BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 110 Milyar Maaş Az

110 Milyar Maaş Az

Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı, “Terim’e 110 milyar maaş fazla diyenler Avrupa’daki örneklere baksın”



> EMRE BOL İşte Eriksson ve Klinsmann Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı, Milli Takım’dan Fatih Terim’e, yeni havuz sisteminden şike ve teşvik iddialarına kadar her şeyi Türkiye’ye anlattı. Fatih Terim’ in aldığı 110 milyar maaşın TBMM’de soru önergesi verilerek hükümete sorulması hakkında Bıçakçı, “Bu para Terim’e az bile” dedi. Dünya futbol piyasasında rakamların çok daha fazla olduğunu söyleyen federasyon başkanı, “Size dünyadaki milli takımlardan örnekler vereyim: Sven-Goran Eriksson’un İngiltere Milli Takımı’nda yıllık ücreti 4 milyon pound. Klinsmann’ın Alman Milli Takımı’ndaki yıllık ücreti ise 3.1 milyon euro. Bu ücretler primden bağımsız, net ve başarıya göre artan ücretler... Terim’in maaşını çok bulanların bunlara bakmasını öneririm. Böyle değerlendirmeleri yaparken, bu gerçekleri bilmek ve gözardı etmemek gerekir” dedi. “Almanya’ya gideceğiz” İşte Bıçakçı’dan çarpıcı sözler: “Milli Takım’ın aldığı başarısız sonuçlardan sonra Ersun Yanal’ın sözleşmesini karşılıklı olarak feshettik. Benim aklımda sadece Dünya Kupası elemeleri yoktu, 2010 yılına kadar milli takımda geleceğe dönük planlamalar yapacak bir isme ihtiyacımız vardı. Hiç tereddütsüz Fatih hocanın kapısını çaldım. O da bu görevin kendisi için onur olduğunu söyleyerek, pazarlık bile yapmadan kabul etti. Terim milli takıma yabancı bir insan değil, bırakın Türk futbolunu dünya futbolunda tanınan bir isim. Ülkemize hangi başarıları getirdiğini bilmeyen yok. Ancak sistemini oturtabilmesi için biraz zamana ihtiyacı var. Bulgaristan karşılaşması sadece bir hazırlık maçı. Kaybetmeyi istemezdim elbet, ama eksiklerimizi gördük ve eminim hocamız buna göre önlemlerini alacaktır. Ben Danimarka ve Ukrayna maçlarını kazanıp Almanya’ya gideceğimize inanıyorum. Bekle Almanya, biz geliyoruz diyorum.” “Şike, teşvik bitecek!” “Yeni havuz sistemi kurulurken 4 büyük takımla problemler yaşadık. Her yeni sistem kurulurken böyle tereddütler yaşanabilir. Ama sistemi anlaşılır bir biçimde ortaya koyduktan sonra bu tereddütler yerini mutluluğa bıraktı. Bütün takımlarımıza verdikleri destek için teşekkür ediyorum. Bu sistem futbolumuzu çok iyi yerlere taşıyacak. Anadolu kulüpleri de artık mâli bakımdan güçlenerek şampiyonluğa oynayacaklar. Bence 5 yıl içerisinde 4 büyük takımın dışında bir şampiyon çıkacak. Dikkat edin ligdeki mücadele her zamankinden daha cezbedici başladı. Çünkü artık alınan her puan, para demek. Kulüplere puan başına 78,5 milyar, 3 puana 235,5 milyar lira verilecek. Böylece herkes kazanmak için oynayacak. Tabii bu da futbolun içinde görmek istemediğimiz şike, teşvik gibi çirkinliklerin önünü alacak. En çok gelir elde eden takımla en az gelir elde eden takım arasındaki fark 5.4 mislinden 4.4 misline gerileyecek. Yani artık herkes puanların peşinden koşacak.” “Suçu olan cezasını çeker” “Ülkemizde futbolun temiz, olaysız ve Fair Play ruhuna uygun oynanmasını istiyoruz. Ancak bazen istenmeyen şeyler oluyor. Seyirci ve futbol; bunlar birbirinden ayrılamaz. Biz açıkçası federasyon olarak saha kapatma cezası vermeyi istemiyoruz. Ama hukuk var, yasa ve talimatlar var. Ayrıca saha kapatma cezası FIFA ve UEFA uygulamalarında da var. Kimsenin sahası kapansın istemeyiz. Ama saha kapanmasını gerektiren eylemlerin sahibi kim olursa olsun, gereği neyse onu yaparız. Büyük-küçük ayrım yapmadan suçu olan herkes cezasını çeker.” Bu ne perhiz?.. Süper Lig ve Avrupa kupaları için kulüplerimize şart koşulan kriterleri de sonunda kendimize uydurduk. Buna rağmen kriterlere bir kaç kulüp dışında uyan da yok, aldıran da. Maalesef argo tabirle UEFA kriterleri “Türk işi” oldu. Şu anda Süper Lig’de oynayan takımlardan Beşiktaş, F.Bahçe, G.Saray, Trabzonspor, Ankaraspor, Denizlispor, G.Birliği ve Malatyaspor dışında söz konusu kriterlere uyan yok. Durumları uymayanlar için Süper Lig kriterleri, “Türk işi” kriterlerle lige uydurulmaya çalışıyor. Ancak işin esas trajikomik tarafı bu esnekliğe rağmen, G.Antepspor, Sivasspor ve V.Manisaspor’un durumları Süper Lig kriterlerine bile uymuyor. Bu kriterlerin başında Süper Lig’de oynayacak takımlarda saha şartı aranıyor. Ancak G.Antepspor’un saha zemini değişiyor, Sivasspor ve V.Manisa’nın stadlarında yenileme çalışması var. Bu üç takım, iç saha maçlarını başka stadlarda oynuyor. Federasyona göre ise bu eksiklik, takımların ligde oynamalarına engel değil. Başka bir deyişle federasyon kendi kurallarını kendisi çiğniyor. Bıçakçı’ya göre “sorun yok!” Durum kritik... UEFA diyor ki; “Kriterlere uymayan takımlar, organizasyonlarımıza katılamaz!” Ama bizim federasyon kulüplere açıkça göz yumuyor. Nitekim görüşünü aldığımız Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı, “Sıkı takipteyiz. Ortada çok ciddi bir problem yok... Sivasspor, V.Manisaspor ve G.Antepspor’un sahalarında yenileme çalışmaları var, bu sebeple maçlarını başka stadlarda oynuyorlar ama eksikliklerini bir an önce gidermek için çaba sarfediyorlar” dedi. UEFA’nın kulüplerden istediği diğer kriterlerden biri de mâli kriterler. Yani, “Futbolcu ve çalışanlara karşı vadesi gelmiş ama ödenmemiş borcunun olmaması”. Oysa Süper Lig’deki takımların çoğu ağır borç yüküyle karşı karşıya. Birçok büyük kulübümüz bu kriteri aşabilmek için ya taksitlendirme ya da “banka teminatı” ile ödeme yolunu seçiyor. UEFA’nın çok ciddiye aldığı kriterlerin bu şekilde savsaklanması halinde ileride kulüplerimizin başına büyük iş açacağı da kesin. Avrupa’da final oynayacak bir takımımızın durumu kriterlere uymaması halinde diskalifiye edilme tehdidiyle karşı karşıya kalacak. Bu durumda bunun sorumlusu kim olacak? ¥ Emre Bol
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT