BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Guantanamo’ya sadece İHA girdi

Guantanamo’ya sadece İHA girdi

Tutukluları, işkence iddiaları ile sık sık gündeme gelen ve dünyanın birçok ülkesinden yüzlerce gazetecinin yıllardır girmeye çalıştığı ancak başaramadığı Guantanamo Üssü’ne giren İHA muhabiri Evrim Öcal Bunn ve kameraman Cemalettin Gökpınar’ın izlenimlerini nefes nefese okuyacaksınız.



WASHINGTON (İHA) - Küba’nın Guantanamo Körfezi’ndeki Amerikan askeri üssünde yaşananlar, bütün dünyada tartışılmaya devam ediyor. Özellikle insan hakları ihlalleri ve tutuklulara işkence yapıldığı haberleriyle kötü bir şöhrete sahip olan üsteki cezaevine çok az sayıda sivilin girmesine izin veriliyor. İhlas Haber Ajansı (İHA), dünya çapında önemli bir gazetecilik başarısı daha göstererek, özel izinle Guantanamo Üssü’ne girmeyi başardı. İHA Washington muhabiri Evrim Öcal Bunn ve kameraman Cemalettin Gökpınar, 1 haftalık zorlu bir yolculuğun ardından ulaştıkları Guantanamo’da görevlerini yapmaya devam ediyor. Tatil cenneti gibi İHA muhabiri Evrim Öcal Bunn’un Guantanamo Üssü’ne ilişkin izlenimleri: “Yaklaşık 6 saatlik uçak yolculuğunun ardından Guantanamo’ya inişimizin ardından ilk fark ettiğim, sıcacık ve yumuşacık Karayip havasıyla her tarafa yayılmış ıhlamur ağacı kokusu oldu. Askeri havaalanından otelimize giderken, normal şartlar altında buranın nasıl 5 yıldızlı bir tatil beldesine çevrilebileceğini düşündüm. Tam böyle düşünürken konuştuğum askerlerden biri, ‘Siz burayı asıl Castro öldükten sonra görün. Tam bir tatil cenneti olacak’ dedi. Guantanamo Askeri Üssü, bugüne kadar gördüğümüz İncirlik ya da Bahreyn’deki ABD üslerinden farklı olarak çok mütevazı bir görünüme sahip. Askerlerin kaldığı barakalar, neredeyse tutuklu hücreleriyle eşdeğerde. Bu yüzden askerler, kendi aralarında birbirlerini ‘Amerikan tutukluları’ diye çağırıyorlar. Üste, eskort olmadan fotoğraf ve görüntü çekmek de yasak. Ancak basın için hazırlanan program oldukça yoğun ve nefes bile almaya izin vermeyecek nitelikte. Guantanamo’da konuştuğumuz her asker, basında çıkan işkence haberlerinin asılsız olduğunu ve bu haberlerin hem üssü hem de askerleri zor duruma düşürdüğünü savunuyor. Özellikle Kur’an sayfalarının kendileri tarafından yırtılarak tuvalete atıldığı iddialarını kabul etmeyen askerler, üs kuralı olarak ‘Kur’an’ın beyaz örtüye sarılı ve eldivenle’ taşındığını belirtiyor. Guantanamo’daki her tutuklunun bir şekilde terör suçlusu olduğuna kesin gözüyle bakan askerler, bu tutukluların kendi ülkelerinde Guantanamo’da gördükleri ‘bakımı’ göremeyeceklerini savunuyor. Guantanamo Askeri Üssü 17 mil uzunluğunda ve Guantanamo koyunun iki ucuna yayılmış durumda. Küba ve Amerikan üssü arasındaki 17 millik sınır tamamen kara mayınlarıyla döşeli, dolayısıyla giriş çıkış neredeyse imkansız. Üssün basın merkezinin bulunduğu Leeward kısmında pek bir hareket yok. Modern cezaevi 510 tutuklu, ABD askerleriyle iş birliği yapma derecelerine göre ayrı 5 ayrı kampta tutulup ayrı renk üniformalar giyiyor. Turuncu renkli kıyafet giyenler hiçbir şekilde iş birliğine yanaşmayan mahkumlardanr oluşuyor. En iyi şekilde iş birliği yapanlar ise beyaz üniforma giyiyor. Orta halli mahkumlar ise ten rengi üniformalarından belli oluyor. Kamp 2 ve 3’te tutuklular ayrı ayrı; ancak birbirlerini görecek şekildeki hücrelerde tutulurken, Kamp 4’te toplu halde yaşıyorlar. Amerikan Ordusu, tutukluları, televizyonlardan gördüğümüz gibi tel örgülerle çevrili açık cezaevinde barındırmaktan çoktan vazgeçmiş. Bu yüzden, televizyonlarda hâlâ eski görüntülerin gösterilmesi askerleri rahatsız ediyor. Kamp Delta olarak adlandırılan ve 5 ayrı kamptan (yakında 6.’sı da eklenecek) oluşan yeni cezaevi daha modern bir görünüme sahip. Kamp Delta ile ilgili detayları, kampa bizzat gireceğimiz çarşamba günü ayrıntılarıyla gözlemlemeyi umuyoruz... Sahnelenmekte olan bir oyuna mı tanıklık etmekteyiz, yoksa gerçek Guantanamo bu mu? Sorunun cevabını önümüzdeki günlerde göreceğiz.” Üssün hikayesi Amerikan ve Küba hükümetlerinin Guantanamo ile ilgili anlaşmasının geçmişi de oldukça ilginç. Yaklaşık 100 yıl önce Küba’nın Guantanamo bölgesine çıkarma yapan ABD askerleri, bir daha adayı terk etmemiş. Çıkarmanın amacı ise Küba halkını İspanyol işgalinden korumakmış. O tarihlerde Küba hükümetiyle bir kira antlaşması yapan ABD hükümeti, Guantanamo’yu belli bir ücret karşılığında Küba’dan kiralamış. Bu anlaşmanın bozulması için iki tarafın da hemfikir olması gerekiyor ki, Küba Devlet Başkanı Fidel Castro yönetimde olduğu sürece böyle bir ihtimal gözükmüyor. ABD’liler ise, Amerika Birleşik Devletleri’nin Küba’dan tamamen çekilmesinin hayal olduğunu savunuyor. Amerikan hükümeti halen her ay 4 bin 300 ABD Doları tutarındaki çeki Küba hükümetine kira karşılığı olarak gönderiyor. Ancak Castro hükümetinin bu çekleri nakde çevirmeyi reddettiği belirtiliyor.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT