BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB bizden vazgeçemez

AB bizden vazgeçemez

“Türkiye çok önemli bir bölgede bulunuyor. İstanbul’a 3 saatlik uçuş mesafesinde 1 milyar kişinin yaşadığı 51 ülke yer alıyor. Bu, dünya nüfusunun altıda birine eşit. Bu ülkelerde üretilen mal ve hizmetlerin toplam değeri ise 10 trilyon dolar. Böyle bir pazara sırt çevrilemez.”



> Sinan Çetin ANKARA- Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ekonomisi giderek güçlenen Türkiye’nin Avrupa Birliği için vazgeçilmez bir ülke olduğunu söyledi. 3 Ekim’de başlayacak üyelik müzakerelerin sonuçlanmasıyla AB’nin Türkiye’nin de katılımıyla, OECD nezdinde daha güçlü bir blok haline geleceğini söyleyen Rifat Hisarcıklıoğlu, “300 milyar doları geçen millî geliri ve son 3 yılda kümülatif yüzde 25 oranında büyüme gerçekleştiren Türkiye son derece dinamik ve hızlı gelişen bir ülke profiline sahip oldu” dedi. Bölgenin en güçlüsüyüz Türkiye’nin bölgesel işbirliği anlamında da çok önemli bir potansiyel olduğunu hatırlatan Rifat Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti; “İstanbul’un merkezine 3 saatlik uçuş mesafesi içinde 1 milyar kişinin yaşadığı 51 ülke yer almaktadır. Bu da dünya nüfusunun altıda birine eşittir. Ama daha da önemlisi bu ülkelerde üretilen mal ve hizmetlerin toplam değeri 10 trilyon dolar ki; bu miktar dünya üretiminin üçte birini oluşturmaktadır. Ticaret hacmi 5 trilyon dolar tutarındadır ki, bu da dünya ticaret hacminin yüzde 40’ına eşittir. Uluslararası ekonomik işbirliği için Türkiye, hem bölgesel anlamda, hem de global anlamda güvenilir ve güçlü bir ekonomiye sahiptir. AB’nin, böyle bir ekonomiyi içine alması dünya ekonomi sahnesindeki gücünü şüphesiz artıracaktır.” Rifat Hisarcıklıoğlu, “İşte bunun için AB, Türkiye’den kolay kolay vazgeçemez, Türkiye’yi elinin tersiyle itemez. Türkiye’nin de içinde olduğu bir AB, dünyanın yeni gücü olacaktır” dedi. Kayıtdışına çekidüzen Türk ekonomisinde yaşanan değişimi “ergenlikten yetişkinliğe geçiş” sürecine de benzeten Rifat Hisarcıklıoğlu, “Ancak bu sürecin daha az maliyetle ve sıkıntıyla yapılması, kamu kesiminin yönetim zihniyetinde ciddi bir değişim gerektirmektedir. Ülkemizin karşı karşıya olduğu en önemli risk burada yatıyor. Türkiye ekonomisinde son 3.5 yılda yaşanan olumlu gelişmelere karşılık neden iyileşmeyi hissetmiyoruz, sorusunun cevabı burada aranmalıdır” dedi. Vergi yükünün hâlen ağırlığını koruduğunu sözlerine ekleyen Rifat Hisarcıklıoğlu, “Kamu kesimi tasarruf yoluna gideceğine işin kolayına kaçarak, kayıt altındaki şirketlere ve mükelleflere yükleniyor. Kamu kesimi öncelikle kendisine çeki düzen vermelidir” dedi. Ekonomi dönüşüm geçiriyor Makro ekonomide yaşanan olumlu gelişmeler karşısında, iş dünyasında farklı yansıyan ‘ayakta kalmakta zorlanıyoruz’ seslerine bakıldığında, ‘Rakamlar mı yanlış, yoksa birileri bizi aldatıyor da, olmayanı olmuş gibi mi gösteriyor’ sorusunun akla gelebileceğini belirten TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Hayır, aldatmıyoruz ve makro ekonomide ki rakamlar doğru. Zira istatistikler, şirketler ve sektörler bazındaki üretim rakamlarıyla da doğrulanıyor. Ortada yaşanan fark, Türkiye ekonomisinin bir dönüşüm süreci geçiriyor olmasından kaynaklanıyor. Ekonomik yapımız değişiyor, bu değişim gerekli ve kaçınılmaz. Başka türlü, yükselen Uzakdoğu rekabeti karşısında tutunamayız” şeklinde konuştu. İstihdam için sosyal güvenlik reformu şart Türkiye’de istihdam meydana getirmenin önündeki en büyük engelin müsrif, verimsiz sosyal güvenlik sistemi ile bunun sonucunda ortaya çıkan aşırı yüksek vergi ve pirimler olduğuna dikkat çeken TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Sosyal Güvenlik Reformu’nun önce uygulama tarihinin 1 yıl ertelenmesi, sonra ilgili yasanın bile görüşülmesinin 3 ay sonraya bırakılma mantığı ne olabilir ki? Bu reformlar yapılmayınca ülkemizdeki yatırım ve iş ortamı da düzelmemektedir” dedi. Kamuda harcamaya dikkat Kamu harcama reformu olmadan de devletin giderlerinin azalmayacağına işaret eden Rifat Hisarcıklıoğlu, “Gider azalmadığında devlet, öyle ya da böyle, ister vergiyle, ister borç alarak bunun kaynağını bir şekilde bulmak zorunda kalır. Yönetim reformu olmazsa devlet, yüklendiği fuzuli işleri üzerinden atamaz, dolayısıyla bürokrasiden kurtulamaz. Enerji piyasası reformu ile sektöre serbestlik getiremezsek, elektrik fiyatlarında dünya standartlarına inemeyiz. Sosyal güvenlik reformu olmadan istihdam vergilerini azaltamayız” şeklinde konuştu. Rifat Hisarcıklığlu, getirilen yüksek vergilerden dolayı sadece petrol, işçi, sigara sektörlerinde kaçağın 5 milyar dolara ulaştığının tahmin edildiğine işaret ederek, “Devamlı yükseltilen vergi hem kaçakçılığı, hem de insan sağlığını tehdit eden sahte üretimi teşvik etmektedir” dedi.
Reklamı Geç
KAPAT