BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kanatlı karınca

Kanatlı karınca

“Alo!.. Kedin elimizde... Evdeki bütün toz şekerleri bir çantaya koy. Hava kararınca su nanelerinin dibindeki tezek topağının arkasına bırak. İlaçlama servisine ya da annene haber verirsen kedin ölecek!..”



“Alo!.. Kedin elimizde... Evdeki bütün toz şekerleri bir çantaya koy. Hava kararınca su nanelerinin dibindeki tezek topağının arkasına bırak. İlaçlama servisine ya da annene haber verirsen kedin ölecek!..” Gurbet elde canıma yetti bu karıncalar. Bizim memleketin karıncaları ekmeğinin peşinde minyon garibanlar. Kardeşim bu karıncalar kibarından sarılmış zeytinyağlı dolma kadar. Odanın her yerini sardılar. Ne bulsalar sırtlayıp taşıyorlar. Obsesif zaten bunlar; alıyor taşıyor, dönüyor, alıyor yine taşıyorlar... Pişmanım. Bir bu memlekete geldiğim için, bir de ah ben kedi yerine niye karınca yiyen beslemedim? Çocukluğumdan beri yemedim yedirdim, yuvalarını sopayla hiç dürtüklemedim, taşıyamıyorlardı aldım çitlenmiş çekirdekleri yuvalarına kadar getirdim, tamam belki kazara bir kaçını da ezdim, ama hep sevdim. E, beni niye ısırıyorsunuz?!.. Klasik hikaye. Yok ben kendi ekonomimi ayarlayamıyormuşum, üç ekmek varken poğaça da pişiriyormuşum. “Ver elindeki ekmeği ben yuvamdaki mantarları besleyeceğim” Bana ne senin mantarlarından. Savaş ilan ettim. Önceleri “Aa naber? Ne iyi ettiniz de geldiniz” falan dedim. Bir iyi gözlemledim. Baktım bakalım bunlar gelip gidiyor da, nereye gidiyorlar? Dağılmış, ilerliyorlar. Mutfağa, televizyona, oradan koltuğa, koltuktan ninemin eşarbına “Oooh” Tam geçiş noktalarına küflü limondan mayınlar yerleştirecektim ki... Bir itirafçı karınca tırmandı ayağıma. “Abla” dedi. “Hani yerde yığılı gazeteler var ya köşede. Hah, onların arkasına yuvalandılar.” Savulun bre zar kanatlılar! Aldım elime iki bin vat çekişli on kaplan gücünde elektrik süpürgesini, dayadım mesken tuttukları çatlağın ağzına. Vooouuuuvvmm!.. Karınca tarihinin en şiddetli kasırgası. İşgal edilen bisküvi paketlerinden geri çekilindi, yuvalar boşaltıldı. Kanatlı karıncaların uçuşları iptal edildi. Muhabiriniz Manhattan’dan bildirdi. Sahanda yumurta çabukluğunda koca karınca ordusunu fıtır fıtır dağıttım. Allah sizi inandırsın, daha geçen hafta Toroslar’da üç aslan avladım. Tamam burada biraz abarttım, ben kendim de fark ettim zaten. Derken... “Elindeki hortumu yere bırak!” narası çınladı. Bir gideriz bin geliriz hesabı her yeri sarmışlardı! *** Yerdeydim. Yenilmiştim. “Anan” dedi burnumun ucundaki karınca, az bir antenini de seğirterek. Eser miktarda idrakle baktım ona. Devam etti; “Mütarekeci karıncamızı takdim edeyim, Kofti Karıncannan” - Ha, memnun oldum. Ben de... - Kısa kes! Kimyasal silah üretimini durduracaksınız. -Yahu karınca kardeşim, yanlışın var senin. Aç bak lavabonun altına. Yarım bidon açık deterjandan başka bir şey yok. - Sus! Bölge çamaşır suyundan arındırılacak. Kezzap, kireç yok! -Siz de beyaz trafiğini durdurun. Erzak çuvalını bile delmişsiniz. Un, şeker, tuz ne varsa tükettiniz. - Eminönü’nden susam şekeri isteriz. -Bakarız bir şeyler. -Bolu Dağı tünelinde son kazmayı biz vuracağız. -Olur, konuşurum. -Kıbrıs’ı da verin! -E, yuh! Abarttınız ama siz. Bir arbede yaşandı. Tabii ben tekim, gururlu fakat gariban bir gencim; düştüm. Aa, düşmüş! Derin bir oh çektim rüya görmüşüm. Paçayı kurtardık. Bak yavrum buralar hep ironiydi, yıktık devrik cümle yaptık. Şimdi şurada kesip yemek tarifi vermeye başlasam kim fark eder? Yaban ellerde bir karınca ısırığından hastanelik oldum, insan bir geçmiş olsun der... Ninem diyor ki: Güzele “güzel” dersin naz eder, çirkine “güzel” dersin haz eder. Profesör Mualla: Her şeye doğru demek ahmaklık, her şeye yanlış demek zorbalıktır. Halime Gürbüz ----------- Anne adayları tatili dinlenerek geçirin! Hamilelik döneminde, özellikle de seyahat sırasında sağlığa, daha fazla önem gösterilmesi gerekiyor. Bu bakımdan anne adaylarının, tatile çıkmadan önce mutlaka doktoruyla konuşması gerekir. Tatile çıkarken, şunlara özen gösterin. - Hamileliğiniz yedi ayı doldurmuşsa, uzun yolculuktan kaçının. - Gebeliğin son üç ayında 4 saatten fazla süren uçak yolculuğunu zorunlu olmadıkça tercih etmeyin. - Aşırı sıcak ve yüksek rakımlı bölgeler size uygun değil. - İçme sularına dikkat edin. Yurt dışına gitmek istiyorsanız, hem tıbbi imkanlarının yetersizliği hem de sıtma gibi hastalıkların sık görülmesi sebebiyle az gelişmiş ülkelerden uzak durun. Bol sıvı alın - Seyahatlerde sık görülen, anne ve bebeğin sağlığını etkileyen mikrobik ishale karşı sadece kapalı suları tercih edin ve buz kullanmayın. - Dışarıda hazırlanmış salata, az pişmiş et ve mayonezli ürünlerden kaçının. Bol sıvı alın ve lifli besinler tüketin. - Gideceğiniz bölgede acil bir durumda hangi sağlık kuruluşlarına başvurabileceğinizi öğrenip telefonlarını alın. - Rahat, ince hava alan giysiler ve alçak topuklu ayakkabıları tercih edin. - Tatili sürekli gezmek yerine sık sık dinlenerek geçirin. - Eğer otomobille seyahat ediyorsanız, saatte bir mola verin. Sırtınızı ve boynunuzu yastıkla destekleyin, emniyet kemerinizi karnınızı sıkmayacak şekilde gevşek takın. - Yanınızda hafif ve besleyici yiyecek, meyve suyu ile su bulundurun. - Uçağın kanat hizasındaki bölümünü ve koridor tarafını tercih edin. Doğal güzellik kolay güzellik Kuru ciltler için maskeler: Kabak: Pişirilmiş kabaktan 2 çorba kaşığı iyice karıştırıldıktan sonra, içerisine 1 çorba kaşığı zeytin yağı veya badem yağı karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı yüzünüze sürün, 20 dakika sonra ılık su ile yıkayın. Havuç: 2 havuç rendeleyip, yumurta akı ile çırpın. Buna bir tatlı kaşığı zeytin yağı veya süt ve az miktarda nişasta karıştırın. Sonra yüzünüzü boynunuzla birlikte yağlayın. 30 dakika sonra ılık su ile yıkayın. Marul: Marul yapraklarını ince ince kıyın, üzerine zeytin yağı ve birkaç damla limon suyu sıkın (lapa haline gelmesi için). Yüzünüze sürün. 20 dakika sonra yavaş yavaş önce sıcak, sonra soğuk su ile yıkayın. Marul yerine, rendelenmiş turp veya patates püresi de kullanılabilirsiniz. Elma: Bir elma iyice rendelendikten sonra, içerisine bir çorba kaşığı zeytin yağı, süt veya kaymak karıştırın. Yüz ve boynunuza sürüp 20 dakika kadar bekledikten sonra ılık su ile yıkayın. Şeftali: Olgun bir şeftaliyi iyice ezdikten sonra, haşlama papatya suyu ile lapa haline gelinceye kadar karıştırın. Sonra yüze sürün. 20 dakika bekletildikten sonra sıcak su ile yıkayın. Yağlı ciltler için maskeler: Badem: Papatya, Ihlamur çiçeği, lavanta, mürver ağacı çiçeği ve çam filiz uçlarından eşit miktarda alınıp karıştırın. Bu karışımdan 2 çorba kaşığı alıp 150 g. kaynar su içinde haşlayın. Bu haşlamaya (50 grama 1 çorba kaşığı badem içi gelecek şekilde) badem içi ilâve edip, haşlamaya devam edin. Bu karışıma (1 tatlı kaşığı un ve yarım tatlı kaşığı bal ekleyip, ılık haldeyken yüzünüze sürün. 30 dakika bekledikten sonra, önce sıcak sonra soğuk su ile yıkayın. Elma: Bir ya da iki elmayı ufak ufak rendeledikten sonra, iyice çırpılmış yumurta akı ile karıştırın. Elde ettiğiniz karışımı yüzünüze ve boynunuza sürülüp 20 dakika bekledikten sonra ılık su ile yıkayın
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT