BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vücudunuzu hiç böyle görmediniz

Vücudunuzu hiç böyle görmediniz

Fotoğrafını gördükleriniz denizaltı canlıları değil, vücudumuzun birer parçaları. Geliştirilen elektron mikroskopları sayesinde insan vücudunun yapısı en ince ayrıntılarına kadar gözlemlenmeye başlandı. İşte onlardan bazıları...



> Hayrettin Turan İSTANBUL- Teknolojik ürünlerin geliştirilmesi konusunda birbiriyle adeta yarış halinde olan insanoğlu, bu sayede kendini de keşfediyor. Bu haberimiz onlardan biri. Geliştirilen elektron ya da taramalı elektron mikroskopları sayesinde insan vücudunun yapısı en ince ayrıntılarına kadar gözlemlenmeye başlandı. 1966 yılında Richard Fleischer’in çektiği ‘Vücudun içindeki inanılmaz yolculuk’ adlı resimleri, yerini günümüzde elektron mikroskoplarının ‘maharetli’ objektiflerine bıraktı. Bu mikroskopların metrenin milyarda biri gibi görüntüleyebilme yeteneği sayesinde bilim adamları, vücudumuzdaki mükemmel yapıya bir kez daha şahit oluyor. Araştırmalarda bedenimizindeki birçok organın kendi korumasıyla yaratılmış olduğu ortaya çıktı. İşte ses yapan tüycükler Dış ve orta kulakta meydana gelen titreşimleri sese dönüştüren iç kulaktaki salyangoz adlı organın iç yüzeyini kaplayan tüycüklerin milyonlarca defa büyütülmüş hali... Bu tüycükler, dışarıdan gelen titreşimlerin iç kulak sıvısı içinde oluşturduğu dalgalanmaya göre salınırlar. Böylece tüycüklerin bağlı oldukları hücrelerin elektrik dengesi değişir ve bizim “ses” olarak algıladığımız sinyaller oluşur. Bir sesin frekansı yükseldikçe, tüycüklerin salınım sayısı inanılmaz rakamlara ulaşır. Mesela, 20 bin frekansta bir ses duyduğumuzda, tüycükler de saniyede 20 bin kez salınmış olurlar. Bu tüycükler, aslında salyangozun iç duvarını çevreleyen yaklaşık 16 bin ayrı hücrenin tepesinde yer alan birer mekanizmadır. Tüycükler bir titreşim algıladıklarında, aynı domino taşları gibi birbirlerini iterek hareket ederler. Derimiz balık pulları gibi Fotoğrafta bir balığın pullarını andıran ve bütün bedenimizi saran bu derinin en ince detaylı görüntüsü. Deri, savunma hücreleriyle kuşatılmış durumda. Kendi kendini tamir edebilmesi, yenilenebilmesi, yüzeyinde gözenekler bulunmasına rağmen su geçirmemesi, fakat terleme yoluyla dışarıya su vermesi, kolay kolay yırtılmayacak kadar kalın, aynı zamanda hareket etmeye imkân verecek şekilde ince ve esnek olması, sıcaktan, soğuktan, zararlı güneş ışınlarından bedeni koruyabilmesi derinin yaratılış özelliklerinden bazıları. Kılcal damar İşte bütün vücut hücrelerinin aralarını ağ gibi kapsayan kılcal damarlarımız. Hücrelerle kan arasındaki alış veriş kılcal damarlarda gerçekleşiyor. Kılcal damarlar insan vücudunun ihtiyacına göre kan akışına devam ediyor, gerektiğinde akışı tamamen kesiyor, gerektiğinde de vardiyalı olarak kanın geçişine izin veriyor. Beynimizdeki kibritler! Bu kibrit ormanı biçimindeki maddeler beynin en üst tabakasını oluşturarak en uç kısımları gizli bir sıvıyla şişerek koruma görevi görüyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT