BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özenti filmler beğenilmiyor

Özenti filmler beğenilmiyor

Yeşilçam’ın ünlü aktrisi Perihan Savaş “Baş Başa”ya konuk olarak ilginç açıklamalarda bulundu. 'Amerikan sinemasına özenilerek çekilen filmler Türk izleyicisini sinemadan uzaklaştırıyor...'



Yeşilçam’ın ünlü oyuncularından Perihan Savaş, “Avrupa ve Amerikan sinemasına özenilerek çekilen filmler seyirciyi sinemadan uzaklaştırıyor” dedi. TGRT HABER TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu “Baş Başa” Programı’nın bu haftaki konuğu sanatçı Perihan Savaş oldu. Programda Türk Sineması’ndaki sorunlara değinen Perihan Savaş sözlerine şöyle konuştu: “Film sayısı yetersiz” “Türk sineması 70’li yıllardan çok sayıda film çekiliyordu ama daha sonra ortaya çıkan uygunsuz filmler furyası yüzünden aile izleyicisi sinemayı terk etti. Böylece sinemalar tek tek kapanmaya başladı. Bunun yanında sinemadan para kazanan insanların sinemaya yatırım yapmamaları da sinemanın çökmesini hızlandırdı. Filmlere gerekli gereksiz sansür uygulayan devlet de sinemaya sahip çıkmadı. Bu sebeplerden dolayı Türk Sineması zayıfladı ve çok zor bir döneme girdi. Son dönemde ise Türk Sineması yükselişe geçti ancak çekilen film sayısı yetersiz. Bir diğer olumsuzluk da yakın dönemde Avrupa ve Amerikan sinemasına özenilerek filmler çekilmeye başlandı. Bu şekilde yapılan özenti filmler izleyiciyi sinemadan uzaklaştırıyor. Halkımız kültürümüzden çıkmış senaryolara, yapımlara ilgi gösteriyor. ‘Eşkıya’ ve ‘Vizontele’ye baktığımız zaman her iki yapım da çok büyük başarılara imza attı. Çünkü insanımız bu tür filmlerde kendini buluyor. Sinemamızın geleceği için böyle filmlerin çoğaltılması gerekir.” dedi. “Devlet desteklemeli” “Sinema devlet tarafından desteklenmelidir” diyen Savaş, “Türk Sineması’nın dünyada kabul edilir bir noktaya gelebilmesi için hem sponsorların artması hem de devletin sinemayı destekleyip, teşvik etmesi lazım. Türk sinemasına yatırım yapıldığı takdirde sinema kalkınacak gelişecek ve dünyada ses getirecek yapımlar ortaya çıkacaktır. Ancak şu anda ülkemizde durum tersine işliyor. Devlete havalimanları ve demiryollarını kullanımı için çok büyük paralar ödeniyor. Halbuki sanatla kültürümüzü dünyaya tanıtabiliriz. Ülkemizdeki doğal güzelliklerin tanıtımını reklamını sinema ile yapabiliriz. Bu tüm dünyada yapılırken neden Türkiye’de yapılmıyor. Mısır ‘Mumya’ filmi için bütçeden 200 milyon dolar ayırdı. Filmin sinemalarda gösterilmesinden sonrada turizmde önemli bir noktaya geldi.” “Reytinge inanmıyorum” “Reyting oranlarının gerçeği yansıttığına inanmıyorum” diyen Perihan Savaş, sözlerini şöyle sürdürdü,” Kamuoyuna sunulan reyting oranları belli bir bölgede yapılıyor. İzlenmiyor denilen birçok yapım Anadolu’da ve Türkiye’nin değişik bölgelerinde çok fazla ilgi görüyor. Hangi programın Türkiye genelinde daha çok izlendiğini öğrenmek isteyenler, kendileri araştırma yaparak gerçek oranları görmelidirler.” ‘Sanatçı örnek olmalı’ Eskiden basın ile sanatçılar arasında karşılıklı saygı olduğunu vurgulayan Perihan Savaş, “Geçmiş dönemlerde de magazin yapılıyordu. Ancak şimdiki gibi her yerde takip edilmezdiniz. Eğer magazinlik bir şey yakalanırsa sanatçıdan izin alınır ve çekilirdi. Günümüzde ise özel televizyonlarla birlikte magazin programları arttı ve sanatçıların özel hayatı kameraların önüne alındı. Bu olumsuzlukların tümünü basına yüklememek de yanlış olur. Bazı sanatçılar gidecekleri yerlere gazetecileri kendileri çağırıyorlar. Sonra basın tarafından görüntülenince de haberleri yokmuş gibi davranıyorlar. Bu şekilde gündeme gelmek, bu şekilde kamuoyu tarafından tanınmak sanatçıya yakışmaz. Sanatçı topluma örnek olmalı. Magazinciliğin sınırları konulmalı” şeklinde konuştu. ‘Hayatımı yazacağım’ Hayatını anlatan bir kitap yazmak istediğini belirten ünlü sanatçı, “Yazacağım kitapta eşim Yılmaz Zafer’in yaşadığı sağlık sorunlarını anlattığım bölümü sinemaya uyarlamak ve filmi de kendim çekmek istiyorum. Hiçbir zaman gizli saklı yaşamadığım için kitabımda hakkımda bilinmeyen bir şeyler olmayacak. Bazılarının yaptığı gibi kitabın tirajını arttırmak için olmayan şeyleri yazmak veya birilerine yakıştırmada bulunmak gibi bir niyetim de yok” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT