BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terörle mücadele; ama nasıl?

Terörle mücadele; ama nasıl?

ABD’deki 11 Eylül terörist baskınından sonra; teröre karşı dünyanın bakış açısı değişti. El-an da değişmeye devam etmektedir.



ABD’deki 11 Eylül terörist baskınından sonra; teröre karşı dünyanın bakış açısı değişti. El-an da değişmeye devam etmektedir. Bizzat terörün kendisi de konsept değiştirerek “globalleşti”. Yani, nereden geleceği ve kimi, nereyi, nasıl vuracağı belli olmayan bir terörle karşı karşıyayız. Hedefinde herkes ve her ülke bulunmaktadır. O halde yapılması gereken; ABD’nin başı çektiği bu mücadelede her ülkenin elini taşın altına müştereken koymasıdır. Dünya ülkeleri el ele vererek, teröre karşı mücadele başlatmalıdırlar. ABD’nin o vakitler dillendirip, başkalarının duymazlıktan geldiği; “teröre karşı mücadelede ya benim yanımdasınız veya karşımdasınız” sözü işte burada geçerlidir. Oluşturulacak teröre karşı olanların blokundan yükselmesi gereken nida budur: “Ya bizimle berabersiniz, ya da karşımızdasınız!” Bunun başkaca çaresi yoktur. Yani, ülkeler, tek başlarına bu bela ile başedemezler. Yapılacak mahallî mücadelelerden ancak kısmî başarılar elde edilir. Her ne yapılırsa yapılsın; dünyadaki terörün kökünü kazımanın imkan ve ihtimali yoktur. Ama, el ele vererek, kararlılıkla yürütülecek bu mücadeleden en iyi sonuç alınır. Bu fırsatı kaçırmamalıyız Terörist örgütlere göz yuman, diğer bir deyişle “başkalarının terör örgütleri ve teröristleri iyidir” diyen ülkeler, dünyaya “istenmeyen ülkeler” diye ilan edilmeli ve ambargo dahil her türlü yaptırım bunlara karşı uygulanmalıdır. Birilerinin ısrarla vurgulamaya çalıştıkları gibi, terörün dini ve milliyeti yaklaşımı asla kabul görmemeli ve mücadele bu keyfiyet baz alınarak başlatılmalıdır. Türkiye’miz eline geçirmekte olduğu bu tarihî fırsatı; “Tezkere” hadisesindeki gibi kaçırmamalıdır! ABD’den vaki olabilecek talep ve iş birliği girişimlerini beklemeden bizim gidip onları her bakımdan ikna etmemiz gerekmektetir! Bunun için de; hemen her önemli işte karar alacağımız zaman içine yuvarlandığımız komplekslerden kurtulmamız lazımdır! Bunların başında, maalesef “rejim endişelerimiz ve buna paralel olarak korkularımız” gelmektedir! Hiç kimsenin şu veya bu gerekçeyle rejimden yana herhangi bir endişesi olmasın! Neymiş efendim? “... Yok, ABD, askeriyle buraya gelirseymiş, bir daha gitmez ve gelmişken bizi işgal edermiş!..” Bunu hangi gerekçe ile yapabilecek? Veya yapabilecek kudrette mi? Böyle bir teşebbüsü dünyaya nasıl izah edebilecektir? Şimdiye kadar hangi “dost ve müttefik” ülkeyi işgal etmiştir? Türkiye toprakları paylaşılabilecek bir coğrafya mıdır? Öyle olsaydı; güç ve kudretimizi kaybettiğimiz geçen asrın başlarında bunu yapabilirlerdi. Neye yapmadılar veya yapamadılar? Kurtuluş Savaşı verdik de ondan dolayı derseniz; o günkü imkansızlıklar içinde verilebilen Kurtuluş Savaşı bugün niye verilebilmesin? Bizi, bizden iyi tanıyorlar Hiç kimse merak etmesin onlar bizi, bizden daha iyi tanıyorlar! Bakınız işgalleri altındaki Orta Doğu’yu bile idare edemediklerini avaz avaz haykırıyor ve buralarda sulhu ve sükunu ancak Türkler temin edebilir diye itiraflarda bulunmuyorlar mı? Türk’ün çelikleşmiş iradesi ne bu ülkeyi böldürmeye müsaade eder ve ne de hiç kimseler bu ülkenin işgalini aklının ucundan geçirebilir! Bundan kimsenin şüphesi olmasın!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT