BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kabakçı Mustafa” ve lll. Selim’in şehadeti!

“Kabakçı Mustafa” ve lll. Selim’in şehadeti!

Yeniçeri ve yenilik muhalifleri, Nizâm-ı Cedid’i ortadan kaldırmağa karar verdiler. İsyancıların başı “Kabakçı Mustafa” denilen bir serkeş idi. Halka, yaptıkları işin “kutsal” bir hareket olduğu yolunda propaganda yapıyordu...



Napolyon’un Mısır seferi sırasında Akka Kalesi’nin önündeki savaşta başarı kazanan Nizâm-ı Cedid ordusundan, Sırp isyanlarına ve Rusya ile savaş tehlikesine karşı faydalanılmak gayesiyle ordu Rumeli’ye geçirildi. Ordunun İstanbul’da bulunmayışını fırsat bilen Yeniçeri ve yenilik muhalifleri, Nizâm-ı Cedid’i ortadan kaldırmağa karar verdiler. Bu karardan habersiz olan lll. Selim Han, Boğaz yamaklarını Nizâm-ı Cedid’e dahil etmeğe çalışıyordu. Sadaret Kaymakamı Köse Musa Paşa ise el altından haber göndererek, bu askerleri; “Eğer, Nizâm-ı Cedid elbisesi giyerseniz dinden çıkarsınız, giymezseniz ocaktan atılırsınız. Belki de Nizâm-ı Cedid sizi öldürecek” diye tahrik ediyordu. Tahrikler sonucu 26 Mayıs 1807 tarihinde Büyükdere çayırında toplanan Yeniçeriler isyanı başlattılar. Sinsice yapılan propaganda! İsyancıların, başlarına reis olarak seçtikleri, “Kabakçı Mustafa” denilen serkeş de İstanbul halkına, yaptıkları işin “kutsal” bir hareket olduğu yolunda propaganda yaptı. Bu esnada Köse Musa Paşa, bir taraftan Padişah’a isyan etmeyi önemsiz gibi gösterirken diğer taraftan, isyancıları bastırmağa hazırlanan Topçu Ocağı’na, karşı gelmemelerini emreden haberi gönderiyordu. Böylelikle isyan programı düzenli olarak tatbik edilmeğe başlandı. İsyancılar Etmeydanı’nda (Aksaray) toplandıktan sonra, devlet adamlarının içinde bulunan Nizâm-ı Cedid muhalifleriyle anlaştılar. Padişah durumdan haberdar olduğunda iş işten geçmişti. İsyanın bastırılması için Nizâm-ı Cedid’in kaldırıldığına dair bir ferman yayınladıysa da, asiler bu defa da, padişahtan on bir kişinin kendilerine teslimini istediler. Kendisine onbir kişinin isimlerinin listesi verildiğinde çok üzülen padişah, bütün bunlara sebeb, kendi yumuşak huyluluğu olduğunu söylemiştir... Sıra Padişaha gelmişti!! Kan dökülmemesi için asilerin istekleri kabul edildi. Asiler verdikleri listede olan kişileri birer yolunu bulup katlettikten sonra iş bununla bitmeyerek, yeni bir istekle ortaya çıktılar. Sıra nihayet Nizâm-ı Cedid’in mimari olan Sultan Üçüncü Selim’e geldi ve bu padişah iyi huyluluğu, şefkati yüzünden şehit edildi. İsyanın neticesinde de memleket, Avrupa’ya yetişmek yolunda uzun bir süre geri bırakılmış oldu...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT