BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘İSTANBUL bankacılık ve iş merkezi olacak’

‘İSTANBUL bankacılık ve iş merkezi olacak’

Özal; İstanbul startını şu ifadelerle hükümet programına yansıtmıştı: “İstanbul’u deniz aşırı iş ve bankacılık merkezi yapmak için gerekli tedbirler alınacaktır...”



Türk siyasi tarihinin önemli dönemeçlerinden 12 Eylül 1980 sonrası demokrasi adına yeniden yapılanma Özal gibi siyasi bir deha ile fevkalade hız kazanmıştı. Çalışan sistemin bütün çarkları üretimi, modernizasyonu, kaliteyi ve kalıcılığı işliyordu. İki elini başının üzerinde kenetleyen Özal en az elleri kadar insanın yüreğini kavrayan gülümsemesi ile insanlara güven veriyor ve Türk halkının ‘tonton amcası’ oluyordu. Özal kenetlendirdiği elleri ile ‘biz 4 farklı görüşü bir araya topladık. Kimsenin ayrısı, gayrısı yok artık’ derken esasen 4 değil ellerinin toplam parmak sayısı olan on kadar siyasi ve etnik görüşü sindirmeyi becerebiliyordu. İşte bu hızlı dönemde İstanbul Bedrettin Dalan ismi ile tanışıyor ve ‘Kirlenmiş Haliç benim gözlerimin rengi gibi olacak. Haliçte hem yüzecek hem de balık avlayacağız’ demişti. Bu tarihler ve bundan sonrası İstanbul için çok önemli tarihler. Özal’ın startına aynı tempoda hatta daha da hızlandırarak Recep Tayyip Erdoğan cevap vermiş ve İstanbul bugünkü halini almıştır. Buradan ‘Programlardaki İstanbul’ turumuzun Özal dönemini işledik. Konumuz devam edecek. Ulusu Hükümeti- (20.09.1980-13.12.1983): “Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyetini koruma ve kollama görevini yerine getirerek 12 Eylül 1980 tarihinde Devlet yönetimini üstlenmiştir... Bu tarihten itibaren yasama ve yürütme görev ve yetkisi, Milli Güvenlik Konseyi tarafından Türk Milleti adına kullanılmıştır... Şehirlerin gelişme alanlarında yeni yerleşim yerleri açılarak arsa spekülasyonunun önlenmesi, gecekondu bölgelerinin hızla ıslahı ve kentle bütünleşmesi sağlanacaktır... Artan konut ihtiyacını karşılamak ve gecekondu yapımını önlemek maksadı ile milli konut politikası doğrultusunda ucuz ve toplu konut yapımı teşvik edilecektir.” ‘Şehirler toplumun aynasıdır’ I. Özal Hükümeti- (13.12.1983-21.12.1987): “Türkiye’yi, yepyeni, kavgasız, ileri ve modern bir ülke haline getirmeye azmettik... Muhterem milletvekilleri, 6 Kasım 1983 seçimleri ile Türkiye’de yeni bir dönem başlamıştır. Bir defa daha milli iradenin tecellisi neticesinde teşkil olunan Yüce Meclisimizin milli tarihimizde alacağı yer her bakımdan çok mühim olacaktır... Demokratik idare, sadece parlamentodan ibaret değildir. Mahalli idareleri, demokrasinin alt yapısını tamamlayan en önemli unsur olarak kabul ediyoruz... İktisaden geri ödeme gücüne sahip altyapı projeleri işletmeye alındıktan sonra halka açılacaktır. Örnek olarak, Boğaz Köprüsü, Keban Barajı ve Hidroelektrik Santralı gibi tesisler değerlendirilerek, güvenilir, devamlı ve enflasyona karşı korunan şartları haiz gelir senetleri kısmen halka satılacaktır. Buradan elde edilecek paralar ile İkinci Köprü, Karakaya, Atatürk Barajı gibi projeler süratle tamamlanabilecek ve bunlar da aynı şekilde halka açılabilecektir... Şehirler toplumun aynasıdır. Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi şehirlerin düzenli ve planlı oluşu ile ölçülür... Belediyeler şehirleşme hizmetlerinin ifasında ana kuruluşlardır. Belediyelerin müessir, süratli ve verimli şekilde hizmet verebilmeleri için, mükellefiyetlerine uygun imkan ve kaynaklara kavuşturulmalarını ve bunları en iyi şekilde kullanmalarını sağlayacak tedbirleri alacağız... Marmara Denizi, Haliç, İzmit ve İzmir Körfezleri gibi su kirlenmesinin aşırı olduğu yerlerde süratli tedbirler alınmadığı takdirde çözüm daha da güçleşecektir...” Metro ve doğal gaz II. Özal Hükümeti- (21.12.1987-09.11.1989): “İstikrarlı ve kuvvetli Hükümet, devlet iradesinin müessir bir şekilde yürütülmesinin ilk ve en önemli şartıdır... Dünyada ilk defa olarak Türkiye’de alt yapı projelerinde Yap- İşlet-Devret modeli geliştirilmiş ve uygulamaya konulmuştur... Fatih Sultan Mehmet köprüsü 1988 Mayısında hizmete girecektir... İstanbul’u deniz aşırı iş ve bankacılık merkezi yapmak için gerekli tedbirler alınacaktır... 1983 yılında dış turizm gelirimiz 411 milyon dolar, yatak kapasitemiz 66 bin idi. Bu yıl sonunda yatak kapasitesi 120 bini bulacak, dış turizm geliri ise 1.5 milyar dolar civarında olacaktır... Türkiye’de yapılan ilk F - 16 jet uçağı 1987’de göklerde uçmaya başlamıştır... 1 500 km. otoyol önümüzdeki dönemde tamamlanacak... Büyükşehirlerimizdeki metro, hafif metro, ve toplu taşıma hizmetleri mali bakımdan desteklenecektir... Atatürk Hava Limanı açık Hava Limanı haline getirilecek, Ortadoğu ve Güneydoğu Avrupa’nın en hareketli hava limanı olacaktır... Şehirlerimizin havasını daha temiz tutmak ve enerji santrallerini beslemek yanında, kaliteli ve yüksek kalorili tabii gazdan büyük ölçüde istifade edilecektir. Başta İstanbul, İzmit, Bursa, Eskişehir, Ankara, Konya, Kayseri ile Balıkesir, İzmir, Manisa olmak üzere çok sayıda şehrimize gaz götürülecektir... Mahalli idareler konusunda çok büyük hamleler yaptık... Büyükşehir belediye idaresini kurduk ve büyük şehirlerdeki problemlerin çözümlenmesine ayrı bir önem ve ağırlık verdik....
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT