BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Patrik Bartholomeos’un AB ziyareti!

Patrik Bartholomeos’un AB ziyareti!

Havalar nihayet ısınabildi... Üç gün öncelerine kadar yazlıkta geceleri soba yakıyorduk. Islak kış aylarının rutubetini öyle kurutabildik.



Havalar nihayet ısınabildi... Üç gün öncelerine kadar yazlıkta geceleri soba yakıyorduk. Islak kış aylarının rutubetini öyle kurutabildik. Siyaset havasını da şöyle bir açabilsek, PKK terörünün kökünü nasıl olursa olsun iyice kurutabilsek sanırım her şey ama her şey kendiliğinden düzeliverecek. Buna da en yakın dostumuz, “Stratejik Müttefikimiz” ABD hiç de sıcak bakmıyor! Nedenlerini de, çarelerini de biliriz ama bu sıcak havalarda akılları daha da çok karıştırmak havayı da daha fazla ısıtmak istemeyiz! *** Başbakan Erdoğan’ın Karadeniz’in üzerinde Sochi’ye uçarak Putin ile baş başa tutanaksız “efkar dağıtması” ardından da Moğolistan’a giderek Başkanla birlikte uçan kuşa ok talimleri yapması çoğumuzu rahatlattı. Azerbaycan dayanışması içimizi ferahlattı. Nerede ise, artık 3 Ekim’e 3 ay kala AB müzakerelerini bile unutur gibi olduk. Bereket versin ortaya Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos cenapları çıktı, soluğu Brüksel’de AB zirvesi ile ikili müzakerelere Babacan’dan önce başlamış oldu. Yabancı TV kanallarında görmeli, seyretmeli idiniz. Bir devlet başkanı gibi komisyon başkanı tarafından karşılandı. Birlikte müzakere salonuna gidildi ve orada bulunan yedi sekiz Ortodoks papazı ile birlikte masaya oturuldu. Sonra da kameralar objektiflerini kapattılar. İlk toplantının perdeleri böylece inmiş oldu. *** Adam Fener Patriği idi. Yok OEUCUMENİQUE (Evrensel), bütün Ortodoksların Partriği idi. Yok mübadele dışı İstanbul’da kalan Rum vatandaşların ruhani lideri idi. Bu konunun burada tartışılması ne doğru ne de mümkündür. Kanaatimce pek fazla önemi de yoktur. Benim şahsen Patrik’le ve Patrikhane ile ilgim eskilere, Paris Sefaretimizdeki Başkatipliğim dönemlerine kadar gider. Savaş sonrasında ABD New York Metropoliti Athenagoras’ı Patrik yapmak istiyordu. İsmet Paşa olumlu, Büyükelçimiz, eski Dışişleri Bakanı Numan Menemencioğlu da bence haklı nedenlerle karşı çıkıyordu. Sonunda İsmet Paşanın dediği oldu. Müstakbel patrik pazar ayininden sonra sefaretimize bizzat gelerek evrakını almak istediğini söyledi. Menemencioğlu bir bahane ile sefarethanede bulunmadı ve hakaret olsun diye evrakını sefir yerine başkatip olarak bana verdirmişti. Adamla kapı eşiğinde karşılıklı kahve içmiştik. Bu konunun hikayesi uzundur. Şemsettin Günaltay ve zamanın maarif vekili Tahsin Banguoğlu’na kadar uzanır. Haftalık bir köşe yazısında tartışılması imkansız denecek kadar uzun ve çetrefil bir hikayesi vardır. Fener, Patriğe dar geliyor. Eyüp nahiyesinin tamamını istiyordu. Heybeliada Ruhban Okulunun da açılmasında ısrarlı idi. Banguoğlu’nun önerisinden sonra Athenagoras sakallarına varıncaya kadar kızarmış, kendisinden dinlemiştim! *** Patrik Bartholomeos’u bizzat tanımış ve Cumhuriyetin 75’inci yıl dönümü etkinlikleri sırasındaki içten yakınlığı dolayısı ile kendisini Dolmabahçe Sarayında davet sahibi arkadaşım Meclis Başkanı Sayın Hikmet Çetin’in yanında tebrik etmiştim. Bana cevaben “Pek tabii değil mi efendim? Ben bir Türk vatandaşıyım. Ve Cumhuriyet çocuğuyum!” Elhak öyle idi. Ve ben bu anıyı o tarihlerdeki bu köşemde aynen nakletmiştim. Kendisi hakkında gerçekten en iyi niyeti beslemekte devam ediyorum. İstanbul’da ahali mübadelesi dışında kalan Rum Ortodoks vatandaşların münhasıran ruhani ibadet ihtiyaçları için son anda Lord Curzon’un ricası üzerine Lozan Anlaşması metninden geri alınan Patikhanenin yurt dışına çıkarılması, İsmet Paşa’nın beşeri bir zaaf ve hatası olmuş, Başbakan Rauf Orbay istifa etmişti. Şimdilerde OEUCUMENİQUE sıfatının Ankara’daki ABD Sefaretinin davetiyesinde yer alması ile ne Patrik birden evrensel olabilir, ne de T.C. Hükümetinin bu daveti boykot etmesi ile yok olabilir. Bence meselenin şimdiki hali ile pek o kadar önemi de yoktur. Önemli olan Patrik Bartholomeos’un Türk gazetelerine verdiği beyanattır. Adam: Brüksel’de “Türkiye’nin aday adaylığını destekleyeceğim. Bu arada iç sorunlarımızı da konuşacağım!” diyor. İşte burada Türk vatandaşı olduğunu unutarak hem Fener’in hem kendisinin ne sıfatla olursa olsun boyunu fazlası ile aşıyor. Siyasette “Yanlış”a karşı suskunluk, alışkanlık yapar! Bunun bilincinde olmakta faydalar vardır!
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT