BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yakalanacaklar

Yakalanacaklar

“Asker askere görüştüğümüz Amerikalılara ‘Terör örgütüne karşı yapılacak çok şey var. Yakalayın lider kadrosunu’ dedik. Onlar da lider kadrosunun yakalanması için emir verdi. Bu olumlu bir gelişmedir.”



>’Genel af’ yok “TERÖR örgütü mensupları için yapılacak bir genel affa karşıyız. Bunu bütün hükümetlere söyledik. Ancak, örgüt içinde eli kana bulaşmamış militanlar için başka bir formül düşünülebilir.” >Medyaya görev “TERÖRLE mücadele konusunda hükümetle aramızda hiç bir görüş ayrılığı yok. Aynı şeyi medyadan bekliyoruz. Medya da terör örgütünün propagandası olacak yayınlardan kaçınmalı, halka korku salmaktan uzak durmalıdır.” ANKARA- Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ABD’nin, terör örgütü PKK’nın lider kadrosunun yakalanması konusunda direkt emir verdiğini söyledi. Org. Başbuğ, Genelkurmay Karargahı’nda yaptığı basın bilgilendirme toplantısında sözlerinin başında, terörizmle mücadelenin doğru ve gerektiği gibi yapılabilmesi için medya ile birlikte hareket edilmesinin önemine dikkati çekti. Terörün çok boyutlu olduğunu, silahlı mücadelenin yanı sıra terörü oluşturan sebeplerin de gözardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Org. Başbuğ, “Sadece silahlı mücadele ile sonuç elde edilemez. Başka tedbirler de almak lazım. Kimsenin terörle mücadelede ‘silahlı mücadele yapmayın’ deme hakkı yok” dedi. Sıcak takip ve sınır ötesi harekat konusunda BM Güvenlik Konseyi kararlarının temel alındığın kaydeden Org. Başbuğ, ABD’nin PKK terör örgütüne karşı bir şey yapma niyetinin bulunduğunu, ancak bunun karar haline gelmediğini söyledi. Asker askere yapılan görüşmelerde ABD yetkililerinin bu konuda Türkiye’nin endişelerini anladıklarını aktaran Org. Başbuğ, şöyle konuştu: “Bir terör örgütüne karşı yapılacak çok şey var. Yakalayın lider kadrosunu. Bu konuda, lider kadro ile ilgili ciddi niyetleri, niyetlerin ötesinde kararlılıkları var. Lider kadronun yakalanması için direkt talimat verdiler. Bu olumlu noktadır” dedi. “ABD bu konuda somut tedbirler almazsa Türkiye’de Amerika’ya olan bakış açısını değiştirmek çok zor olacak. Sonucunu hep beraber göreceğiz” diyen Org. Başbuğ ikili askeri ilişkilerin olumlu düzeyi çerçevesinde ABD’den önemli komutanların önümüzdeki haftalarda Türkiye’ye geleceğini de kaydetti. Operasyon hakkımız “Sınır ötesi harekat PKK ile mücadelede pek çok seçeneklerden birisidir, hatta sonuncusudur” diyen Org. Başbuğ, “sıcak takip” ile “sınır ötesi harekat” kavramlarının başka başka kavramlar olduğunu belirtirken bu tür operasyonlarda karşı taraftaki ülkelerin mutabakatının alınmasının arandığını vurgulayarak şunları söyledi: “Irak Hükümetinden önce istekte bulunacaksınız. Önce terör örgütüne yönelik tedbirleri yerine getirmesini isteyeceksiniz. Gücü, niyeti var mı, olmadı ne olacak. Prosedürü tartışıyorum, inceleme yapanlar, uluslararası sorunlarla ilgili yorum yapanların büyük bölümü kabiliyetsizlikle, bir niyetle karşılayamama durumu varsa, BM Şartı’nın 51.maddesine göre meşru müdafaa hakkınız doğar diyor. Biz de paralelinde düşünüyoruz açık söyleyeyim.” PKK’ya karşı yürütülen mücadeleyi, “İç Güvenlik Harekatı”, “Terörle Mücadele” olarak adlandırdıklarını belirten Org. Başbuğ, “Mücadele ettiğimiz, terörist örgüttür. Teröristtir. Bu konudaki diğer tanımlar ve adlandırmalar yanlıştır” dedi. Myers’ı anlayamadık Org. Başbuğ, ABD Genelkurmay Başkanı Myers’ın, Türkiye’nin PKK’ya müdahil olmalarını istemesine karşı verdiği “Irak Hükümetinin bu konuda söyleyeceği çok şey bulunmaktadır” yollu demecini şöyle değerlendirdi: “Sayın Myers, medyada sorulan bir soruya cevap veriyor. İkincisi, söylediği cevap beklenen bir cevaptır. Irak Hükümetiyle görüşeceksiniz diyor, peki. Ancak bizi rahatsız eden bir cümle vardır: ‘Irak Hükümetinin bu konuda söyleyeceği çok şey var’ diyor. Biz ne denildiğini anlamlandıramadık. Irak Hükümetinin söyleyeceği şeyler olabilir, ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin de söyleyeceği çok çok farklı şeyler vardır. Bizim muhatabımız Irak Hükümetidir. Diğer örgütler vesaireler bizi ilgilendirmez, birinci muhatabımız Irak Hükümetidir.” Org. Başbuğ Abdullah Öcalan’ın yakalanmasıyla Türkiye’deki terörist sayısının en alt düzeye düştüğünü, ancak son bir yılda bu rakamın tedricen artarak bugün 1800-1900’lere çıktığını, örgütün geri kalan yurt dışındaki terörist mevcudunun ise 3 bin 300 ile 3 bin 700 arasında olduğunu bildirdi. Bunun büyük bölümünün, 2 bin 800-3 bin 100 kadarının Irak’ın kuzeyinde, geri kalanların da Suriye ve İran topraklarında bulunduğunu belirten Başbuğ, şunları söyledi: “Irak’ın kuzeyindeki örgütün varlığına baktığımız zaman, Kandil Dağı bölgesinde 600-650 teröristin bulunduğunu, geri kalanlarının ise yani 2 bin 200-2 bin 450 kadar teröristin 384 kilometrelik Türkiye-Irak sınırı boyunca yerleştiğini değerlendirmekteyiz. Buradan da görüleceği gibi örgüt, Kandil Dağı bölgesindeki varlığını 2003 yılından itibaren tedrici olarak, Türkiye-Irak sınır bölgesine kaydırmaktadır.” Türkiye ile Irak Hükümeti arasında terör örgütünün engellenmesi konusundaki görüşmelerin sürdüğünü anlatan Başbuğ, 1984-1988 yılları arasında Irak ile sıcak takibe ilişkin bir anlaşma bulunduğunu, 1988’den sonra uzatılmadığını anlattı. Başbuğ, terör örgütünde, amacını terörle gerçekleştirebileceğine, büyüyeceğine ilişkin umudu kırmak gerektiğini savunarak, “Terör örgütünün silahlı unsurlarını bıraktırmamız lazım” dedi. Bölgede iş ve eğitim imkanlarının artırılması sonucunda silahlı kadronun azalacağını, bölge halkının teröre karşı olduğunu anlatan Başbuğ, terör örgütüne katılanların yüzde 40’ının 1999’dan sonra gerçekleştiğini, eylemleri bulunmadığını belirterek, “Bunları örgütten kopartmaya yönelinebilir” dedi. Genel affa ise kesinlikle karşı olduklarını bildiren Başbuğ, örgütün eylemleriyle tekrar 1990’lardaki seviyeye, o döneme ulaşamayacağını vurgulayarak, “Terör örgütü böyle bir niyet içine girerse, TSK’dan ve güvenlik güçlerinden aldığı dersi, tekrar daha acı şekilde alacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi. Org. Başbuğ terörle mücadelenin temel esaslarını şöyle sıraladı: “Mücadelenin devlet ve toplumun bütün güçleri ile topyekün olarak, kararlılıkla ve koordineli bir şekilde yapılması. Mücadele ana hedefinin, terör örgütünün başarı umudunun kırılması ve yok edilmesi olarak seçilmesi. Mücadeleye uluslararası gerekli desteğin sağlanması, şayet varsa yabancı devlet ve kurumların terörizme olan desteğinin kesilmesi. Mücadelenin ulusal bir konu anlayışıyla ele alınması.” Örgütte iç çatışma var Değerlendirme toplantısında soruları da cevaplandıran Orgeneral Başbuğ, bir soru üzerine, terör örgütünün elebaşı Öcalan’ın televizyona çıkartılmasının kabul edilemeyeceğini belirtti. Başbuğ, “C-4 plastik patlayıcılarının ülkeye nasıl sokulduğu” sorusunu cevaplarken, “C-4’leri küçük gruplar, 4-5 kiloluk paketler halinde sokuyorlar. Saddam’ın ordularından kalan C-4’ler ağırlıklı olarak’’ diye konuştu. Başbuğ, ciddi miktarda C-4 yakalandığına dikkati çekti. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, kaçırılan erle ilgili olarak yapması gereken neyse, yaptığını ifade eden Başbuğ, bu üzücü olayın terör örgütünce propaganda aracı olarak kullanılmasına izin verilmemesi gerektiğine dikkati çekti. Teröre karşı yeni birim kurulmalı Terörle mücadele konusunda Başbakanlık’a bağlı müsteşarlık ya da genel müdürlük seviyesinde yeni bir birim kurulmasını arzu ettiklerini de ifade eden Org. Başbuğ, bu görüşlerinin yeni olmadığını, öteden beri hükümetlere bildirildiğini söyledi. Birimin istihbarat, alınacak ekonomik tedbirler, psikolojik savaş gibi alanlarda makro çalışma yapmasını isteyen Org. Başbuğ, şunları söyledi: “Terörle mücadeleyi ulusal bir konu olarak ele alıp o gözle bakacak bir yapılanmaya ihtiyaç var, bunu yıllardır söylüyoruz, geç kalınmış değil. Terör örgütü ‘silahlı propaganda’ ile terör eylemlerini sürdürmektedir. Hedef toplumdur. O nedenle, örgüt lehinde propagandaya engel olmak için, her düzeyde terörle mücadele bilincinin geliştirilmesi ve örgüt ile toplum arasındaki iletişimin koparılması gerekmektedir.” Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da yeni birimin oluşturulmasına sıcak baktığını kaydeden Org. Başbuğ, özellikle istihbaratta yönlendirmenin çok önemli olduğunu, bu kurumun istihbarat yönlendirmesi yapabileceğini kaydederken, oluşturulacak birimin icracı olmasını önermediklerini kaydetti. Orgeneral Başbuğ, HADEP eski Genel Başkan Yardımcısı Hikmet Fidan’ın öldürülmesi olayının, terör örgütü için çok hassas ve vurucu bir nokta olduğunu belirterek, konunun üzerine gidildiğinde, örgütün kirli şeylerinin ortaya döküleceğini söyledi. Terör örgütü lider kadrosunun sürekli birbirleriyle mücadele içinde olduğunu ifade eden Başbuğ, terör olaylarındaki artışın, bir noktada ana nedenlerinden birisini, “örgüt içindeki bölünme, iç çatışmaları örtme ve gündemden düşürme’’ olarak değerlendirdiğini kaydetti. Medyaya önemli görev Orgeneral İlker Başbuğ’un medya yöneticilerine verdiği brifinge; Genel Yayın Müdürümüz Fuat Bol’un yanı sıra, İHA Genel Müdürü Fevzi Kahraman, TGRT HABER TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Soysal, İHA Ankara Bölge Müdürü Behçet Aksoy ile TGRT Ankara Haber Müdürü Batuhan Yaşar da katıldı. Medyayı uyaran Org. Başbuğ, bilerek ya da bilmeyerek terörün ve terörist örgütlerin propagandalarına yol açacak yayınlardan kaçınılması gerektiğini söyledi. Başbuğ, “Terörizmle mücadelede, medyayla birlikte hareket edebilmemizin önemine inanmaktayız. Teröre karşı yürütülen topyekun mücadelede, sizlere de büyük sorumluluk düşüyor” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT