BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Lâle Devri” ve “Yeniçeri İhtilâli”

“Lâle Devri” ve “Yeniçeri İhtilâli”

Üçüncü Ahmed Hân ve Vezir-i âzam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa zamanında Osmanlı-Rus-Avusturya-Venedik harplerinden sonra imzalanan Prut ve Pasarofça Anlaşmasının ardından başlayan döneme “Lâle Devri” denmiştir...



Osmanlı’da, yıllarca süren harpler ve isyanlar dönemi geride kalıp, halk, endişeden uzak bir hayat sürmeye başladı. Avrupa ile münasebetler arttırılıp, Viyana’ya konsolos tayin edilerek, çeşitli başşehirlere dostluk mektupları gönderildi. Sonradan “Lâle Devri” diye adlandırılan 1718-1730 tarihleri arasındaki yıllar sulh, sükun ve huzurla geçtiğinden Osmanlı kültür, san’at ve ilim âleminde kıymetli şahsiyetler yetişti. İlmi encümen, hey’et ve büroları kurularak, Arapça, Farsça, Yunanca kitaplar tercüme edildi. Bu devirde yapılan saray ve köşklerdeki ilim meclislerine, sohbetlere kıymetli âlimler, san’atkârlar, şâirler ve edipler katılırdı... Patrona Halil İsyanı!.. “Lâle Devri”nin huzur ahengini; İran mes’elesi, devlet adamlarının imâr faaliyetlerini, ordudaki düzenlemeleri ve meclis toplantılarını istemeyen yabancılar ile yazılan eserlerin yanlış açıklanıp, anlaşılması bozdu!.. Patrona Halil adında devşirme bir tellak “Yeniçeri İhtilâli” hazırlığındaydı... Sultan Üçüncü Ahmed Hân’ın sefer hazırlıkları içindeyken ve tatil günü devlet adamlarının yazlıklarda bulundukları esnada da isyan başlattılar. 28 Eylül 1730 tarihinde meydana gelen “Patrona Halil İsyanı”yla Damat İbrahim Paşa ve yakınları, asîlerin arzusuyla vazifeden alınıp, öldürüldü. Asilerin arzusu bitmeyerek, nihayet Sultan Üçüncü Ahmed Hân’ın da hallini istediler. İstanbul’da yapılan yalılar yağma edilip, yıkılarak lâle bahçeleri tahrip edildi. Birçok güzide san’at eseri de asilerin yağmacıların tahribine uğradığı gibi, san’atkârlar, şâirler, edipler ilim ve devlet adamları da öldürülüp, her hususta vahşice hareket edildi... Bir dönem sona ermişti... Damat İbrahim Paşa’nın öldürülmesi ve Sultan Üçüncü Ahmed Hân’ın tahttan indirilmesi ile; Türkiye tarihinin sonradan “Lâle Devri” denilen dönemi de sona erdi. Bu devir; sulh, sükûn, huzur, imar faaliyetleri, güzide san’at eserleri yapılması, ilmî eserlerin çoğaltılarak dağıtılması, ihtiyaç duyulan maddelerin ülkede imalatı için fabrika tesisi, askerî yenilikler, dünyada olup biten yenilik ve olayların takip edilmesi bakımından Türkiye tarihinde ayrı bir önem arz etmektedir...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT