BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adil olmak

Adil olmak

Önce Beşiktaş taraftarı en küçük kışkırtma karşısında olgunluğunu korumayı öğrenecek, sonra da takımını sonuna kadar korumayı bilecek.



Önce Beşiktaş taraftarı en küçük kışkırtma karşısında olgunluğunu korumayı öğrenecek, sonra da takımını sonuna kadar korumayı bilecek. Bunu şu sebeple yazıyorum... İnönü Stadı’nda bir olay olsa acayip bir şekilde abartılıyor. Başka stadlarda nedense medya olayları bu kadar abartmıyor. Hele şimdi Fenerbahçe maçı var ya... Sormayın gitsin. Beşiktaş için cezalardan ceza beğen... Fenerbahçe’ye stada biletsiz seyirci almaktan ceza verilirken, yaralanma olayı hasır altı olup gitti. Geçen yazılarımızda, “Böyle karar alınırsa sonrakilerde nasıl olacak?” diye sorup, “Vicdanların adalet duygusunu örselemeyin” demiştik. Şimdi Beşiktaş için verilecek ceza, bakalım hangi kriterlerden geçecek ve kimlerin vicdanları örselenecek? Taraftarın beraberliği kaldıramayıp, Diyarbakırspor’u PKK ile bir tutarak protesto etmesini bir tarafa bırakalım. Ne olmuş olaylarda? Tahrik edilmiş Okan, rakip antrenöre saldırmış. Tribünden bir seyirci sahaya girmiş. Yine tribünlerden oyun alanına bir şiş atılmış. Şimdi hemen “Daha ne olsun?” diyeceksiniz. “Daha ne olsun?” sorusundan yola çıkarsak, bu olayları istediğiniz kadar abartırsınız. Önce bu olaylar bir kere oyun bittikten sonra oluyor. Sonra saha içinde kişisel tahriklere Okan karşılık veriyor. Daha sonra sahaya atlayan kişi hemen enterne ediliyor. Kesici alet de kullanılmak şöyle dursun, sahaya fırlatılıyor. Yani eylemlerin kiminde tahrik var, kiminde iyi önlem alınmış stadda sahaya giren hemen yakalanıyor, diğerinde ise yaralayıcı alet kullanma düşüncesi yok... Yukarıda yazdık ya, fiilen yaralama olayı meydana gelmiş ve tabanca kullanılmış tribünlerde ceza kurulu bunu göz ardı edecek, ardından Diyarbakır maçında aslında hiçbir zaman olmamasını istediğimiz, ancak her maçta meydana gelebilen olaylar abartılarak, İnönü Stadı, hem de F.Bahçe maçından önce cezalandırılacak. Eeee, nasıl güveneceğiz alınan kararlara? Kulüp baskıları, taraftar baskıları, medya baskıları yıllardır federasyonları etkileyip durur. Gelmiş geçmiş bütün federasyon kurulları da bu baskılardan nasibini alır. Onun için meydana gelen her yeni olay, hemen o günün koşulları içinde değerlendirilip gün kurtarılmaya çalışılır. Sonuç olarak alınan tedbirler de hiçbir işe yaramaz. Zaman içinde her aykırılık uydurma kılıflar yüzünden devam edip gider. Bunu ne Beşiktaş taraftarı, ne de bir başka kulübün taraftarı hak ediyor.. Aslında stad olaylarının hepsine sonuna kadar karşıyım. Hepsi adalet duyguları ve uygulamalarıyla tavizsiz cezalandırılmalı. Ne var ki, bunu şimdiye kadar başaramadık. Bunun üzüntüsü ve sıkıntısının futbolla ilgili herkes tarafından yaşandığını da biliyorum. Ne çare?.. Örselenmiş adalet uygulamalarıyla bu günlere geldik. Umarız biter.. Bakın şimdi Beşiktaş taraftarı bu kuşkularla kararı bekliyor. Hem da Fener maçı öncesi. Nasıl bir karar çıkacak, herkes gibi ben de merak ediyorum. Tahmin ediyorum ki Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu yine ortalama bir yol bulacak. Bu nedenle Beşiktaş taraftarını bir kere daha sağduyuya çağırıyorum. Bu çıkmazlardan kurtulmanın yolu, en küçük kurallara bile uymak. Hem de her türlü tahrike rağmen... Rastlantı Başkan Aziz Yıldırım’ın G.Saray’ın UEFA Kupası’nı almasıyla ilgili olarak “Bazı koşullar tesadüfen oluştu, bu nedenle başarı geldi” açıklaması biliyorsunuz büyük tepki almıştı. Şimdi Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim bu görüşü doğrulayan açıklamalar yapıyor. Döneminde kendilerinin iyi bir kuşak yakalamadıklarını, çalışarak, emek vererek o kuşağı oluşturduklarını anlatarak, şimdi oyuna değil, skora yönelik oynayacaklarını belirtiyor... Bu ne demek? Oluşmuş, anlaşmış bir kadro yok. Olursa skoru sağlayıp, yola devam etmek.. Yani koşullar tesadüfen oluşursa..... Açıklamaların bir tarafına bakıp bu sonuca varmak belki doğru değil ama, bunlar anlatmış.. Umarız cumartesi günü koşullar rastlantı ile oluşur... Zafer Biryol Yabancı futbolcu transferinin ne ölçüde serbest bırakılacağı düşüncelerinin tartışıldığı dönemlerde yerli kalitesi rekabetle artar ve artmaz diyenlere cevabı Zafer Biryol verecek... Endüstri futbolunda, geçen hafta Alex’in şovu herkesi mest etti. Şimdi yıldızlar topluluğu içinde Zafer Biryol aynı performansı yakalayabilir mi? Benim şimdi Zafer’den beklediğim, futbolunu en üst düzeye çıkarması ve F.Bahçe’nin vazgeçilmeyen adamı olması. Eğer bu gerçekleşmezse bir değer daha futbolumuzdan akıp gidecek. Bu gidiş öyle sıradan gitmelere benzemeyecek. O zaman Türk futbolunda şapkayı öne koyup düşünme zamanı bir kere daha gündem olacak.. Onun için en iyi dileklerimle, canı gönülden, “Haydi Zafer, göster kendini” diyorum...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT