BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sanki bir tokat yemiş gibiydi!

Sanki bir tokat yemiş gibiydi!

Cemile Hanım konuşurken hızla nefes alıp veriyor sanki sözcükleri ağzından çıkartırken acı çekiyordu: “Benim de bir evladım var” dedi. Münevver Hanım sanki bir tokat yemiş gibiydi. Ne diyeceğini bilemedi!



Münevver Hanım bir sandalye çekerek Cemile Hanımın tekerlekli sandalyesinin yanına oturdu. Hasta kadının felçli elini tuttu: - Üzülme Cemile Hanım, el olunca böyle işte... Sıkma canını... Cemile Hanım dolu gözlerle baktı komşusuna. Başını eğdi. Güçlükle, boğuk bir şekilde cevap verdi: - Muhtacım Münevver Hanım... Yapacak bir şeyim yok. Kendi başıma yaşayamam ki... Münevver Hanım başını salladı: - Haklısın kardeşim... Allah sana yardım eden insanlardan razı olsun... O anda Cemile Hanımın gözleri kısıldı. Dudakları titredi. Yüzü bir anda kararmıştı. Münevver Hanım endişelendi, çekinerek sordu: - İyi misin Cemile Hanım? Başını iki yana salladı kadın. Ağlamaklıydı. Güçlükle konuştu: - Bana onlardan bahsetme komşum... Hiç bahsetme onlardan. Münevver Hanım şaşırmıştı. Ama karakteri icabı insanların özel hayatına ait konulara girmeyi sevmez, merak etmezdi. Eğer anlatan olursa dinlerdi. Hiç yorum yapmadı, soru sormadı: - Sen bilirsin Cemile Hanım... Tabii ki bahsetmem istemiyorsan... Konuyu değiştirmek istedi: - Ozan’ım geziye gitti bugün. Hayatında ilk defa. Uludağ’a gideceklermiş. Hafta sonu yalnızım anlayacağın. Pazar akşamı dönecek. Çocuk da bunaldı artık derslerden. Hayatında zaten hiçbir renk yok. Maddi gücümüz bu kadarına yetiyor. Çocuğumun kötü hiçbir alışkanlığı yok. Ne arkadaşa gider, ne kahveye gider, ne sigara içer, okuldan çıkıp evine gelir. Anacığının yanında oturur. Ben de istedim gitmesini. Biraz değişiklik olur... Cemile Hanım onu dinlemiyor gibiydi. Gözleri yine uzaklara dalmış, incecik bir gözyaşı yanağından boynuna doğru süzülmeye başlamıştı. Münevver Hanım şaşırdı: - İyi misin Cemile Hanım kardeşim, neden ağlıyorsun? Kadın yutkundu. Konuşurken hızla nefes alıp veriyor sanki sözcükleri ağzından çıkartırken acı çekiyordu: - Benim de bir evladım var Münevver Hanım, benim de var evladım, bilirim ne demek olduğunu... Münevver Hanım sanki bir tokat yemiş gibiydi. Ne diyeceğini bilemedi. Dudaklarını ısırdı: - Bilmiyordum Cemile Hanım... - Kimse bilmiyor, bilmesin de... Evladım da bilmiyor ki... Acı bir hayat hikayesiyle karşı karşıya olduğunu anlayacak kadar akıllı bir kadındı Münevver Hanım. Sandalyesini biraz daha çekti felçli kadına doğru: - Zor bir durum... Anlatmak ister misin? Başını iki yana salladı Cemile Hanım: - İsterim ama şimdi değil. Birazdan gelir Asiye. Değil onun, kimsenin duymasını istemiyorum. Zamanı gelince anlatırım. - Nasıl istersen kardeşim ben her zaman dinlerim. Minnetle baktı Cemile Hanım komşusuna. Gözlerinden süzülen yaşlar yoğunlaşmıştı... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT