BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Akabe Meselesi” ve ll. Abdülhamîd Han

“Akabe Meselesi” ve ll. Abdülhamîd Han

İkinci Abdülhamîd Han’ın İslam ülkelerindeki nüfuzu, İngiltere’yi çok endişelendiriyordu. Çünkü, sömürdüğü topraklarda yaşayan insanların ekserîsi Müslüman idi...



İngilizler, Osmanlı Devleti’ne bağlı bölgelerde isyan çıkarmayı planlamaktıydı. Bu iş için en müsait bölge de Arab Yarımadasıydı... Nitekim, casuslarını bu uğurda seferber ettiler... Bu çılgın mücadelenin en can alıcı noktaları Arab Yarımadasının iki tarafında bulunuyordu. Biri Basra Körfezinin kuzeyindeki Kuveyt limanı, diğeri de Kızıldeniz’in kuzeydoğusundaki Akabe Körfezinin yukarı ucunda bulunan Akabe Kalesi idi. Abdülhamîd Han, bu iki noktadan birincisinde Bağdad demiryolunu, ikincisinde de Hicaz demiryolunu yaptırdı. Kızıldeniz’e uzanan kapı Hicaz demiryolu da Akabe Körfezi vasıtasıyla Kızıldeniz’e doğru bir kapı durumunda idi. Bu iki mühim noktadan birincisinde İngilizlerin Osmanlı’ya karşı mücadelesi mahallî idarecileri desteklemek suretiyle, ikincisinde ise doğrudan doğruya oldu. Abdülhamîd Han, Hicaz demiryolunu yaptırırken, emniyeti bakımından yolun denizle temas eden noktasını kontrol altında tutmak için Akabe Kalesine Rüşdî Paşa komutasında iki tabur asker gönderdi (15 Subat 1906). Hindistan yolunu ve oradaki sömürgelerini emniyet altına almak için 1882 yılında Mısır’ı işgal eden İngilizler ise, Akabe Kalesinin Osmanlı kontrolünde olmasını protesto ederek, harp tehdîdine başvurup boşalttırmak istediler. Hatta ültimatomun peşinden Akabe Körfezine bir de savaş gemisi gönderdiler. İngiltere, verdiği ültimatomda, on gün içinde Sina Yarımadasının boşaltılmasını istiyordu. Abdülhamîd Han ise, bu ültimatoma karşı İngiltere’nin Mısır üzerinde bir hakkı bulunmadığını, işgalinin kanunsuz olduğunu belirterek, yeni sınırın sadece Türk ve Mısır subaylarından meydana gelen bir komisyon tarafından tesbit edilebileceğini bildirdi. Abdülhamîd Han’ın bu cesurane hareketi, İslam âleminde büyük tesir uyandırdı. Neticede Mısır ve Osmanlı subaylarından kurulan komisyon sekiz maddelik bir protokol tesbit etti. Buna göre, sınır, Akabe Körfezinin batısındaki Tabe’den başlayıp Akdeniz sahilindeki el-Aris’e kadar uzanıyordu. Böylece Akabe, Osmanlı Devleti’ne kaldı. Asrın en siyasi padişahı! Sultan İkinci Abdülhamîd Han’ın üstün siyaseti karşısında, İngilizlerin İslam memleketlerinde sürdürmek istedikleri emperyalist düşünce, Akabe Mes’elesinde başarıya ulaşamadı. Ancak; İngilizlerin faaliyetleri ile asrın en siyasi padişahı iç ve dış düşmanlarının her türlü hücümlarına maruz kaldı ve tahttan indirildi...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95467
    % 1.47
  • 4.7562
    % -0.77
  • 5.5794
    % -0.59
  • 6.2578
    % -0.5
  • 188.328
    % -0.84
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT