BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Sen benim kardeşimsin!”

“Sen benim kardeşimsin!”

Hazreti Ali, Medîne dışına çıkmıştı. Gördü ki, bir köylü kuyudan su çekip, davarına su verir. Hazreti Ali; köylüye dedi ki: Yâ kişi, sana ücret ile su çekeyim mi. O da hoş, iyi olur dedi. Her kovaya bir avuç hurmaya ücret ile pazarlık ettiler.



Hazreti Ali, Medîne dışına çıkmıştı. Gördü ki, bir köylü kuyudan su çekip, davarına su verir. Hazreti Ali; köylüye dedi ki: Yâ kişi, sana ücret ile su çekeyim mi. O da hoş, iyi olur dedi. Her kovaya bir avuç hurmaya ücret ile pazarlık ettiler. Hazreti Ali su çekmeye başladı. Yeteri kadar çekip, son kovayı çektiklerinde, Allahü teâlânın hikmeti, kovanın ipi kopup, kova kuyuya düştü. köylü, Hazreti Alî’nin mübârek yüzüne bir tokat vurdu. Getirip, hesâbınca hurma verdi. Hazreti Ali mübârek elini, o derin kuyuya sokup, kovayı çıkardı. Köylünün eline verdi. Sonra da koyup, gitti. Hazreti Fâtıma’nın yanına varıp, hurmayı önlerine koydu. Hurmayı yer iken, Hazreti Fâtıma baktı. Mubârek yüzünde tokat eserini gördü. Dedi ki: Yâ Ali, yüzünüzde bir iz vardır; bu nedir. Hazreti Ali gizleyip, bir şey yoktur, buyurdular. Diğer tarafta ise Hazreti Ali, kovayı kuyudan alıp, köylünün eline verip gitmesi onun hayretine gitmişti. Düşündü ki, eğer bu kişinin dîni hak din olmasa idi, bu derin kuyudan kovayı nasıl çıkarırdı. Kendi kendisine dedi ki: “Bir el ki böyle küstâhlık etmiş olsun, o el bana lâzım değildir” deyip, Hazreti Alî’ye vuran elini kesip, eline aldı. Hazreti Ali’nin huzurlarına gitmek üzere yola koyulup, geldi ve kapıyı çaldı. Hazreti Ali kapıya çıkıp, gördüğü gibi, acele ile geri içeri girip, dedi ki: Yâ Resûlallah! Bir kimse gelmiş. Elinde kendinin bir kesik eli var. Kanı akar. Ağlar. Sizi görmek ister. Resûlullah tebessüm edip, buyurdu ki: Yâ Ali! O adam edebsizlik eden Arabdır. Söyle içeri gelsin. Varıp, söyledi. Arab içeri girince, Hazreti Habîbullah o Arabı o hâl üzere görüp, üzüldü. Ona dedi ki: Niçin böyle hatâya düştün, hatâ işledin. Arab ağlayarak, küstâhlığının özürünü dileyerek îmâna geldi. Resûlullah kesik elini yerine koyup, mübârek ağzının suyunu sürüp, dua buyurdu. Allahü teâlânın kudreti ile Arabın eli sapasağlam oldu... Resûlullah Efendimiz, Sahâbe-i güzîni birbiri arasında kardeş kılmıştı. Hazreti Ali sonraya kaldı. Mübârek gözlerinden yaş akar idi. Dedi ki; Yâ Resûlallah! Sahâbe-i güzîni aralarında kardeş kıldın. Beni kimse ile kardeş yapmadın. Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Sen benim dünyada ve âhirette kardeşimsin.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT