BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ordu ile millet bir bütündür

Ordu ile millet bir bütündür

Terörle mücadelenin kararlılıkla süreceğini belirten Org. Özkök, “Terör bahanesiyle siyasi kazanım elde edilmesine izin vermeyeceğiz. Türkiye’de ordu ile millet bir bütündür. Bu Osmanlı’dan ve Cumhuriyetin kuruluşundan beri böyledir” dedi.



ANKARA-Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, bölücü terörle mücadelenin topyekün, devletin tam kadro sorumluluğunda güven ve eşgüdüm içerisinde yapılması gerektiğini söyledi. Genelkurmay Karargahında düzenlenen törenle Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Fevzi Türkeri’ye Türk Silahlı Kuvvetleri Şeref Madalyası, 30 Ağustos itibariyle Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanlığı’na getirilen Korgeneral Ergin Saygın, Donanma Komutanlığı’na atanan Koramiral Metin Ataç, Harp Akademileri Komutanı getirilen Korgeneral Aydoğan Babaoğlu’na da Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası tevcih edildi. Komutanlar madalyalarını düzenlenen törenle Orgeneral Özkök’ün elinden aldı. Törende bir konuşma da yapan Orgeneral Özkök önemli mesajlar verdi. TSK’nın tarih boyunca Yurdu, Anayasal düzeni ve Türkiye Cumhuriyeti’nin menfaatlerini koruma görevinin yanında, Türk ulusunun yaşadığı toplumsal gelişim ve de ğişimde de çok önemli bir rol oynadığını belirten Orgeneral Özkök, “Bu sebeple TSK, Türk toplumunun gönlünde her zaman çok özel bir yer edinmiş ve yıllardır en güvenilir kurumlar sıralamasında daima ilk sırada yer almıştır” dedi. Dünyada eşi yok Türk Silahlı Kuvvetleri’ni güçlü kılan iki önemli özelliğin bulunduğunu bunlardan birincisinin Büyük Atatürk’ün deyimiyle “halis millilik” olduğunu belirten Orgeneral Özkök şöyle konuştu: “Bu vasıf, TSK’yı ulusun ayrılmaz bir parçası haline getirmektedir. Bu özellik aynı zamanda TSK’yı diğer ülkelerin silahlı kuvvetlerinden de farklı kılmaktadır. Bu sebeple, gelecekte de TSK’nın bu özelliğinin büyük bir titizlikle korunması ülkemizin bekası açısından hayati önem taşımaktadır.” İkinci özelliği ise liyakati esas alan meritokratik yönetim anlayışının varlığı olarak ifade eden Orgeneral Özkök, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun anlamı şudur: TSK’da görev yapan personel ancak kendi çabası ve mesleğinde göstereceği başarılarla yükselebilir. Her yetenek kategorisinde denenir. Örneğin; Anadolu’nun herhangi bir köşesinde yaşayan bir Türk genci, ailesinde tek bir asker olmasa dahi askerlik mesleğini seçtiği takdirde, kendi iradesi ve çabasıyla TSK’nde en üst makama kadar yükselebilir. Son derece gelişmiş bu kurumsal anlayış sayesindedir ki, TSK’da kimse için kültürel ve coğrafi ayrımcılık yapılmaz.” Orgeneral Özkök, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Türk ulusu arasında dünya üzerinde eşine az rastlanan bir ilişki bulunduğunu vurguladı. Bu ulus-ordu ilişkisinin TSK’yı dünya üzerinde benzerlerinden çok farklı bir konuma taşıdığına işaret eden Orgeneral Özkök, “Oysa ki ekonomik bakımdan gelişmiş, yeterli bir nüfus gücüne ve modern bir silahlı kuvvete sahip olmalarına rağmen bazı ülkelerin bizdekinden farklı olarak, kendi geçmişlerinde çeşitli şekillerde ulus-ordu ilişkilerinde büyük problemler yaşadıklarını görüyoruz” dedi. Bu durumun bu ülkelerin silahlı kuvvetler kavramına ön yargı, korku ve kuşkuyla karışık bir açıdan bakmalarına sebep olduğunu ifade eden Orgeneral Özkök, “Bu da, özellikle AB’ye giriş sürecinde olduğumuz bir dönemde, bu ülkelerin TSK’nın toplumdaki olumlu rolünü ve önemini tam olarak algılayamamalarına sebep olmaktadır” diye konuştu. Topyekün mücadele Konuşmasında Türkiye’nin elde bulundurulması zor bir coğrafya üzerinde yer aldığını hatırlatan Orgeneral Özkök, “Böyle bir coğrafyanın TSK’ya yüklediği görev ve sorumluluklar diğer ülkelerinkinden çok farklıdır. Ülkemizin etrafında gelecekte güvenliğimizi tehdit edebilecek çok sayıdaki potansiyel kriz bölgelerinin ve risklerin varlığı bizi ciddi şekilde endişelendirmektedir” diye konuştu. Orgeneral Özkök, günümüzde Türkiye’nin karşısındaki en önemli sorunu, yanlış ve gerçekleşmesi olanaksız politik hedefini gerçekleştirmek için terörü vasıta olarak kullanan bölücü cereyan olarak gösterdi ve buna müsade edilmeyeceğini söyledi. Bu sorunun çözümünde toplumun her kesiminin sorumluluğunu idrak etmesini ve elini taşın altına sokmasını isteyen Orgeneral Özkök, “Yirmi yıldır bölücü terörle mücadele, TSK ağırlıklı olarak yapılmaktadır. Oysa ki bölücü terörle mücadele, topyekün bir anlayışla hareket edilmesini gerekli kılmaktadır. Terörün sonunu getirecek başarının, bu mücadelenin devletin tam kadro sorumluluğunda ve karşılıklı güven ve eşgüdüm içerisinde ulusal bir görev olarak yapılmasıyla mümkün olacağı aşikardır” şeklinde konuştu. Son dönemde artan terör olaylarına da değinen Orgeneral Özkök, “Her bir şehidin acısı içimizdedir. Uğruna şehit olmaya yeminli olduğumuz bu güzel yurdu biz nice şehitler vererek düşmandan kurtarmıştık. TSK eskiye oranla çok daha bilinçli, kararlı ve tecrübeli olarak bu mücadeleye devam etmektedir” dedi. Orgeneral Özkök, bu mücadelede TSK’nin hedefini bölücü terör örgütünün yanlış ve habis politik hedefini ve bu hedefe ulaşmak i çin uyguladığı terör eylemlerini terk ederek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunlarına ve ulusun merhametine râm olmasını sağlamak olarak işaret etti. Orgeneral Özkök, küresel tehdit kavramının karşısında teröre karşı yapılacak mücadelede uluslararası işbirliğini zorunlu kıldığının altını çizerek, tüm ülkelerin teröre karşı mücadelede aynı azim ve kararlılık içerisinde olmalarının önemli olduğunu kaydetti. > Haber Merkezi
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT