BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > PKK aldatmaya devam ediyor!

PKK aldatmaya devam ediyor!

Güneydoğu sorunu için bir şeyler yapmak isteyen herkesin PKK terör örgütü ile arasına kalın bir duvar örmesi gerekir. PKK’nın amacı; Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan insanımızın refahını, özgürlüklerini arttırmak değildir.



Güneydoğu sorunu için bir şeyler yapmak isteyen herkesin PKK terör örgütü ile arasına kalın bir duvar örmesi gerekir. PKK’nın amacı; Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan insanımızın refahını, özgürlüklerini arttırmak değildir. PKK diğer terör örgütleri gibi parayla iş yapan taşeron bir örgüttür, ipleri büyük güçlerin elindedir. Bugün Türkiye’de terörist faaliyetlerde bulunup, yarın ipleri elinde tutanların talimatı ile İran’a ve Suriye’ye yönelebilir. Hazar enerji havzası için stratejik önemi olan Karadeniz bölgemize PKK’nın yönelmesi örgütün hangi güçler tarafından kullanıldığına ilişkin önemli ipuçları vermektedir. Uluslararası güçlerin piyonu durumundaki bu eli kanlı örgüt Kürt kökenli vatandaşlarımızı istismar etmektedir. 30 bin insanımızı katleden, Doğu ve Güneydoğu bölgesinin ekonomik gelişmesini engelleyen, bölgede demokrasi ve refahın gelişmesinin önündeki en büyük set olan bu kanlı örgüt nasıl olur da bölge insanını temsil ettiğini iddia edebilir? Başbakanın Diyarbakır gezisinde verdiği mesajlara karşılık PKK yöneticisi Karayılan terör eylemlerini durdurmanın şartlarını bakın nasıl sıralıyor: -Operasyonlar durdurulursa, -Öcalan’ın şartları normale dönerse, -TC devleti çözüm için PKK’nın uygun göreceği temsilciyi muhatap alırsa, -Devletin Öcalan’ı muhatap kabul edip etmeyeceğine ilişkin Güneydoğu’da referandum yapılırsa.. Pes doğrusu! Gördünüz mü PKK’nın amacını ve yüzünü! Öne sürülen şartlardan hangisi bölge insanına daha fazla refah, daha fazla demokrasi ve daha fazla vatandaşlık hukuku sağlanmasını kapsıyor? Kürtler PKK’nın umurunda değil. Onların tek derdi 30 bin insanı katleden teröristler ve “Teröristbaşı” için genel af çıkmasını sağlamak, daha sonra da “Teröristbaşı”nı Meclis’e taşıyarak TC devletinin muhatabı haline getirmektir. Bu ahlaksız katilin öne sürdüğü barış şartlarını gördünüz. Bununla da yetinmiyor, tehdit ediyor; “Kürt sorununa evet, Öcalan ve PKK’ya hayır anlayışı sorunu çözümsüzleştirir” diyor. Yani işin Türkçesi Kürt sorununu çözseniz de PKK’nın ve Öcalan’ın istekleri yerine gelmeden terör bitmez demeye getiriyor. Hani PKK’lılar Kürtlerin haklarını korumak için dağa çıkmıştı? Bütün bu gözlemlerden sonra diyorum ki; Güneydoğu meselesinin çözümüne katkı vermek isteyen herkes bu kanlı örgütle arasına bir mesafe koymalıdır. Çünkü Kürt sorunu ile PKK terörü bambaşka şeylerdir. Bölge insanının refahı, demokratik hakları ve vatandaşlık hukuku ile ilgili tüm sorunları da çözseniz PKK terörü devam ettirecektir. Bölge insanını sıraladığımız bu alanlardaki tüm sorunları cesaretle, hiçbir komplekse kapılmadan en kısa sürede çözülmelidir. Diğer taraftan da devlet tüm güvenlik tedbirlerini alarak, bu kanlı örgütün cesaretle üzerine giderek bölge insanının can ve mal güvenliğini de sağlamalıdır. Başbakan Erdoğan’ın aydınlarla yaptığı görüşme ve Diyarbakır konuşması genelde kamuoyunda destek buldu. Bazı siyasi parti liderlerimiz konuyu iç siyaset malzemesi yaparak eleştiriyorlar. Ben Sayın Erdoğan’ın meselenin üstüne gitmesini doğru buluyorum. Sıkıntıları görmezden gelmek çözüm değil. Siyasi iktidarın görevi ülke meseleleriyle ilgili inisiyatif alıp çözüm üretmek ve bu yolda çaba sarfetmektir. İşin güvenlik boyutunu TSK’ya ihale edip, diğer boyutlarını görmezlikten gelerek iktidarı sürdürmek sorumluluktan kaçmaktır. Terörle mücadelenin güvenlik boyutu yanında siyasi, ekonomik, kültürel ve sosyal boyutu da vardır. TSK güvenlik boyutu ile ilgili olarak elinden gelen her şeyi yapmaktadır. Diğer boyutlarla ilgili görevler siyasi otoritenin işidir. Bence siyasi parti liderlerinin işini yapmaya çalışan iktidarı çeşitli siyasi hesaplar nedeniyle eleştireceklerine bu ulusal sorun haline gelen meselenin çözümü ile ilgili önerilerini ortaya koyup problemin çözümüne katkı vermelidirler. Genel merkezlerden, tatil yörelerinden hamasi demeçler vermek kolay. Adama sorarlar, 3 Kasım seçimlerinde Güneydoğu bölgesinden yüzde kaç oy aldınız? Güneydoğu il ve ilçelerinde kaç tane açık çalışan parti teşkilatın var? Erzurum’dan öteye, Güneydoğu illerinin kaç tanesine kaç defa gidip halkın içine girdin, sorunlarını dinledin? Bu sorunlar 20 yıldır hamasi demeçler verilerek çözülemedi. TC Devletinin üniter yapısını ve bölünmez bütünlüğünü koruyarak ve kanlı terör örgütü ile arasına mesafe koyup bu soruna çözüm arayan herkesi destekliyoruz. Kürt kökenli vatandaşlarımız da bu kanlı örgütün gerçek yüzünü görmelidir. Onlar bu ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır. Onların sosyal, kültürel, demokratik ve ekonomik taleplerine kimsenin itirazı yok. Ama yöre halkı şunu çok iyi bilmelidir ki, uluslararası güçlerin piyonu olan bu kanlı örgütün, Kürtlerin lehine gelişmeler elde etmek gibi bir derdi yoktur. Eğer bu kanlı örgütün arkasında aldatılmış halkın desteği olmazsa bu örgüt yörede barınamaz. Terörle mücadele insan olan herkesin görevidir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT