BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Artık Yeniçeri Ocağı yoktu!

Artık Yeniçeri Ocağı yoktu!

Yeniçerilerin ayaklanmasına karşı ne yapılması gerektiği hususunda ulemadan fetva soran Sultan İkinci Mahmud Han’ı dinleyen herkes heyecan, rikkat ve kararlılık içindeydi. Ağlayanlar da vardı. Padişahın gözleri de yaşarmıştı...



Sarayın geniş bir salonunda bekleyen devlet erkanı, Mahmud Han’dan Sancak-ı Şerifi çıkarmasını rica ettiler. Padişah yanındakilerle birlikte Hırka-i Şerif dairesine giderek Sancak-ı Şerifi kendi elleriyle çıkarıp Şeyhülislam ve Sadrazama vererek; “İşte Sancak-ı Şerif, Sultanahmet Meydanına dikilsin!” dedi. Tellallar ve mübaşirler, kendilerini âsilere belli etmeden kararı halka duyurdular. Kısa zamanda hemen hemen bütün İstanbullular Sancak-ı Şerif altında Yeniçerilere karşı toplanmıştı. Girenler sağ çıkmamıştı!.. Yeniçeri Ocağı dışında bütün ocaklar Padişaha bağlılıklarını bildirdiler. Bu askerlere (Yeniçeri ocağından olmayan askerlere) Padişahın sadık Paşaları kumanda ediyordu. Tophaneden çıkarılan bataryaların başında Topçu Yüzbaşısı Karacehennem İbrahim Ağa vardı. İzzet Paşa ile Ağa Hüseyin Paşa da, muazzam sivil kalabalığı peşlerine takarak Etmeydanı’na girdiler. Yeniçeriler, Etmeydanı’ndaki kışlalarının kapısını kapamış, büyük ve güçlü bir kale haline dönüştürdükleri binanın iç kısmına çekilmişlerdi. Buradan dışarıya kurşun yağdırıyor ve ağıza alınmayacak küfürler savuruyorlardı. Şimdiye kadar o ocağa, o kışlaya Yeniçerilerin izni olmadan kimse girememiş, girenler sağ çıkmamış ve Yeniçeriler her zaman isteklerini kabul ettirmişlerdi. Hüseyin Paşa kapıya iyice yaklaşarak Yeniçerilere teslim olmalarını, Padişahın nedamet getirecek olanları bağışlayacağını bildirdi. Böyle bir anlaşma teklifini belki halk da isterdi. Fakat içeriden cevap olarak küfürden başka bir şey duyulmadı. Bunun üzerine top atışlarıyla kapılar parçalandı. Az sonra da Karacehennem İbrahim Ağa, topuğundan kurşunla yaralanmış olmasına rağmen askerlerinin başında kışladan içeri daldı... “Vak’a-i Hayriye=Hayırlı olay” Akşama doğru Yeniçerilerin direnişi tamamen kırılmış, 6000’i öldürülmüştü. Ertesi gün İstanbul’un çeşitli semtlerine dağılan 20 bin kadar Yeniçeri ve onlarla birlikte olan kabadayı yakalandı, hapis ve sürgün cezalarına çarptırıldı. Artık Yeniçeriler ve Yeniçeri Ocağı yoktu. (15 Haziran 1826). Yeniçeri Ocağının kaldırılması Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından biridir. Yenileşme hareketinin en önemli adımı sayılır. Bu olay tarihimizde “Vak’a-i Hayriye=Hayırlı olay” diye anılır...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT