BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nasıl ceza?

Nasıl ceza?

Beşiktaş maçında iki kişi arasında geçen olaya dayanılarak verilen ceza... F.Bahçe maçında ise cezaya dayanak gösterilen organizasyon bozukluğu...



Beşiktaş maçında iki kişi arasında geçen olaya dayanılarak verilen ceza... F.Bahçe maçında ise cezaya dayanak gösterilen organizasyon bozukluğu... Buna ‘ham hum şaralop’ denir... Biz F.Bahçe veya başka bir kulübe mutlaka ağır cezalar verilsin demiyoruz. Bizim diyeceğimiz hak ve adaletin futbolda adil olarak dağıtılması... Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekili Şekip Mosturoğlu yaptığı açıklamada “cezanın veriliş nedenlerinin kriterlere uymadığını” anlatıyor. Tahkim Kurulu Üyesi Samim Ünan “bilet satışı olmayan yerde 7-8 bin kişinin toplanmasına anlam veremediğini bunun akla pek çok soru getirdiğini” vurgularken “Beşiktaş maçındaki münferit olayın böylesine ağır bir cezayı gerektirmediğini” belirtiyor. Konu ilginç. Beşiktaş maçında münferit olan ve ölümle sonuçlanan olay, ceza için esas alınırken, F.Bahçe maçında bir kurşunla meydana gelen yaralama ceza için esas alınmayıp; organizasyon bozukluğu gerekçesi ile sonuçlandırılıyor. Burada önemli olan Fener, Beşiktaş veya diğer kulüpler değil. Tahkim Kurulu’nun benzer suçlarda nasıl farklı gerekçelerle karar verdiği. Siz şimdi Tahkim Kurulu’nun kararlarına nasıl inanacaksınız?.. Tabii ki hakkında bir suçlamadan karar verilecek kulüp, cezanın en az olmasını sağlamak için pek çok girişimde bulunacak. Medyayı araya koyacak, Başbakan’ı araya koyacak, bakanları koyacak, gelecek seçimlerdeki tavırlarını gözden geçireceklerini söyleyecek ve daha akla hayale gelmeyen pek çok yola başvuracak... Marifet bu baskılara göğüs gerebilmek. Ardından adil kararlar verebilecek vicdan sorumluluğunu taşıyabilmek. Futbol Federasyonu’nda sorumlu iki üyenin bu konudaki açıklamaları insanı titretiyor. Demek Tahkim Kurulu, ellerindeki verilere, vicdan sorumluluklarına göre değil, baskılara ve kulüp isimlerine göre karar veriyorlar... Onun için bu tür kararlara ‘ham hum şaralop’ denir. Onun için ‘futbolda şike var mı?’ iddialarının araştırılmasına kimse inançla bakmaz... Onun için hakemlerin kararları temcit pilavı gibi akşama kadar eleştirilir. Onun için kimse bu kararlara güvenmez. Onun için başarı sahada değil masa başında aranıp durulur. Daha ne diyelim, diyenler demiş. Birisi Futbol Federasyonu Başkan Vekili Şekip Mosturoğlu, diğeri Tahkim Kurulu Üyesi Samim Ünan... Teşekkürler vicdan sahiplerine... Alex’in nesi var? Christoph Daum Alman Milli Takımı’nın başına getirilmesi düşünülmüş, son üç yılda üç şampiyonluk yaşamış başarılı bir teknik adam... Bir bakıyorsunuz son aylarda üç yıldız futbolcu tarafından eleştiri yağmuruna tutulmuş... Önce Van Hooijdonk, ardından Anelka ve şimdi de Alex... Başarılı bir hoca ve yıldız üç futbolcu... Biliyorsunuz Anelka’nın transferi gündem olunca Van Hooijdonk ile Daum’un arası açılmıştı. Anelka transferi söz konusu olunca o da Daum’la limoni oldu. Şimdi Alex’in nesi var acaba? Diyarbakır maçında Alex hiç bir varlık gösteremedi, hatta Aurelio da öyle. Buna karşılık yeni transfer Appiah hepsinin yerine oynadı adeta. Futbolcu bunlar, kim bilir neyin hesabını yapıyorlar... Sayın başkanın işi zor... Bu güzelim kadroyu, bu güzelim takımı bu hale getirmek için az uğraşmadı. Şimdi Şampiyonlar Ligi öncesi kriz... Aziz Yıldırım için şimdi başkanlık kariyerini konuşturma zamanı. Bunu da başarır. Çünkü öyle olması lâzım... Rıdvan Dilmen NTV’de Rıdvan Dilmen’i dinlerken düşündüm. Sevgili Dilmen yorumlarını futbolcu, teknik ve taktik üzerine yapıyor. Dedikodu üzerine asla... “Ne var bunda?” diyebilirsiniz... Çok önemli noktalar var... Birincisi, Dilmen önemli bir TV kanalında konuşuyor. İkincisi, alışagelmediğimiz konuları, bir başka deyişle, olması gereken konuları yorumluyor. Üçüncüsü, ilgi çekici bir şekilde anlatıyor. Dördüncüsü, geyik muhabbetlerini silkeliyor... Bana göre Dilmen futbolculuğundaki başarısını ekranlara taşımayı başardı... Daha da önemlisi, futbol yayıncılığına yeni bir boyut getiriyor, dedikoduyu, safsatayı, geyik muhabbetini tarihe gömüyor... Olması gerekenin kapılarını Rıdvan Dilmen açtı. Arkadan gelecekleri de bekliyoruz...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT