BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ana-baba hakkını ödemek mümkün mü?..

Ana-baba hakkını ödemek mümkün mü?..

Ana-babayı ziyâret etmemek büyük günâhtır. Uzakta iseler, hiç olmazsa, selâm göndererek, tatlı mektup yazarak, telefon ederek gönüllerini almalı ve bu günâhtan kurtulmalıdır.



Anaya, babaya iyilik ve ihsân, evlât üzerine farzdır. Allahü teâlâ İsrâ sûresinde buyuruyor ki: (Ana ve babadan biri veya ikisi ihtiyârladığında usanıp da öf deme! Ağır söz söyleme! Onlarla yumuşak ve tatlı konuş!) Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: (Anaya, babaya karşı gelmek büyük günâhtır.) (Ananın ayağını öpmek, Cennet kapısının eşiğini öpmek gibidir.) (Anaya, babaya iyilik etmek, namazdan, oruçtan, hacdan, cihaddan daha üstündür.) (Cennetin kokusu, beş yüz yıllık uzaktan duyulur. Anasını, babasını üzenler ve sıla-i rahmi terk edenler bunu duyamaz.) (Îmândan sonra Allahü teâlânın rızâsına kavuşturucu amellerin en üstünü, ana-babaya iyilik ve ihsandır.) (Allahın lâ’neti, hanımını anasından üstün tutana olsun! Allahü teâlâ bu kimsenin farz ve nâfile ibâdetlerini kabûl etmez.) (Allah katında en fazîletli amel, vaktinde kılınan namaz, anaya-babaya ihsân ve Allah yolunda cihâddır.) (Üç sınıf insana Cehennem ateşe dokunmaz: Bunlar, kocasına itâ’at eden kadın, ana-babasına iyilik eden evlât ve insanlara merhamet eden kimsedir.) (İki günâh vardır ki, kişi bunların cezasını dünyada iken görmeden ölmez. Birisi insanlara zulmeden, diğeri de ana-babasına eziyet eden.) ? Cennette açılan iki kapı!.. (Kim ana-babasının rızâlarını alarak sabahlarsa, Cennette ona iki kapı açılır. Aynı şekilde akşamlarsa, yine kendisine Cennette iki kapı açılır. Ana-babasından birisi hayatta olur da onun gönlünü hoş ederse, kendisine Cennete giden bir kapı açılır.) (Sadaka veren kimse, sadakasını neden Müslüman olan anne ve babasının ruhu için vermez? Halbuki böyle yaparsa, verdiği sadakanın sevâbı, onların ruhuna gideceği gibi, onlardan birşey eksilmemek şartı ile, onların sevâbı gibi bir sevâp da kendisine yazılır.) (Cenâb-ı Hakkın rızâsı, ana-babanın rızâsında, kızması da ana-babanın kızmasındadır.) (Ana-babasını küstürmüş olduğu hâlde, sabahlayan kimseye Cehennemden iki kapı açılır. Bu halde akşamlayana da aynı şekilde Cehennemden iki kapı açılır. Bunlardan bir tanesi hayatta olur da, onun rızâsını almaz ve onu küstürürse, kendisini Cehenneme götüren bir kapı açılır. Ana-babası kendisine zulmetseler de, zulmetmeseler de, böyledir.) Görüldüğü gibi ana-baba, zâlim de olsalar, kendisine zulmetseler de evlât, onları küstürmemelidir. Allahü teâlâ, Mûsâ aleyhisselâma şöyle vahyetti: (Ana-babasına itâ’at edip bana isyân eden mü’mini iyilerden yazarım. Fakat bana itâ’at edip ana-babasına isyân edeni ise kötülerden yazarım.) Ana-babanın veya hiç kimsenin günâh olan emirleri yapılmaz. Ana-babanın yemeklerinde harâm karışığı olduğu şüpheli bile olsa, ana-baba bu yemekten yemesi için evlâdını zorlasa, evlâdın o yemekten yemesi lâzımdır. Çünkü şüpheli şeylerden kaçınmak vera, ana-babanın rızâsını almak ise vâcibdir. Yemen’den bir kişi gelerek Peygamber aleyhisselâma dedi ki: - Yâ Resûlallah, cihada gitmek istiyorum. - Yemen’de annen, baban var mı? - Evet var yâ Resûlallah. - Sana cihada gitmene izin verdiler mi? - Hayır vermediler yâ Resûlallah. - Anne ve babana git, izin iste! Müsaade ederlerse cihada git! İzin vermezlerse gücün yettiği kadar onlara hizmet et! Çünkü îmândan sonra seni Allahü teâlânın rızâsına kavuşturacak amellerin en hayırlısı budur. Yine cihada gitmek için gelen bir kişiye Peygamber aleyhisselâm buyurdu ki: - Annen var mı? - Evet var yâ Resûlallah. - Onun yanına git! Cennet onun ayakları altındadır. Bir kişi, hicret etmek için Peygamber aleyhisselâma gelip dedi ki: - Anne ve babamı ağlatarak geldim yâ Resûlallah. Peygamberimiz buyurdu ki: - Hemen git, onları ağlattığın gibi güldür! Mutlaka ziyâret etmeli Birisi Peygamber aleyhisselâma dedi ki: - Yâ Resûlallah, yanımda yaşlı anam vardır. Elimle yedirip içiriyorum. Abdestini aldırıyorum. Sırtımda gezdiriyorum. Hakkını ödemiş olur muyum? Peygamber aleyhisselâm buyurdu ki: - Hayır yüzde birini bile ödemiş olamazsın. Ancak iyilik ediyorsun. Allahü teâlâ bu az iyiliğine karşılık çok sevâp ihsân eder. Ana-babayı ziyâret etmemek büyük günâhtır. Uzakta iseler, hiç olmazsa, selâm göndererek, tatlı mektup yazarak, telefon ederek gönüllerini almalı ve bu günâhtan kurtulmalıdır. Ana veya baba öldükten sonra da onlar için iyilik yapılması emredilmektedir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: (İyiliklerin en iyisi, baba öldükten sonra dostlarını ziyâret etmektir.) (Anneye yapılan iyiliğin mükâfatı iki mislidir.)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT