BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Her kim Ali’yi severse...”

“Her kim Ali’yi severse...”

Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Allahü teâlâ bana husûsî bir ahd verdi. Bana nice kere buyurdu ki, bu husûsî ahdimi kabûl ettin mi. Ben dedim, evet yâ Rabbî bu ahdi kabûl ettim.”



Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Allahü teâlâ bana husûsî bir ahd verdi. Bana nice kere buyurdu ki, bu husûsî ahdimi kabûl ettin mi. Ben dedim, evet yâ Rabbî bu ahdi kabûl ettim.” Ebû Berze-i Eslemî der ki, Resûlullah buyurdu ki, “Dedim, yâ Rabbil’âlemîn! Bu ahdini ki benim ile ettin. Ve ben o ahdi senden kabûl ettim. Bana söyle o ahd nedir. Allahü teâlâ bana vâsıtasız olarak buyurdu ki, o ahd odur ki, sen bilesin, benden cümle halka diyesin ki, Ali hidâyeti göstericidir, doğru yolun işâretidir. Mutî’lerin ve muvahhidlerin gözlerinin nûrudur. Müslüman ve mü’minlerin serverleridir. Ben bütün kullarıma benim birliğimi ve tevhîdimi lâzım kılmışım. Bütün ümmetine senin risâletini tastik etmelerini lâzım kılmışım. Bütün mü’minlere Alî’nin muhabbetini ve sevgisini lâzım kılmışım. Her kim Ali’yi dost tutar, Beni ve seni dost tutmuş olur. Muhakkak ki o kimse hakîkî dost olur. Ali’yi sevmeyen de hakîkî düşman olur.” Câbir bin Abdullah rivâyet eder. Habîb-i ekrem Efendimiz buyurdu ki: “Ali bin Ebî Tâlib’in bu ümmet üzerine hakkı, babanın oğlu üzerine hakkı gibidir.” Abdullah bin Abbâs rivâyet eder. Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Hazreti Ali ibni Ebî Tâlib’in muhabbeti, günâhları yer, mahfeder. Nasıl ki ateş odunu yiyip mahfettiği gibi.” Mu’az bin Cebel rivâyet eder. Resûlullah Efendimiz buyurdu ki: “Ali bin Ebî Tâlib’in sevgisi, bir hasenedir ki, ya’ni bir tâ’attir ki, hiç bir seyyie, ya’ni hiçbir kötülük ona zarar veremez. Buğz ve adâveti bir seyyiedir ki, hiçbir hasene onunla fayda veremez.”Selmân-ı Fârisî rivâyet eder. Resûlullah Efendimiz buyurdular ki: “Benim sırrımın sâhibi Ali bin Ebî Tâlib’dir.” Ebû Zer-i Gıfârî rivâyet eder. Peygamberimiz buyurdu ki: “Ali benim ilmimin kapısıdır. Âşikâre edicidir, bildirmem lâzım gelen şeyleri ümmetime açıklayıcıdır. Benden sonra, onu sevmek îmândandır. Ona buğz etmek nifâkdandır. Ona nazar etmek, bakmakrahmettendir. Onun muhabbeti ibâdettir.” Ümm-ü Seleme rivâyet eder. Habîb-i ekrem Efendimiz buyurdular ki, “Kur’ân-ı azîm-üş-şân Ali iledir. Ali Kur’ân-ı azîm-üş-şân iledir.” Ya’ni Hazreti Ali her zaman Kur’ân-ı azîm-üş-şânın hükümü ve emri iledir. Kur’ân-ı kerîm de onun imâmı ve yol göstericisidir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT