BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Âlimin de kötüsü olur!

Âlimin de kötüsü olur!

Sual: İmam-ı Rabbani, (Mehdi, Medine’deki bid’at ehli olan âlimi öldürecektir) diyor. Bid’at ehli olana âlim denir mi hiç? Bir de Seyyid Abdülhakim efendi, (Zemahşerî, tefsir, fıkıh ve lügat âlimi idi. Mutezile mezhebinde idi.



Sual: İmam-ı Rabbani, (Mehdi, Medine’deki bid’at ehli olan âlimi öldürecektir) diyor. Bid’at ehli olana âlim denir mi hiç? Bir de Seyyid Abdülhakim efendi, (Zemahşerî, tefsir, fıkıh ve lügat âlimi idi. Mutezile mezhebinde idi. Ölürken tövbe ettiği söylenmektedir. Kur’an-ı azîm-üş-şanın muciz olduğunu anlatmakta; esas, senet olan belâgat ilminin âlimlerinin en yüksek derecesinde olduğundan, Ehl-i sünnetin tefsir âlimleri, Kur’an-ı kerimin belâgatini anlatan kısımları, onun tefsirinden almışlardır) diyor. Mutezile olan birine âlim demek caiz midir? CEVAP: Her âlim, cennetlik demek değildir. Onlardan da Cehenneme giden olacaktır. Kur’an’da, kötü âlimler, dilini sarkıtıp soluyan köpeğe, kitap yüklü merkebe benzetilmiştir. (Cuma 5, Araf 176) Kötü âlimler hakkında hadis-i şeriflerden bazıları da şöyledir: (Âlimlerin iyisi, insanların en iyisi, kötüsü de, insanların en kötüsüdür.) [Bezzar] (Yazıklar olsun kötü âlimlere ki, ilmi ticarete alet ederler.)[Hakim] (Amelsiz âlim, mum gibidir, kendini yakar, insanları aydınlatır.)[Bezzar] (Ümmetim, kötü âlimler, cahil abidler yüzünden helak olur.) [Darimi] (Kıyamette en şiddetli azab, ilmi kendine fayda vermeyen âlime olur.) [Beyheki] (İlmini, insanlara öğretmeyen âlime, kıyamette ateşten yular bağlanır.) [Tirmizi] (Kıyamette bir din adamı Cehenneme atılır. Tanıdıkları ona, “Sen dünyada dinin emirlerini bildirirdin. Niçin bu azaba düştün?” derler. O da, “İnsanlara, günahtır, yapmayın” der, kendim yapardım. “Yapın” dediklerimi de yapmazdım. Bunun cezasını çekiyorum” der.)[Buhari] (Öyle bir zaman gelir ki, âlimler fitne unsuru olur.) [Ebu Nuaym] Demek ki âlimlerin iyisi de, kötüsü de oluyor. Hakiki İslam âlimleri elbette çok kıymetlidir. İslamiyet’in temeli üçtür: 1-İlim, 2- Amel 3- İhlas. 1-İlim, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından öğrenilir. 2-İlme uygun olan ameldir. İlmi ile amel etmeyen hakiki âlim olamaz. Bir hadis-i şerif meali: (Âlim, ilmi ile amel edendir.) [Ebuşşeyh] 3-İlimde ve amelde ihlas sahibi olmaktır. İhlas, ilmin ve amelin Allah rızası, Allah sevgisi ile olmasıdır. İhlas yoksa ilim de amel de makbul değildir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Allahü teâlâ, ancak ihlasla yapılan ameli kabul eder.) [Dâre Kutni] İslâm âlimi İlim, amel ve ihlas sahibi olana ancak İslâm âlimi denir. Hakiki âlim, Kur’an-ı kerimi, hadis-i şerifleri açıklayan salahiyetli, yüksek insandır. Sünneti, bid’ati bilir. Hakkı bâtıldan ayırır. İlmi çok olduğu halde, hakkı bâtıldan ayıramayan, hakiki âlim değildir. 72 bid’at fırkasının önderleri de âlim idi, hakkı bâtıldan ayıramadıkları, Ehl-i sünnetten ayrıldıkları için dalalete düşmüşlerdir. Yalnız akla uyup, yalnız ona güvenip yanılan kimseye felsefeci denir. Aklın erdiği şeylerde ona güvenen, aklın ermediği yanıldığı yerlerde, İslam ışığı altında akla doğruyu gösteren büyüklere İslam âlimi denir. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: (Dünyalık peşinde olan din adamlarının sözlerini dinlemek, kitaplarını okumak zehir yemek gibi zararlıdır. Kötü din adamlarının zararları bulaşıcıdır. Toplumları bozar. Tarihte İslam devletlerinin başlarına gelen felaketlere hep kötü din adamları sebep oldu. Devlet adamlarını doğru yoldan bunlar saptırdı. 72 bid’at fırkasının reisleri, hep kötü din adamları idi.) [1/47] > Tel: 0 212 - 454 38 20 Faks: 0 212 - 454 38 29
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT