BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayata dair...

Hayata dair...

> Çocuklarınızın üzerinde bıraktığınız ilk izlenimleri değiştiremezsiniz... > Çocuklarınızın yapmasını istediğiniz şeyler, sizin de yapmak istediğiniz şeylerdir... > Saygı görmeyen bir çocuktan saygı, sevgi görmeyen bir çocuktan da sevgi beklemeyin...



> Çocuklarınızın üzerinde bıraktığınız ilk izlenimleri değiştiremezsiniz... > Çocuklarınızın yapmasını istediğiniz şeyler, sizin de yapmak istediğiniz şeylerdir... > Saygı görmeyen bir çocuktan saygı, sevgi görmeyen bir çocuktan da sevgi beklemeyin... > Merakı, girişimciliği ve birey olma içgüdüsünü engellemeyin... Merak bilginin, girişimcilik canlılığın, bireysellik ise bilgeliğin kaynağıdır... > Çocuğa bir şeyler öğretmek için olduğu kadar, ondan bir şey öğrenmek için zaman harcayın... > İçten bir sarılma, sevgiyi tüm kelimelerden daha iyi anlatır... > Hemen hiçbir şey göründüğü kadar önemli değildir... Kızmadan önce bir kere daha düşünün... > Bir çocuğu yemek için asla zorlamayın, açlık bu işi sizden daha iyi yapar. > Kurallarınız varsa, nedenleriniz de olmalı... Bu nedenleri bilmek çocuğunuzun hakkıdır... > Çocuğunuz, hayallerinden ya da sırlarından birisini sizinle paylaşmak istiyorsa, size ne kadar değer verdiğini anlayın ve onu dinleyin... > Hatanızı çocuğunuza itiraf edemiyorsanız, zamanla güvenirliğinizi kaybedersiniz... > Bir çocuğun hayatındaki tüm riskleri kaldırırsanız, o çocuğun hayatındaki tüm canlılığı da kaldırmış olursunuz... > Konuşan bir çocuğun sözlerini tamamlamaya çalışmayın... > Kimi zaman çocuğunuz için çok şey yapmaya çalışmak, az şey yapmaktan yıkıcıdır... > Çocuğunuzla içten bir konuşma yapmak istiyorsanız, gözlerinizi gözlerinden ayırmayın... X Yersiz övgüler, gerçek övgülerin değerini azaltır... > Çocuklarınıza nasıl öğrenebileceklerini öğrettiyseniz, onlara hemen her şeyi öğretmişsiniz demektir... - Buck Tilton Melissa Gray - ...gündemin kırıntıları... Ormancıların imajını düzeltmek için, “Aman ormancı” şarkısı kaldırılmış... Ormanların imajını da; “Beni yak, kendini yak, her şeyi yak” şarkısı kaldırarak kurtarabiliriz... SÖZ’ün gelimi... Bir reklam.. PİRES: Buyrun ne veriyorsunuz?... E.GÜRSOY: Biz (el işaretiyle) 5... PİRES: Vay 5 milyon dolar... Güzel para... E.GÜRSOY: Eee 5 milyar... PİRES: Güzel espri... E.GÜRSOY: 5 milyar TL’si... PİRES: (Telefonda Teknik Direktör Arsen Venger’e) Ya Arsen burda Ergun diye biri var... 5 milyar TL. veriyor... Ben kendisine çok sert girmedim, götür dilenciye ver dedim... Ö.CANAYDIN: Bak bakim buraya, o kadar çok para istenir mi?... Zaten kulübün durumu ortada... Daha telefon, su, elektrik paralarını ödeyemiyoruz... PİRES: (Alaylı bir şekilde gülümsüyor...) Ö.CANAYDIN: (Sert bir sekilde kaşlarını çatarak Pires’e bakıyor...) PİRES: İiiih yaşamayı seviyorsak... (Ahmet - Recep Yeşilyurt’un çalışması...) Tebeşir Tozu... “-Cebi delik yolcu, hırsızın yüzüne şarkı söyler...” (Juvenal) bizimkiler (Bizimkiler İhbar Hattı...) Böyle bir şey olur mu?... Göksel Aqua Marin’e gitmiş... Havuza girmiş, bakmış ki havuzun suyu tuzlu... “Yahu” demiş, “Bu adamlarda hiç akıl yok, koskoca havuza kim bilir kaç torba tuz dökmüşlerdir...” Deniz suyu olduğundan haberi yok tabii... (Ender...) *** Dün Dündar Abi’yle yemeğe gittik... Dündar Abi önce ana yemeği sonra pilavı, sonra da tatlıyı yedi... Bizim dikkatimizi çekiyor ama bir şey demiyoruz... Neyse en son yayla çorbasından bir kaşık aldı, “Aaa, ben bunu ayran zannettim” dedi... (Faik...) *** Abi Uğur Opel marka bir araç aldı... Aldı almasına da garibim sevinemedi... Satış vekaletini benim üstüme almış, şimdi ben de Uğur’a satışını vermiyorum, biraz uğraştıracağım... Elinde malzeme olmadığında kullanabilirsin... Veya istersen gel seni araba sahibi yapayım; model: 2000 Tipi : 1,4 hb marka: Opel renk: beyaz km : 80,000 de... (Aziz...) *** Geçenlerde cep telefonunu Muammer Gönültaş’ın masasında unutmuşum... Muammer de cep telefonunu orda unuttuğumu bana haber vermek için beni cepten aramış, ama açan olmamış öyle diyo... (Ender...) sağdan - soldan (Gebze’de bir eczanenin camından... Chaw Shin) “-SSK GÖZLÜĞÜ YAZILIR... TANSİYONA, ŞEKERE BAKILIR... KURBAN KESİLİR...” *** (Aksaray’da bir lastikçinin vitrininden...) “-VİNDOVSLU ALETLE ROT BALANS AYARI YAPIYORUZ...” *** (Eskisehir’de bir dükkanın camından...) “-KARTUŞ VE KOLONYA DOLDURULUR...” diyAlog... (NTV - Haber Bülteni...) TAYYİP ERDOĞAN (Moğol çocuk attan düşünce): Benim gibi düşmedi... MOĞOL ÇOCUK: Ben nasıl düşüleceğini göstermek için düştüm... *** (STAR - Paparazzi...) METİN ŞENTÜRK: Paşam ben denizde görüyorum. Körlüğüm sadece karada... KENAN EVREN: Evet ifadende de aynı şeyi söylemişsin. Çok şaşırdım... *** (TGRT - Sizin Sesiniz...) İNCİ ERTUĞRUL: Kamile Hanım... Ay pardon kafam karıştı; Kamil Bey... KAMİL BEY: Olsun olsun... Benim için farketmez... SÖZ der ki; “-Teknik direktörün istediği futbolcuyu almayan yönetim, kaçacak şampiyonluk için iyi bir bahane bulmuş demektir...” (“Spordan S.Ö.Z yazamazsın” diyenlere nazire yaptığı müthiş S.Ö.Z.leri...) Bugünün buluşu > Çabuk ayılsın diye bayılanın ağız ve burnuna sigara dumanı üflendi... (20.07.1967) Bizim ora... Erzurum’un mahalli sanatçılarından Raci Alkır popüler olduğu günlerden birinde su içmek için çeşme başına gider... Ancak çeşme başında kadınlar vardır... Kadınlar yabancı erkeği görünce yaşmak çekerler... Raci Alkır yaşmak çeken kadınları görünce kendini tanıtmak için; “-Gaşmayın baci, ben Raci” der... temelin yeri Çaycı, meslektaşına rica etmiş; -Yarın evde işim var... Yerime sen bakar mısın?... “-Bakarım da ben senin müşterilerini tanımam ki kardeşim, ne isterler filan...” -Merak etme, hiç zor değil. Özelliği olan sadece iki müşterim vardır, Temel’le Dursun... İkisi de sağır ve dilsizdir... Baş parmaklarını aşağı doğru gösterirlerse çay verirsin, yukarı doğru gosterirlerse kahve tamam mı?... Başka bir zorluk çıkarsa bana telefon edersin...” Ertesi gün, arkadaşı çaycıyı telefonla aramış; “-Alo, abi sorma başım dertte... Seninkiler geldi... Başparmaklarını aşağı gösterdiler, çay verdim; yukarı gösterdiler, kahve verdim... Fakat şimdi ikisinin de ağzı bir karış açık, duvara dayalı, öylece duruyorlar, ne iş?...” “-Haa, onlar keyfi yerine gelince şarkı söylemeye başlarlar...” sanatik kritik “-Eşim tipik bir Karadeniz erkeği, çok kıskanç... Sahneye çıkmamı istemiyor, halbuki ben onu tanımadan önce de Sibel Can’dım...” (...Sibel Can) politik kritik “-İstanbul’a boşuna ‘Acem mülkü fedadır’ dememişler... İstanbul böyle olmalı, buraya her şey fedadır. Ama göçler İstanbul’u mahvetmiş...” (...Tayyip Erdoğan) sportik kritik “-Bulunduğum yere gökten zembille inmedim, tırnaklarımla kazıyarak geldim... Önümde başarılı olacağımı gösteren net bir fotoğraf var...” (...Rıza Çalımbay) Şifa Yemek Öğle Menüsü Ezogelin Çorba... Şakşuka... Mantı Makarna... Yoğurt... (www.sifayemek.com.tr)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT