BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kayısı sıkıntısı!..

Kayısı sıkıntısı!..

İki günlük Malatya-Pütürge seyahatini, pazar günkü (Memleket Yazısı)nda özetlemeye çalıştım ama yetmedi! Onun için mecburen bir yazı daha yazmak gerekti. Dün uçaktan iner inmez; Kayısı Diyarındaki durumu ve PİAD (Pütürge İşadamları Derneği)’ın Pütürge’de düzenlediği toplu sünnet şöleni ve diğer etkinliklerden dolayı temas edemediğimiz kısımları da sıcağı sıcağına sizlere aktarmak için bilgisayarın başına oturdum...



İki günlük Malatya-Pütürge seyahatini, pazar günkü (Memleket Yazısı)nda özetlemeye çalıştım ama yetmedi! Onun için mecburen bir yazı daha yazmak gerekti. Dün uçaktan iner inmez; Kayısı Diyarındaki durumu ve PİAD (Pütürge İşadamları Derneği)’ın Pütürge’de düzenlediği toplu sünnet şöleni ve diğer etkinliklerden dolayı temas edemediğimiz kısımları da sıcağı sıcağına sizlere aktarmak için bilgisayarın başına oturdum... Malatya ve Pütürge, İstanbul’dan giden hemşehrilerini çok candan bağrına bastı. Yol güzergahı üzerinde bulunan her mezra ve köyde ikramlar sunuldu. Pütürge’ye giderken Ormaniçi (Eski adı Titrin) köyünde kalabalık heyetteki her bir kişiye sunulan porsiyon şeklinde kesilmiş hakiki balın tadı herhalde yıllarca damağımızda kalacak... Aynı şekilde Çermik köyünde ikram edilen eşsiz güzellikteki üzümün tadını da. Bu arada küçük bir düzeltme yapma gerekiyor; Programa göre pazar günkü öğle yemeğine Tepehan Belde Belediyesi ev sahipliği yapacaktı. Ancak Gökçeli Köyü (Eski adı Tüm)’nden Ramazan Özatilla herhalde PİAD’ın Kurucu Üyeliği sıfatını kullanarak durumu kendi lehine çevirdi! Özatilla’nın evindeki yemekleri tek tek saymayalım. Ancak, taze kavurmanın o çok farklı tadına işaret etmeden geçemeyeceğim!.. Bu arada pazar günü Gökçe Belde Belediyesi (Eski adı Ağvan) Başkanı Sayın Muhittin Tuhan ve Doğanyol (Keferdiz) ilçesi Belediye Başkanı Recep Gülbey’in nazik ve samimi ikramları memleketimiz misafirperverliğinin en güzel örneklerinden biri idi. İsterseniz bu ikram faslını daha fazla uzatmadan burada noktalayayım. Çünkü “Kayısı Diyarı”ndaki bazı sıkıntıları aktarmak durumundayım. Hemşehriler bunu yapmamı özellikle istediler! Efendim kayısının bolluğu da, azlığı da, tıpkı paranın varlığı ve yokluğu gibi bir dert... Geçen sene kayısı azdı. Bu sebeple kilosu dört milyon lirayı bulmuştu. Bu sene ise tam tersi bir durum söz konusu; Zira kayısı rekoltesi son otuz yılın en yüksek seviyesinde. Fakat gelin görün ki, para etmiyor. Geçen sene 2.5-4 milyon arasında seyreden fiyatlar bu yıl bir milyon liraya düşmüş... Onun için üreticiler çok ama çok zor durumdalar. Öyle ki, işçi ücretlerini ödeyemeyen bazı üreticiler, çalışanlara, ücretlerine karşılık bütün ürünü alıp değerlendirmelerini teklif etmiş ama nafile! İşçiler ille de paramızı isteriz diye tutturmuşlar. Yani anlayacağınız durum oldukça sıkıntılı. Bir süre önce gazetelerde okuduğunuz; kışlalarda kayısı kompostosunu bol bol askerlere yedirerek tüketimi arttırma ve böylece fiyatların biraz kıpırdamalarını sağlama formülü de çare değil. Çünkü kompostoluk kayısı zaten iç ve dış piyasada aranan kayısı değil. Yani kayısıyı kayısı olarak değerlendirmek gerekiyor. Komposto meselesi ikinci planda kalır. Kalite ve tat yönünden dünyada benzeri olmayan bu kıymetli ürün için daha köklü ve kalıcı çözümler bulmak gerekiyor. Bu açıdan entegre tesisi kurmak da yetmez. Hali hazırda dış piyasalardaki pazarın kaymağını İsrail firmaları yiyor. Türkiye’deki ihracatçı firma sayısı az ve güçleri de sınırlı. Kaldı ki bunların bir kısmı yine İsrail firmaları aracılığı ile dışsatımı gerçekleştiriyor. AK Parti Doğanyol İlçe Başkanı bu sene yaşanan sıkıntıyı şöyle ifade etti ve bunun ilgililere duyurulmasını özellikle rica etti: “Kayısıya son elli yılın en düşük fiyatı verildi. Buna karşılık Fındığa verilen taban fiyatı son 27 senenin en yüksek noktasında. Bu durumdan son derece rahatsızlık duyuyoruz ve bunu izah etmekte de son derece müşkülat çekiyoruz!..” Evet bizden ilgili ve yetkili makamlara duyurulması. Kayısı gibi benzersiz bir ürün Malatya halkı için çok şey ifade ediyor. Doğu ve Güney Doğu Bölgelerimizi kalkındırmak için her fırsatta teşvik imkanı arıyoruz. Halbuki burada mevcut ve hazır bir potansiyel var. Bunu acaba neden yeterince ve gerektiği gibi değerlendirmeyi beceremiyoruz. Bu hususta kafa yormamız gerekiyor! Özetlersek PİAD organizasyonuyla gerçekleşen Malatya-Pütürge seyahati her yönden keyifli geçti. Yalnız iki mesele hariç. Birincisi, Malatyaspor’un pazar günkü karşılaşmada; Trabzonspor karşısındaki galibiyetini son saniyelerde kaybetmesi. İkincisi de karşılaştığımız her kayısı üreticisinden dinlediğimiz “Kayısı Sıkıntısı”... Temennimiz hem Malatyaspor’un ve hem de kayısı üreticilerinin, gelecek günlerde toparlanıp durumunu iyileştirmesi.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT