BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İki kötüden iyi olan

İki kötüden iyi olan

İkinci bin yıla girdik gireli ne Amerikan ekonomisinin yüzü gülüyor, ne de Avrupa ekonomisinin. Clinton döneminin patlayan ekonomisi ve azalan bütçe açıklarından sonra, şahinlerin iktidarındaki ABD, emperyal siyasete yönelip de dünyaya nizam vermeye soyununca, güçlü olmanın gerektirdiği harcamalara yöneldi.



İkinci bin yıla girdik gireli ne Amerikan ekonomisinin yüzü gülüyor, ne de Avrupa ekonomisinin. Clinton döneminin patlayan ekonomisi ve azalan bütçe açıklarından sonra, şahinlerin iktidarındaki ABD, emperyal siyasete yönelip de dünyaya nizam vermeye soyununca, güçlü olmanın gerektirdiği harcamalara yöneldi. Sonuçta da tarihinin en büyük bütçe açıklarıyla karşı karşıya kaldı. Artan petrol fiyatları dış ticaret dengesini de bozunca, “süper gücün” ekonomisine duyulan güvende azalmalar başgösterdi. Atlantik’in diğer tarafındaki yaşlı kıtada da eş zamanlı olarak işler pek yolunda değildi. Artan işsizlik, Alman ekonomisindeki durgunluk, Euro’ya geçişte yaşanan uyum zorlukları, ABD ekonomisine alternatif denge olması umulan Avrupa Birliği ekonomisinin hareket alanını daralttı. Her iki ülkede de, son birkaç yıl içinde faizler tarihi diplerde sürünüp durdu. Uzakdoğu’da Japonya yıllar süren süren resesyon (durgunluk) etkisinden ancak kurtulmaya çabalarken, iki büyük ekonominin aynı anda durgunluk tehdidine maruz kalması, dünyanın geri kalanını da bir hayli tedirgin etti. Esneklik Bugüne baktığımızda, her iki tarafın da sorunları devam ediyor ama, Amerika durumunu biraz olsun toparlıyor gibi. FED’in faiz artırımları, dolardan kaçışın önünü biraz olsun keserken, “dolar artık rezerv para olmasın” seslerini de biraz kıstı. AB ise sorunlarını aşabilmiş değil. Hatta, Fransa ve İngiltere arasındaki bilek güreşi (sübvansiyonlar vs.), yaşlı kıtanın ekonomisine olan güvenin daha da azalmasına yol açıyor. Daha esnek olan ABD, alternatifi olan AB’ye göre daha avantajlı konumda gürünüyor. Sosyal güvence sistemlerinin ve sübvansiyona dayalı tarımın egemen olduğu AB ekonomisi, hantal ve esneyemeyen yapısıyla, bir süre daha sorunların altında boğuşacak gibi görünüyor. ABD mi? Yayılmacı ve hükmetme iddiasındaki stratejileri Süper Gücün bütçesini delmeye devam etse de, alternatifinin zayıf ve esneyemeyen yapısı sayesinde, -kerhen de olsa- güvenli yatırımları çekmeye ve ayakta kalmaya devam edecek gibi...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT