BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SİZ DEMİŞTİNİZ

SİZ DEMİŞTİNİZ

İki şeyi anlamakta zorluk çekiyorum: Birincisi, “Allahtan ki biz terör konusunda tecrübeliyiz” sözünü..



İki şeyi anlamakta zorluk çekiyorum: Birincisi, “Allahtan ki biz terör konusunda tecrübeliyiz” sözünü.. İkincisi, “Yıllardır terörün ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatıp duruyorduk. Gelin ortak mücadele edelim, diyorduk.. Kimse bizi dinlemiyordu. Ateş bacayı sarınca onlar da anladılar ama..” ile başlayan cümleleri. Terör konusunda nasıl tecrübeli olunur? Tecrübesizler kapımıza heyetler gönderip, “Lütfen yardımcı olun” deseler onlara terörle mücadele yolunda nasıl bir yol öneririz? ..... 12 Eylül’ün üzerinden 25 sene geçmiş. O gün doğan çocuklar 25 yaşında hatırlamaz. O gün 10 yaşında olanlar 35 yaşında hatırlamaz. O gün 17’sinde, 20’sinde olanlar 43-45 yaşında onlar hatırlar. Her gün üç kişi beş kişi öldürülürdü. Bazı günler sokak aralarından cesetler toplanırdı. İsmi duyulmuş insanlara suikast düzenlenirdi. Sıkıyönetim vardı, olağanüstü güvenlik tedbirleri vardı ama olaylar her geçen gün azalacağı yerde artardı. Allah için, o günkü açıklamalara, gösterilen çözüm yollarına bir bakın.. Bugün gülüp geçersiniz. O gün uzman diye ortalığa çıkıp, konuşanlara ve konuşulanlara bakın beyniniz donar. 12 Eylül’ün sabahında kimse kimseyi öldürmez oldu. Aradan üç beş yıl geçince birbirini kovalayanlar, birbirlerinden kaçanlar vapurda, trende, otobüste karşılaştılar. Anlattılar, güldüler, şaşırdılar ve işlerin göründüğü gibi, anlatıldığı gibi, zannedildiği gibi olmadığını anladılar. Eğer tecrübe bu ise, düz mantıkla şunu söyleyebilmemiz lazım: Bugünde olup bitenler zannettiğimiz gibi, göründüğü gibi, anlatıldığı gibi değil diyebilmemiz lazım. Bunu bile söylemiyoruz: Yine kötülerden, yine hainlerden, yine bütünlüğe kastedenlerden, yine gaflet içinde -ve farkında olmadan- terör gruplarının ekmeğine yağ sürenlerden sözediyoruz. Terörün bir şurada bir burada olmasını da -güya- tezlerimize delil sayıyoruz: Bakın efendim.. Biz demiştik.. Terörün dini olmaz.. Olmadığı içindir ki, Mısır’da, İngiltere’de, Amerika’da, İspanya’da olabiliyor. Yine kim ne istiyor, nereye varmak istiyor hesapları yok. Tamam anlıyorum, nezaket açıklamaları olsun. Gelin bir olalım, beraber olalım denilsin, ama bu işlere farklı bakabildiğimiz bize de hissettirilsin. Bu noktada karamsarlığa kapılıyorum. Söylemler aynı.. Kovalamak, kökünü kurutmak, kararlı olmak, yılmamak.. ..... Belki bir on sene sonra bugünleri de acı bir tebessümle yadedeceğiz. Kaçanı kovalayanı şahsen ben aynı ekranda, aynı iş yerinde, aynı apartmanda yan yana görürsem şaşırmam. ..... Yıkım ekibine direnen gecekondu sahibinin kucağına alıp çatıya çıkardığı çocuk gibi hissediyorum kendimi.. Yıkan kim yapacak olan kim, çok da farkında değilim. Dilerim yıkım, imar, inşa çalışmaları fazla uzun sürmez.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT