BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Komşumuz Suriye ve meseleleri...

Komşumuz Suriye ve meseleleri...

18 milyon nüfuslu ve 185.180 Km?’lik yani Türkiye’nin 1/4’ünden küçük yüzölçümlü güney komşumuz Suriye; %90 Araplardan ve %10’a yakın Kürtlerden oluşmakta, bu nüfusun %74’ünü Sünniler, %16’sını diğer Müslüman gruplar, %10’unu ise Hristiyanlar meydana getirmektedir.



18 milyon nüfuslu ve 185.180 Km?’lik yani Türkiye’nin 1/4’ünden küçük yüzölçümlü güney komşumuz Suriye; %90 Araplardan ve %10’a yakın Kürtlerden oluşmakta, bu nüfusun %74’ünü Sünniler, %16’sını diğer Müslüman gruplar, %10’unu ise Hristiyanlar meydana getirmektedir. Ülkenin başkenti 2.3 milyonluk Şam, diğer en kalabalık şehri ise 2.2 milyon nüfuslu Halep’tir. Ülkenin başında Temmuz 2002’den itibaren, bugün 40 yaşında olan Beşar Esad bulunmakta, kişi başına düşen milli gelir 3.300 dolar etrafında seyretmektedir. Birçok diğer Arap ülkesi gibi Suriye’nin de önemli sorunu; ülkenin muhtaç bulunduğu demokratik rejimi gerçekleştirmesidir. Bilindiği üzere Suriye’de 1963’ten bu yana, ülkede sadece %10 oranındaki Şiilerin egemen bulunduğu Baas iktidarının oluşturduğu askerî rejim egemen bulunmakta, ülke nüfusunun %10’unu oluşturan Kürt azınlığın bir kısmının Suriye vatandaşlığından, hepsinin de resmi dairelerde istihdam ve mülkiyet hakkından mahrum bulunması, Kürt kökenli Suriyelilerin bakan, general, yüksek hakim ve iktidardaki Baas Partisi’nde görev alamaması önemli bir gerginlik sorunu oluşturmakta, Parlamentoda temsil, Kürtçe dilinde hak talebinde bulunan Kürt partilerinin hepsi “Kanun dışı” ilan edilmiş bulunmaktadır. Babasının yerine Cumhurbaşkanı olan genç Esad, Suriye’nin Lübnan’dan çıkmak zorunda kalması ve ABD’nin ülkeyi sıkıştırması gibi sorunlar dışında, Kürtlerin çıkardığı karışıklıklar yanında, Sünniler ile liberal aydınların taleplerini karşılamağa çalışmakta, genç Başkanın Suriye’nin ekonomisini liberalleştirmek girişimeleri ise ülkedeki yolsuzluk ve kırtasiyecilik çamuruna batmış görünmektedir. Haziran ayının başında yapılan Baas Partisi’nin kongresinde, birtakım olağanüstü kanunların yürürlükten ve basın ve siyasal partilerin oluşturulması konusundaki bazı sınırlamaların kaldırılması sağlanmışsa da, genel kanaat bu kongrenin “Suriye’nin imajını düzeltmek” konusunda yetersiz kaldığı merkezindedir. Bununla birlikte, uydu antenlerine, internetin yayılmasına ve ithalat gümrüklerinin kaldırılmasına öncülük eden genç Esad’ın, halk arasındaki taraftarlarını daha da artırdığı görmezlikten gelinemez. Diğer taraftan, Esad’ın, parti mensubu olmayan Abdullah Dardari’yi ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcılığına getirmesi, ülkenin ekonomisi yönünden ümit vermektedir. Ne var ki, ülkenin yine de, süratli bir değişime ihtiyacı olduğu görmezlikten gelinemez. ..... Suriye’dekinden farklı olarak 11. yüzyıldan beri aynı toprakları paylaşıp kader birliği içinde yaşayan, Ermeni katliamlarına hedef olan ve eşit haklara sahip Türk ve Kürt kökenli tüm vatandaşlardan, bu güzel vatan topraklarını bölmek için uğraşan PKK terörüne karşı çıkmalarını beklemek kadar doğal birşey olamaz. Ne var ki, PKK terörünün kökünü kazımak için “Stratejik müttefikimiz” ABD’nin de Kuzey Irak’taki PKK çetelerine karşı, El-Kaide çetelerine karşı uyguladığı yöntemleri kullanması gerekir. Nitekim, Londra’daki terör saldırıları üzerine konuşan AB Komisyonu Türkiye temsilcisi H. J. Knetschmer, Zana ve arkadaşları gibi Kürt halkı adına konuşanların, terörü kayıtsız şartsız lanetlemesi gerektiğini söylemektedir. İ.G.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT