BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 3 Ekim’de pürüz çıkmaz

3 Ekim’de pürüz çıkmaz

Türkiye’nin 3 Ekim’de müzakerelere başlayacağına inancım tam. Eğer aksi bir durum olursa Türkiye’deki yabancı sermayenin yarısından fazlası ülkeyi terk edebilir



İSTANBUL- Uluslararası Yatırım Şirketi Raymond James’in Başekonomisti Özgür Altuğ, “Türkiye Avrupa Birliği olmadan da yoluna devam etmek isteyebilir ancak o zaman yabancı sermaye ile finanse edilen cari açığın bir şekilde kapatılması gerekir” dedi. TGRT HABER TV Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Soysal’ın hazırlayıp sunduğu “Baş Başa” programının bu haftaki konuğu olan Ekonomist Özgür Altuğ, Türkiye’nin Avrupa Birliği ve ekonomisiyle ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. “Yabancı sermaye akın etti” Türkiye’nin 3 Ekim’de müzakerelere başlayacağına inandığını söyleyen Özgür Altuğ, “Eğer aksi bir durum olursa Türkiye’deki yabancı sermayenin yarısından fazlası ülkeyi terk edebilir” dedi. Altuğ, sözlerine şöyle devam etti: “Enflasyonu çok hızlı bir şekilde tek haneli rakamlara indirdik. Bütçe açığımızı düşürdük. Son üç yılda ortalama yüzde sekizlik bir büyüme oranı yakaladık. Ekonomimizdeki olumlu gelişmelerde Avrupa Birliği yoluna girmiş olmamızın etkisi çok büyük. Sırf AB sürecine girdiğimiz için piyasamıza yabancı sermaye akın etti. Türkiye’de şu an 40 milyar doların üzerinde bir yabancı sermaye bulunuyor. Türkiye AB olmadan da yoluna devam etmek isteyebilir. Ancak o zaman yabancı sermaye ile finanse edilen cari açığı finanse edemez. Yabancı sermaye unutulmamalı ki AB sürecine girdiğimiz için geliyor. Avrupa Birliği yolundan çıkarsak Türkiye’deki yabancı sermayenin en az yarısı kaçabilir. Eğer böyle bir durum söz konusu olursa Merkez Bankası devreye girmelidir. Şu an 42 milyar dolar döviz rezervi bulunan Merkez Bankası bu para ile ekonomiyi ayakta tutar ama Merkez Bankası’nın da gücü sınırlı seviyededir. Bir anda yabancı sermayenin ülkeyi terk etmesi ekonomiye çok büyük hasar verir. Dolayısıyla 3 Ekim’de müzakerelerin başlaması cari açığın finanse edilmesi, hükümetin elinin güçlenmesi açısından son derece önemlidir.” “Risk azalıyor” “Ekonominin 2000 ve 2001 krizlerinin ardından son üç sene içinde çok farklı bir noktaya geldiğini vurgulayan Özgür Altuğ; “Piyasalardaki ekonomik değerlemelere baktığımızda risk priminin giderek azaldığını görüyoruz. Gayri safi milli hasılayı yüzde 14’ün üzerindeki açıklardan, yüzde dörtlere çektik. Ancak ekonomideki bazı yapısal problemler, cari açık ve işsizlik sorunlarını halledemedik. Avrupa Birliği sürecine girdikten sonra ülkedeki tüketici güveni artıyor. Bu tüketime olumlu yansıdığı için de büyüme hızında artış oluyor. Ayrıca geçmişte AB sürecine giren diğer ülkelerde olduğu gibi piyasalara yabancı sermaye akın edince de yerel para değer kazanıyor. Böylece cazip hale gelen ithalat sebebiyle cari açık da artıyor. Türkiye muhtemelen bu yıl Gayri Safi Milli Hasılası’nın yaklaşık yüzde altısı kadar açık verecek. AB sürecinde çok olumsuz bir durum söz konusu olmadıkça bu açık ekonomi açısından bir çıkmaz teşkil etmez” şeklinde konuştu. “Arz talebi karşılamıyor” Programda petrol fiyatlarının önlenemez yükselişine değinen Özgür Altuğ sözlerini şöyle sürdürdü: “Yedi sene önce 9 dolar olan petrol bugün yetmiş dolar seviyesinde. Petrolün artmasında birçok faktör etkili olmuştur. Günlük 82 milyon varilin üzerinde olan üretim, talebi karşılayamıyor. Ayrıca Çin, Hindistan ve Amerika gibi ülkelerin çok hızlı bir şekilde büyümesi, Orta Doğu’daki problemler, petrol fiyatları konusunda yapılan spekülasyonlar, doğal afetler sebebiyle üretimde yaşanan sorunlar, ayrıca dünyada faiz oranlarının çok düşük olması petrol fiyatlarının yükselmesine sebep olmuştur. Önümüzdeki OPEC toplantısında günlük üretimin 500 bin varil artırılması söz konusu. Eğer bu yapılır ve de Amerika stratejik rezervlerini özel sektöre açarsa muhtemelen petrol üretiminde büyük bir artış yaşanır. Bunlar yapıldığı takdirde fiyatlar bir miktar geri çekilebilir.” “Petrolün yıllık faturası 8 milyar dolar” Petrol fiyatlarındaki yüzde üç yüzlük artışın tüketiciye tam olarak yansıtılmadığını belirten Özgür Altuğ; “Türkiye ham petrolün yanında işlenmiş petrol de ithal ederek iç piyasada satıyor. Petrolün varil fiyatını ortalama olarak 60 dolardan hesapladığımızda petrolün yıllık faturası 8 milyar doları buluyor. Son bir yıl öncesinde uluslararası piyasada petrol fiyatları artınca, hükümet ÖTV’de indirim yaparak, bunu tüketiciye yansıtmıyordu. Ancak son bir yılda otomatik fiyatlandırma metoduna geçildikten sonra ÖTV’ye çok fazla müdahale edilmedi. Buna rağmen uluslararası piyasada yüzde 300 artan petrol fiyatları, Türkiye’de tüketiciye yüzde 100 olarak yansıtılmıştır” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT