BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HAZIMSIZLIK deyip geçmeyin

HAZIMSIZLIK deyip geçmeyin

Hatalı beslenme alışkanlıkları ve psikolojik sebeplerle gelişen hazımsızlık; diyabet, tiroid hastalığı, safra kesesi taşı, bağırsak hastalıkları ve kanserin habercisi olabiliyor



> Sevdican Güneş İSTANBUL - Modern hayat tarzının getirdiği aşırı stres, düzensiz yemek yeme alışkanlığı, çay, kahve ve asitli içeceklerin fazla tüketilmesi, hazımsızlık probleminin görülme sıklığını artırıyor. Genellikle basit bir problem olarak görülen hazımsızlık, diyabet, ülser, yemek borusu iltihabı, gastrit, safra kesesi taşı, bağırsak hastalıkları ve kanserlerinin belirtisi olabileceğini unutmayın. Gastroenteroloji ve Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nadir Kaya, hazımsızlığın genellikle iyi tarif edilemeyen karında rahatsızlık hissi, hazımsızlık, şişkinlik, gaz, karın ağrısı, erken doyma, bulantı, kusma ve göğüs kemiği arkasında yanma gibi yakınmalar biçiminde ortaya çıktığını açıkladı. Hastalıkların habercisi Hazımsızlık sebebiyle başvuran hastaların yaklaşık yarısında herhangi bir organik veya sistemik sebep bulunmadığını kaydeden Prof. Dr. Nadir Kaya, bu durumda fonksiyonel hazımsızlıktan şüphelendiklerini belirterek şu belirtilere dikkat çekiyor: “Fonksiyonel hazımsızlıkta, en az bir aydan daha uzun süreli tekrarlayan karın ağrısı ve karnın üst kısmında rahatsızlık hissi söz konusudur. Bu belirtileri açıklayacak hiçbir klinik, laboratuvar, endoskopik veya ultrasonografik bulgu yoktur. Hazımsızlığa sebep olabilecek sistemik hastalıklar diyabet, tiroid, paratiroid hastalıkları, kronik böbrek yetmezliği ve kollagen doku hastalığıdır. Gebelikte de hazımsızlık görülebilir. Sindirim sistemini ilgilendiren organik hastalıklar ise ülser, yemek borusu iltihabı, ilaca bağlı gastrit, safra kesesi taşı, pankreas iltihapları, parazitler, kötü emilim durumları, bağırsak hastalıkları ve kanserler sayılabilir.” Psikolojik hazımsızlık Kilo kaybı, yutma güçlüğü, kansızlık, kanama, sarılık, kusma, ailede kanser öyküsü bulunmasının alarm belirtileri olduğunu açıklayan Prof. Dr. Kaya, “Bu belirtileri olan hastalarda mutlaka endoskopik inceleme yapılmalı. Fonksiyonel hazımsızlık çeken hastalarda ise psikolojik bozukluk olabileceği atlanmamalıdır” diye konuştu. Psikolojik manada tetiği çeken olay ya da problemler çözülmeden bu tür hastalıklarda sadece sindirim sistemine yönelik tedavinin yetersiz kalabileceğini dile getiren Prof. Dr. Kaya, “Asit giderici ilaçlar, bağırsak hareketlerini düzenleyen ilaçlar kullanılabilir. Sigara, alkol, aspirin ve benzeri ağrı kesicilerden kaçınılmalıdır. Kahve, çikolata, asidik meyve suları, biber tüketilmemelidir. Sık ve az yenilmeli, yemekten hemen sonra yatılmamalı, en az 2-3 saat sonra yatılmalıdır. Dar, kan basıncını artıran giysilerden kaçınılmalıdır” tavsiyelerinde bulundu.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT