BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yıllık ücretli izin uygulamaları

Yıllık ücretli izin uygulamaları

İzin sezonu olması sebebiyle işverenler ile işçiler arasında yıllık izin uygulamaları ile ilgili birtakım anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle sizlerden gelen talep doğrultusunda bu haftaki yazımızı 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde yıllık ücretli izin uygulamalarına ayırdık.



İzin sezonu olması sebebiyle işverenler ile işçiler arasında yıllık izin uygulamaları ile ilgili birtakım anlaşmazlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle sizlerden gelen talep doğrultusunda bu haftaki yazımızı 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde yıllık ücretli izin uygulamalarına ayırdık. Bir yıl süreyle çalışarak bedenen ve ruhen yorulan işçinin söz konusu yorgunluklarını atması için İş Kanunu ile işçilere ücretli izin hakkı tanınmıştır. Yıllık ücretli izin işçilere dinlenme imkanı sağlamaktadır. Yıllık ücretli izin hakkında vazgeçilemeyeceği, devredilemeyeceği, bölünemeyeceği, ertelenemeyeceği İş Kanunu’nda ve Yargıtay içtihatlarında güvence altına alınmıştır. Bilindiği gibi 10 Haziran 2003 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu yürürlüğe girmiştir. Bundan önceki 1475 sayılı İş Kanunu’ndan farklı olarak yıllık ücretli izin süreleri düzenlenmiştir. Yeni İş Kanunu ile işçilere verilen yıllık ücretli izin hakkı Avrupa Birliği normlarına uygun hale getirilmiştir. Yıllık ücretli izne hak kazanma İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verileceği İş Kanunun 53’üncü maddesinde hükme bağlanmıştır. Söz konusu kanun hükmüne göre, işçinin yıllık ücretli izne hak kazanabilmesi için en az bir yıl çalışması gerekmektedir. Bir yıllık süreye deneme süresi de dahildir. Bir yılık süreye, işçinin fiilen çalıştığı süreler ile çalışmış sayıldığı süreler dahil edilir. Fiilen çalışan süre, işçinin o işyerinde çalışarak geçirdiği süreleri ifade eder. Yıllık izin bakımından çalışılmış gibi sayılan haller İş Kanunun 55’inci maddesinde düzenlenmiştir. Örneğin; genel tatil, hafta tatili, bayram tatili süreleri, işçinin iş kazası veya hastalık sebebiyle istirahatli geçirdiği günler çalışılmış gibi sayılan sürelerdendir. İşçinin aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerde bir yıllık sürenin hesabında dikkate alınır. Ödünç iş ilişkisinde de ödünç alanın yanında geçen süreler, işyeri devrinde devreden işveren yanında geçen süreler bir yılın hesabına dahil edilir. Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz (m 53/III). Kanunun bu hükmüne göre bir yıldan az süren mevsimlik ve kampanya işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin hakkı bulunmamaktadır. İşçinin çalışmasının, 55’inci maddede sayılan haller dışında, kesintiye uğradığı durumlarda, bu boşluklar kadar hizmet süresi eklenmek suretiyle bir yıllık süre tamamlanır. Yıllık ücretli izin hakkının, işçinin ölümü halinde mirasçılara geçip geçmeyeceği konusunda Kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Doktirinde ise bu konu tartışmalıdır. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 19.04 2000 tarih, 2000/9-790 E, 2000/803 K sayılı kararı ile konuya son noktayı koymuştur. Söz konusu karar göre; işçinin ölümü ile yıllık izin hakkı ücrete dönüşeceğinden bu ücret mirasçıya geçecektir. Yıllık izin süreleri İş Kanunun 53’üncü maddesinin 4’üncü fıkrasında yıllık izin süreleri aşağıdaki gibi düzenlenmiştir. İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi; a) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden, b) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden, c) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden, Az olamaz. Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi yirmi günden az olamaz. Yıllık izin süreleri iş sözleşmeleri ve toplu iş sözleşmeleri ile artırılabilir. Yıllık ücretli izin süreleri mülga 1475 sayılı İş Kanununa göre 4857 sayılı Kanunda ikişer gün artırılmıştır. Yukarıda belirtilen yıllık ücretli izin süreleri asgari olup, işveren ile işçi arasında yapılacak İş Sözleşmesi ile bu süreler artırılabilir. İşveren kendiliğinden de bu sürelerden fazla yıllık ücretli izin kullandırabilir. Yıllık ücretli izin bölünemez Yukarıda gösterilen izin sürelerinin işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Ancak, bu süreler, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir. İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez. Yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Yıllık ücretli izinleri işyerinin kurulu bulunduğu yerden başka bir yerde geçirecek olanlara istemde bulunmaları ve bu hususu belgelemeleri koşulu ile gidiş ve dönüşlerinde yolda geçecek süreleri karşılamak üzere işveren toplam dört güne kadar ücretsiz izin vermek zorundadır. İşveren, işyerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerini gösterir izin kayıt belgesi tutmak zorundadır. Aksi halde ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda işçiye yıllık ücretli iznini kullandırdığını işverenin ispat etmesi gerekir Son olarak belirtelim ki; işveren, yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri işçiye ayrıca ödenir. Okuyuculara cevaplar * Ayla Şahin- BAĞ-KUR isteğe bağlı sigortaya sağlık sigortası ödeyerek başlamışsınız. Sağlık sigortası primini ödemeyi durdurursanız emekli olduğunuzda BAĞ-KUR’dan sağlık yardımı alamazsınız. Ancak, sağlık sigortası primi ödemeden isteğe bağlı sigortaya bir süre devam ettikten sonra, başka bir sosyal güvenlik kurumuna geçerseniz, mevcut kanunlara göre en az 3,5 yıl bu kurumlardan birisine prim ödeyerek emekli olabilirsiniz. Ayrıca, tarafınıza aylık bağlayan kurumun sağlık yardımlarından da yararlanabilirsiniz. * Ahmet Yazıcı- Verdiğiniz bilgilere göre 1985 yılında BAĞ-KUR tesciliniz var. Ancak bugüne kadar hiç prim ödememişsiniz. BAĞ-KUR tesciliniz olmasaydı sigortalılığınız 4 Ekim 2000 tarihinden başlayacaktı. Ancak, BAĞ-KUR sigortasına tesciliniz olduğu için 1985 yılından bugüne kadar olan borçlarınızı ödeyerek hizmet kazanabilirsiniz. Erkek sigortalıların BAĞ-KUR’dan emekli olabilmesi için en az 25 tam yıl prim ödemeleri gerekiyor. Henüz yaş haddine girmediğiniz için bu kural sizin için de geçerlidir.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT