir fırsat oluşturur. Bu perspektif Türkiye-ABD ilişkileridir.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT