BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çok tehlikeli tahrikler

Çok tehlikeli tahrikler

3 Ekim AB Müzakereleri yaklaşırken bunlar tesadüf mü? Önce Fatih Camiinde toplanan bir grubun gövde gösterisine kalkışması. Hemen ertesi günü durup dururken bazı grupların İstanbul ve Mudanya’da Abdullah Öcalan’ı zorla ziyarete yeltenmeleri. Bozüyük tepkisi. Bunlara paralel gelişen Telafer olayları. Fatih Camiindekiler bayat mal satan bir tezgâhın mahsulü.



3 Ekim AB Müzakereleri yaklaşırken bunlar tesadüf mü? Önce Fatih Camiinde toplanan bir grubun gövde gösterisine kalkışması. Hemen ertesi günü durup dururken bazı grupların İstanbul ve Mudanya’da Abdullah Öcalan’ı zorla ziyarete yeltenmeleri. Bozüyük tepkisi. Bunlara paralel gelişen Telafer olayları. Fatih Camiindekiler bayat mal satan bir tezgâhın mahsulü. Tertip olduğu o kadar sırıtmakta ki. Benzer nümayişler 1 asır evvelinde de yapılmıştı. Bir kısım yobazlar, ayaklanarak Fatih Camii içinde, çevresinde silah sıkarak “şeriat isterük!” diye bağırmışlardı. Halbuki şeriat bütün müesseseleriyle yürürlükte, başta ise Yavuz Sultan Selim’den bu yana “Türklerin Hakanı ve Müslümanların Halifesi” unvanına sahip II. Abdülhamid vardı. Buna rağmen anılan slogan refakatinde bu yürüyüş olmuş, cami, aldığı kurşun yaralarını günümüze kadar saklamıştı. Kürt meselesi de esasında bir tezgâh. İnsanlar, duyguları harekete geçirilerek tahrik edilmekte. Tahrikçiler neredeyse maksatlarına varıyorlardı. Yüreğimiz ağzımıza geldi. 20 yıl boyunca görülmeyen müessif hadiselere az kalsın en ümitli günlerde şahit olacaktık. Meseleyi kaşıyanların oldum olası niyetleri Türkiye’de bir Türk-Kürt çatışması çıkartmaktır.. Dini meselelerde de Kürt meselesinde de bugün en ılımlı, en sağduyulu yaklaşımlar sergileniyor. Hal böyle iken sorumsuz hatta çılgın eylemler yapılmakta. Bunlarla ne İslamiyet’e hizmet olur ne Kürtlere. Sadece bozgunculuk yapılır, fitne çıkartılır. Türkiye kaybeder, Türkiye kaybedince de herkes hep birden kaybeder. İçerde bu kaygı verici olaylar yaşanırken zaten karmakarışık olan Irak’ta işler daha da karıştırılıyor. Çok hince planlar uygulanmakta. Bir Türk şehri olan Telafer hedef seçilmiş. Sünni ve Şii Türkmenler birbirine düşürülmek isteniyor. Bir Türk şehrinde ikisi de Türk olan şia ve ehli sünnet itikadındaki Iraklıların birbirbirini boğazlaması, Türkiye’nin başına gaile açmak isteyenlerin tertiplediği iblisçe bir oyundur. Üstelik oyun içinde oyun. Hem çatışma hem kaçışma. Kendini bilen herkesin son derecede uyanık olması şart. Türkiye’de Türk’le Kürt, Irak’ta Türkmen’le Türkmen vuruşsun istiyorlar. Tezgâhın görünmez tarafında olanlar Türkü de Kürdü de Arabı da sünniyi de şiayı da elbette sevmiyor. Umurlarında bile değil. Şu gerçeği kimse unutmasın. Türkiye merkezli olarak bölge üzerinde oyunlar oynanmakta. Bu emperyalist oyunlar 200 yıldır süre geliyor.. Onlar bir damla petrol için her şeyi yaparlar. İşte yapmaktalar. Fırsat vermemek, mel’un bir fikre figüran olmamak her ırk, inanç ve dinden her bölge insanının vazgeçilmez görevi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT