BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rumları yola getirdi

Rumları yola getirdi

Hazreti Ömer vefât edip, Hazreti Osmân yerine halife olunca, Hazreti Ömer’in vefât haberi üzerine Rumlar harekete geçti.



Hazreti Ömer vefât edip, Hazreti Osmân yerine halife olunca, Hazreti Ömer’in vefât haberi üzerine Rumlar harekete geçti. Hazreti Osmân; Afrikiyye’de Bizanslılara karşı cihad eden Abdullah bin Ebî Serh’e ve Abdullah bin Zübeyr’i imdâda gönderdi. İki fırka birbiri ile karşılaştılar. Cenk günü de belli oldu. Abdullah bin Zübeyr, Abdullah bin Ebî Serh’e dedi ki, Rum ve Frenk askeri çoktur. Müslümanların askeri azdır. Onlara hîle yaparak muzaffer olmalıdır. Sen asker ile durup, hâzır ol. Benim tarafımdan tekbîr seslerini işitince, hemen Rum ve Frenk askerine varıp, vuruşmağa başla. Zîrâ haber almışım ki, Rum kumandanı askerden ayrı yerde olup, tavus kanadından yapılmış gölgeliğinde birkaç şarkıcı ile oturur. Abdullah bin Ebî Serh hâzır vaziyyette dururken, Abdullah bin Zübeyr otuz er alıp, resmî elçiler gibi gitti. Rum kumandanına yakın vardı. O otuz askere dedi ki: Siz Rum ve Frengin askeri ile benim aramda durun ki, benim hâlime vâkıf olmayalar. Eğer benim hâlime kasdetmek isterler ise, onları bir müddet meşgûl ediniz. Bu arada ben de işimi yapayım. Hemen atını salıp, hücûm etti. Rum kumandanını ve yanındakileri kılıç ile helâk edip, tekbîr getirdi. O otuz er de yüksek ses ile tekbîr aldılar. Abdullah bin Ebî Serh hâzır vaziyyette dururken, tekbîr sesini işittiği gibi, İslam askeri ile bir yerden tekbîr alıp, Rum ve Frenk askerine hamle edip, birbirlerine vurdular. Onbin kâfiri kırıp, kılıçtan geçirdiler. Bu zafere Abdullah bin Zübeyr’in kahramanlığı sebeb oldu. Meşhur Rum şehirlerinden birkaç şehir Müslümanların tasarrûfuna dâhil oldu. Abdullah bin Ebî Serh Medâyin’e vardı. O vilâyeti ele geçirip, harac aldı. Hicretin Yirmialtıncı senesinde Hazreti Osmân Harem-i şerîf etrâfında birçok evleri satın aldı. Bu şekilde Mescid-i Harâmı genişletti. Yirmisekizinci senesinde haber geldi ki, Horasan kavmi emre mutî olmuyorlar. Sa’d bin Âs hazretlerini gönderdi. Onları, itâ’ate getirdi. Otuzuncu senede, Resûlullah Efendimizin yüzüğü, Hazreti Osman’ın elinden Erîs kuyusuna düştü. Ne kadar istediler ise de bulamadılar. Bu sene Hazreti Muâviye İstanbul’a varıp, gazâ etti. Hazret-i Osman, hazret-i Ebu Bekir ile ilgili şunu söyledi: Diline hâkim olmak, lüzûmsuz hiçbir söz söylememek için mübârek ağzına taş koyardı. Mecbûr olmadıkça aslâ dünyâ kelâmı söylemezdi. Bir hadîs-i şerîfte; “Ebû Bekir’in îmânı bütün mü’minlerin îmânları ile tartılsa, Ebû Bekir’in îmânı ağır gelir”buyruldu.”
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT