BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > New Orleans utancı

New Orleans utancı

Tayfunda boğulmuş, açlıktan ölmüş insanların sellerde yüzen cesetleri, ölülerle yan yana uzanmış bitkin diriler, kokan cesetler, salgın hastalık tehdidi, yağmalanan dükkânlar, hırsızlıklar, gasplar, evsiz-barksız kalmış yarım milyon civarında çocuk, aç, sefil ve kimsesiz yaşlılar, bir kere daha ikinci sınıf muamelesi yapılan zenciler, felaketle boğuşan bazı kadınlarla kızların bir de tecavüz alçaklığını yaşaması.. Bu berbat manzaralar, ABD’nin New Orleans şehrinden.



Tayfunda boğulmuş, açlıktan ölmüş insanların sellerde yüzen cesetleri, ölülerle yan yana uzanmış bitkin diriler, kokan cesetler, salgın hastalık tehdidi, yağmalanan dükkânlar, hırsızlıklar, gasplar, evsiz-barksız kalmış yarım milyon civarında çocuk, aç, sefil ve kimsesiz yaşlılar, bir kere daha ikinci sınıf muamelesi yapılan zenciler, felaketle boğuşan bazı kadınlarla kızların bir de tecavüz alçaklığını yaşaması.. Bu berbat manzaralar, ABD’nin New Orleans şehrinden. Katrina adı verdikleri bir fırtınanın vuracağı günler öncesinden ilân edildi. Ama felakete karşı bir tedbir alınmadığı görülüyor. Felaketin duyurulması üzerine 3.5 milyon insanın bölgeden kaçtığı haber verilmişti. Geride kalanlara adeta “ne haliniz varsa görün” deniyor. Ne vaktinde yardım yapılmış. Ne emniyet tedbiri alınmış. 21. Asırda böylesine dehşet verici bir kargaşa. Bütün bunlara karşı merkezî hükümetin bulabildiği en acil çare Irak’tan dönen 300 askerin bölgeye sevki. Lousiana’nın kadın valisi bu askerlerle istifa etmeyip hâlâ görev başında olan polislere vur emri vermiş. Savaştan gelen askerin psikolojisi ne haldedir? Buna hiç bakılmadan New Orleans’a gönderiliyor. Hayret edilecek bir durum değil mi? Sadece o değil ki her türlü tedbir konusunda gecikmiş Beyazsaray’ın böylesine acze düşmüş olması da dünyayı hayrete düşürdü. Amerikan hükümetinin kendi halkına karşı bu kadar beceriksizlik göstereceğini kimse tahmin edemezdi. Bir vurdumduymazlık düşünülemeyeceğine göre ortada acz, şaşkınlık, çaresizlik ve beceriksizlik var demektir. Bir düşününüz, bu hükümet Irak’a medeniyet götürme iddiasındaydı. Yakılmış, yıkılmış, talana uğramış şu bahtsız Irak bile New Orleans kadar kötü bir hayata sahip değil. Tayfun sadece New Orleans’ı değil, Washington’u, Beyazsaray’ı G.W. Bush ve ekibini de vurdu. Amerika’da bugün seçim olsa Bush’un hali nic’olur? Önce Vietnamlaşan Irak, sonra yüz kızartan New Orleans. Washington burnunun dibindeki kendi felaketzede halkına yardımda zorlanınca kim yardıma koşuyor? İnanması zor fakat işte gerçek. Saraybosna, Srilanka, Singapur gibi birtakım üçüncü dünya ülkeleriyle 1 milyon dolarlık bağışla bir şarkıcı. ABD Senatosu 10.5 milyar dolarlık bir yardımı akıl edebilmiş. Üstelik 11 milyar bile yapamamışlar. Bu destek teşebbüsünde CNN’deki acil yardım çağrılarıyla New Orleans zenci belediye reisinin Bush’a “tepemizde Air Force 1 ile dolaşarak derdimize derman olamazsınız” diye çıkışması ve açıklamalarında alenen sövüp-saymasının da rolü var. Bunlar bir başka memlekette olsaydı hükümet, ya istifa eder veya istifa etmek zorunda kalırdı. Çok yüz kızartıcı, çok utandırıcı bir manzara. Bir genç kadın, kendisi de aç, çocuğu da. Tam bir dilim ekmek bulurken ekmeğin elinden alınması, kendisinin kirletilmesi gibi felaket içinde felaketler. ABD’nin bir tarafında bunlar yaşanırken diğer tarafında televizyon karşısına karşı ayaklarını uzatmış, kuru yemiş eşliğinde içkisini yudumlayarak maç seyreder gibi alakasız hislerle haberleri takip eden Amerikalılar. Bu ne vahşettir böyle!.. İşte 21. Yüzyıl insanlığı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT