BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Asuman Hanım telaşlanmıştı!..

Asuman Hanım telaşlanmıştı!..

Kerim Bey arkasına yaslandı. Kahve fincanındaki son yudumu da içip sehpanın üzerine bıraktı. Yüzü gergindi. Her zamanki gibi kaşları çatıktı. Bu sırada Zeynep’in sesi duyuldu içeriden. Asuman Hanım telaşla baktı ağabeyine!



Asuman Hanım gazetelerine çevirdi başını. Bir süre konuşmadı. Zeynep merakla sordu: - Ne diyorsun Asuman Türkmen? Kadın omuzlarını kaldırdı: - Söylerim. Ama ısrar edemem bilmiş ol... Zeynep ellerini çırptı: - Yaşasın, sağ ol canım benim, kraliçem... Söylemen yeterli... Ama konuşurken biraz da destek vermeyi ihmal etme... Öff, ne zaman kendi başıma istediğimi yapabileceğim? Kimseye sormadan, izin almadan... Asuman Hanım başını iki yana salladı: - Tövbe tövbe... Zeynep çayından bir yudum aldı: - Annem yaşasaydı bütün bunlar böyle olmazdı diye düşünüyorum. Asuman Hanım irkildi, dudaklarını ısırdı. Yüzünü bir gölge kapladı aniden. Telaşlanmış gibiydi... *** Kerim Bey kapıda kendisini karşılayan Saniye’ye çantasını verdikten sonra hemen yan taraftaki aynaya bakıp saçlarını düzeltti. Yüzünü inceledi. Sonra ağır adımlarla salona girdi. Asuman Hanım lacivert bir etek ve krem rengi triko bir bluz giymişti. Hafif bir ruj sürmüştü... Her zaman olduğu gibi ayakta karşıladı ağabeyini. - Hoş geldin abi... - Merhaba Asuman... Zeynep yok mu? - Henüz gelmedi. Birazdan gelir. Bugün dersi akşam bitiyor. Nasılsın? Kerim Bey fiskos koltuklarından birine oturdu: - Yorgunum Asuman. Bütün gün toplantıdan toplantıya koşturdum. Ukrayna ile yeni bir bağlantı yaptık. Onunla uğraştım. Sen ne yaptın? Asuman Hanım omuzlarını kaldırdı: - Hiç, ben de kadınları koruma derneğinin toplantısına gittim. Sonra da arkadaşlarla çay içtik Divan Pastanesinde. Ağabeyinin karşısındaki koltuğa oturdu. Birkaç dakika sonra Saniye girdi içeriye. Kerim Beyin yıllardır süren alışkanlığıydı işten gelir gelmez sade bir kahve içmek. Adamın kahvesini sehpanın üzerine bıraktı. Bir bardak suyunu da koydu yanına. İki adım geri çekildi: - Akşam yemeğini kaçta istersiniz efendim? Asuman Hanım gülümsedi: - Yedi buçuk sekiz gibi yeriz Saniye. Zeynep gelir o zamana kadar. - Baş üstüne efendim. Kerim Bey göz ucuyla onun salondan çıkmasını takip ettikten sonra bir yudum aldı kahvesinden: - Bugün Asiye Hanım telefon etti. Para istedi. Doktor kontrolü için gerekiyormuş. Gönderdim avukat vasıtasıyla. Bu kadından hoşlanmıyorum... Asuman Hanım dudaklarını ısırdı: - O kadar riskli ki abi bu iş... Kime ne kadar güvenebileceğini bilemiyorsun. O kadını başından beri beğenmemiştim zaten. Çıkarcı, paragöz bir kadına benziyordu. Kerim Bey arkasına yaslandı. Kahve fincanındaki son yudumu da içip sehpanın üzerine bıraktı: - Avukata gereken talimatı verdim. Gerekirse işine son verecek. Bir hemşire tutulur olmazsa. Asuman Hanım tasdik ederek başını salladı. Kerim Beyin yüzü gergindi. Her zamanki gibi kaşları çatıktı. Bu sırada Zeynep’in sesi duyuldu içeriden. Asuman Hanım telaşla baktı ağabeyine: - Sonra konuşuruz artık abi. Kapatalım meseleyi. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT