BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yolculuk başladı

Yolculuk başladı

Bu ne yolculuğu? Hayırlı olsun, bu yolculuk, tahsil yolculuğu. Ömrün en uzun, en mühim, en meşakkatli ve daha birçok “en”le izah edilecek seyahati. Üstelik, bu yolculuk tek başına da yapılmıyor. Ortada bir yolcu var ama ona refakat eden bütün bir ale. Anne sırtında çocuğun çantası yavrusunun elinden tutmuş istikbale doğru koşturmakta...



Bu ne yolculuğu? Hayırlı olsun, bu yolculuk, tahsil yolculuğu. Ömrün en uzun, en mühim, en meşakkatli ve daha birçok “en”le izah edilecek seyahati. Üstelik, bu yolculuk tek başına da yapılmıyor. Ortada bir yolcu var ama ona refakat eden bütün bir ale. Anne sırtında çocuğun çantası yavrusunun elinden tutmuş istikbale doğru koşturmakta... Eylül yine geldi, 14 milyon çocuk yolculuğa çıktı. Ailelerde tatlı bir telaş. Bir çok aile ise sıkıntı içinde. Böylesi ailelere devletin yardımcı olacağı haberini aldık, keşke önceden düşünülseydi Bu yolculukla bazı çocuklar, oyun çocuğu olmaktan çıkıp okul çocuğu dönemine geçiyorlar. Bazıları ise artık “çocuk” kelimesi ile anlatılamaz. Bakmaya kıyılamayacak yakışıklı genç çağına giren onlar artık üniversite adayı. Zaten düşündükleri de liseden çok üniversite. İlköğretim ve liseli 14 milyon çocuk, hedefteki üniversite için koşuya başladılar. 14 milyon onlar, 3 milyon üniversite öğrencisi. 17 milyon, büyük rakkam. Sadece ilköğretim ve liselerin yekunu dahi bir çok devletin nüfusundan fazla, Son senelerdeki büyük sıçrayışımızda gençlerin büyük rolü var. Bunu iki fedakâr zümreye borçluyuz. Biri yemeyip yediren, giymeyip giydiren aileler diğeri de saygıya layık öğretmenler. Dünyaya açılmamızda eğitim, ticaret ve siyasi iradeler pay sahibi. Fakat buna rağmen eğitimin yüzlerce problemi var. Çünkü bu yolculuğun sonunda yüzü gülen o kadar az ki... Üniversite kapıları herkese açılmıyor. Önünde kapı açılan dahi çok şanslı değil. Artık yalnızca İngilizce bilmek sıradan bir hadise. İki lisan bilen çok iyi üniversitelerde doktora yapmış üniversite mezunları piyasada kabul görmekte. Hatta yurt dışı doktoralar aranmakta. Hatta hatta onlardan da en iyileri seçilmekte. Sosyal hayatta çok iyilerle çok kötülerin kalıp orta direğin erimesi ne kadar tehlikeli ise eğitimde de çok iyilerle çok kötülerin kalması o kadar tehlikeli. Çok iyiler yüzde 1, iyiler de yüzde 2 eder yüzde 3 geri kalan gizli işsiz. Bugün büyük yolculuk başladı. Okullar, kurslar, kitaplar yardımcı kitaplar, şunlar bunlar. Bütçeler dayanmıyor. Sonunda ise sevinç ve bayram yerine büyük hüsran. 2005’te ilk defa eğitim hayatına adım atan küçükler, lisans üstü eğitimi de hesaba katarsak 2023’te hayata başlayacaklar, Acaba başlayabilecekler mi? Yoksa o gün diplomalı işsiz sayısı daha da artmış mı olacak? Bunların düşünülmesi lazım. Tanzimatı da katarsak 100-150 yılda eğitim sistemi, hâlâ diplomalı işsiz fabrikası gibi çalışırsa bu çok düşündürücü olur. Diğer taraftan o bahsettiğimiz iyi yetişmiş küçük zümrenin belli bir bölümü de beyin göçü le yurt dışına gitmekte. Öbür taraftan ara eleman sıkıntısı had safhada. Hem onların hakkı yenmekte. Hem meslek okulları cazip hale getirilmemekte. Bölgeler arası farklılıklar vs. de hesaba katılırsa eğitimin kendisinin, okulların öğretmenlerin derdi çok. Bu dertler ortadan kaldırıldıkça Türkiye’nin yarınları daha aydınlık olacaktır. Bunlardan habberdar, bir hükümet iş başında. O hükümetin eğitim bakanı Hüseyin Çelik bu dertlerle kavrulan bir idealist. Problemlerin nesiller boyu sürüp gitmesinde, 6 ayda bir bakan bir buçuk yılda bir kabine değişmesi ve zayıf hükümetlerle yönetilmemizin büyük rolü var. Eğitimdeki istikrar, paradaki istikrardan bin kere daha önemlidir. Eğitimin her türlü meselesinin mutlaka masaya yatırılması gerekir. 3 yılda neler halloldu, neler kaldı, ne zaman nelere çözüm getirilecek? Az bir zümre iyi yetişir, kalanlar diplomalı cahil diplomalı işsiz olursa 15-20 yıla yazık olur. Ticarete bunun yarısı kadar emek veren çok daha iyi noktalara gelir... Çocuklar, gençler: İyi yolculuklar!.. Koşun, durmayın, durursanız düşersiniz. Anne-babalar: Siz bu çocuklar için varsınız. Ona göre yaşayın. Öğretmenler: Çocuklarımız, çocuklarınızdır. Bu ülkeyi yönetenler: Bu çocuklar yarınki Türkiye’dir. Eğer yüzde 1-2’lik iyi yetişmiş gençlerle bir sıçrama gerçekleştirdiysek bunu yukarılara çekersek neler olmaz? Siz de bu fikir için, bu fikrin hakikat olması için varsınız. Biz de doğruları görüp söylemek için... Yolunuz açık olsun...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT