BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Efsanenin Antomisi

Efsanenin Antomisi

Fransa Bisiklet Turu’nu üst üste 7 kez kazanan Armstrong’un sırlarını araştırdık Biz bulduklarımıza inanamadık... Bakalım siz okuduklarınıza inanabilecek misiniz...



‘Başıma gelen en güzel şey’ Lance Armstrong 1996 Atlanta Olimpiyatları’ndan sonra, çoğu insan için ölümle eş değer bir hastalığa, kansere yakalandı... Testisinden akciğerlerine, oradan da beyne yayılan tümörler sporcuyu yatağa mıhladı... Doktorları dahi, belli etmeseler de, yaşama şansına yüzde 30’dan yukarı bir oran biçmedi. Beyin ameliyatıyla tümörleri alındı. Ciğerleri kemoterapi bombardımanına tutuldu. Hasta yatağında, hasta beyninde bir şimşek çaktı. ‘Ben bu hastalığı yenebilirsem, her rakibimi yenebilirim.’ Ve bu hırsla müthiş bir direnç gösterdi. Daha sonraki başarılarını bu hastalığa gösterdiği direnci şu sözleriyle ifade etti ‘Kanser hayatımda başıma gelen en güzel şeydi.’ Hayata dönüş Ölüm yatağından doğrulan Lance Armstrong, Discovery Channel’la anlaştı... İnsana özgü hırsla, bilimin senkronizasyonu yavaş yavaş ortaya bir biyonik adam çıkarıyordu sanki... Ekip Lance’nin tuhaf özelliklerini öğrenmeye başladı. Bu adamın kalbi dakikada 34 litre kan pompalıyordu. Bu 28 litre kan pompalayan normal bir insanın %30 fazlası demekti. Atış sayısı 200’ü geçiyordu ki bu da inanılmaz bir sayıydı. Testlerde laktak oranı ve oksijen performansları inanılmaz çıktı. Lance’nin maksimal oksijen tüketimi testinde vücudunun aldığı havayı 500 vat enerjiye çevirdiği anlaşıldı ki bu normal insanın (250 v) iki katı demekti. Yani Lance insanlarla aynı oksijeni alıyor ama iki katı enerji elde ediyordu. Tırmanma etaplarındaki sırrı Kasları normal insan kaslarından daha az laktik asit üretiyordu. Vücudu asidi çabuk absorbe ediyor ve bu da bilim adamlarınca izah edilemiyordu. Yüksek yerlerde oksijeni rakiplerine göre daha kolay alıyor ve laktik asidi az ürediği için yorulmuyordu. Bu yüzden tırmanma etaplarında rakiplerine büyük fark yapıyordu ki, 92.Fransa Bisiklet Turu’nda da böyle oldu. Hatta buna inanılmadığından alyuvarları sun’i yoldan aldığı iddia edildi. Dünyanın en çok uyuşturucu testi yapılan atleti oldu. Hiçbir şey bulunamadı. Kanserli yıllarında acıya alıştığından etaplarda zorlanmıyor son metrelerde çok diri oluyordu. Bilim ve insan hırsı elele Lance binlerce saat laboratuarda kaldı. Sadece 140 saat hava türbülans ünitesinde devamlı pedal çevirdi. Giydiği elbise bile hava basıncını azaltan deneylere göre tasarlandı. Bisikletin üretiminde karbonfiber kullanıldı. Bu madde havacılık sektöründen ödünç alındı. Böylece bisiklet en hafif ağırlığa indirildi. Taktığı kask dünyanın en hızlı kaskı... Yeryüzünde bir tane var onu da Lance kullanıyor... Ayakkabıları da karbonfiber ve çok hafif.. Ayakkabı tabanı enerji transferine yarıyor.. Tabanı sert ve hiç bükülmüyor. Bükülebilmesi için 6 ton ağırlıkla dikeylemesine bastırmak gerekiyor... Lastiklerde de bu madde tercih edildi... Bisikletin yüzlerce sanal prototipi yapıldı ve rakip bisikletlerden 200 gram hafif bir araç elde edildi. Rüzgar kalkanı Discovery Channel 15 farklı ülkenin bisikletçisinden oluşuyor. Takım arkadaşları Lance Armstrong’u hep üç veya dördüncü sırada tutarak rüzgara kalkan oluyorlar. Bu etabın son kilometrelerine kadar böyle sürüyor. Böylece Lance rüzgarla daha az uğraşıyor ve gücünü muhafaza ediyor. Eski rakibi Johann Bruynell 6 yıldır Armstrong’un taktik direktörlüğünü yapıyor. Lance her sene tura 8 ay kala (kasım ayı) antrenmanlara başladı. Her gün yüzlerce kilometre mesafe katetti. Böylece Ocak aylarında yaşadığı acıları etapta yaşamıyordu. Ve bu efsane adam başarılarının itici gücü olarak şu duygusunu dile getirdi ‘Her bitiş çizgisine yaklaştığımda orada beni bekleyen ailemi hayal ediyorum ve onlara biran önce kavuşmak için pedala yükleniyorum.’ Yukarıda yazılı olanlar herhalde Armstrong’un nasıl üst üste 7.kez dünyanın en önemli yarışı olan Fransa Bisiklet Turu’nun şampiyonluğuna ulaştığını anlatıyor. Bu efsane sporcu ailesine daha çok zaman ayırmak için bu şampiyonlukla beraber tura veda etti.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT