BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > NATO’nun 50’nci altın yılı!..

NATO’nun 50’nci altın yılı!..

“Avrupa!.. Avrupa!.. diye diye!”



“Avrupa!.. Avrupa!.. diye diye!” Avrupa Birliği’nde şimdilerde sessiz sedasız bir şeylerin değişmekte olduğunu, öncelikler sırasında bazı kaymaların ve kaydırmaların gerçekleştiğini görmezden gelmeye imkân yoktur. 1950’li yılların başlarında Fransa, henüz yeni kurulmuş Federal Almanya’nın elinden tutmuş, CECA, AET derken Bugünkü Avrupa Birliği içinde yanında ve yedeğinde tutmak istemişti. Başta De Gaulle olmak üzere bütün Fransızlar zannediyorlardı ki, dünkü ebedi düşmanlarını böylece koltuklarının altına alacaklar ve RHEİN nehrinin iki yakasında huzurlu bir yaşam sağlayacaklar, gerçekten de ilk zamanlar herkes BONN-PARİS mihverinden söz eder olmuş, AB içinde ikili bir hegemonya kuruluyor sanılmıştı. * * * Ama herşey önceden düşünüldüğü gibi gitmedi. Federal Almanya başta ABD olmak üzere Batı âleminin katkıları ile ekonomik alanda öylesine semirdi öylesine güçlendi ki, kendi gücüne bizzat kendisi de hakim olmakta zorlanır hale geldi. Eski İngiltere Başbakanı DEMİR LADY Margaret Thatcher bile korktu. Eğer Almanya bu ekonomik gücünü politik alanda da kullanmaya kalkarsa İkinci Dünya Savaşı’nda silah zoru ile elde edemediklerini şimdi daha kolay elde edecek diye endişelerini dile getirdi. * * * Gerçekten Almanya bugünkü gücünü siyasi ve askeri alana da kaydıracak olursa korkarım ki, İkinci Dünya Savaşı galipleri ile mağlupları yer değiştirmiş olacaktır. İnisiyatif, hem AB’de hem BAB’da - Haydi bir cesaret onu da söyleyelim- hem de NATO’nun Avrupa kanadında el değiştirmiş olacaktır!.. NATO’nun birkaç gün önce Washington’da yapılan ve sayın Demirel’in de katıldığı 50’nci “Altın yılı “ Kosova dramının karanlık ve kasvetli havasında yapılmıştır. Yayımlanan “Washington Deklarasyonu” bizim kanaatimizce hayli karışık ve değişik yorumlara açıktır. Veto hakkı ile tam üyesi olduğumuz NATO teşkilatı güçlerinin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bir taşeronu gibi kullanılmasına ve daha da kötüsü, kararlarına iştirak edemediğimiz, sadece askeri komitede diğer AB üyelerinin altındaki koltuk yerine yarım yamalak bir tabureye ilişmemize müsaade edilen “BAB” Batı Avrupa Savunma Birliği tarafından kullanılmasına cevaz veren bir uygulmaya kapıyı aralamaktadır. * * * Burada NATO’daki VETO hakkımızı kullanabilmeli idik! Hükümetlerin hikmetinden sual olmazmış. Bu konuda yumuşak bir çekinge koymuş olmamızı Radyo ve TV’lerden “Türkiye’nin zirve toplantısındaki zaferi!..” diye ilan etmenin hikmetini de biz anlayamadık. Nur içinde yatsın Fatin Rüştü Zorlu’yu nasıl anımsamaz, nasıl aramazsınız? Türkiye’nin bütünü ile NATO’ya alınması müzakereleri yapılırken binlerce sayfalık “Strategie” kitaplarını hatmetmiş, bu konuda da tam bir uzman olmuştu. * * * BAB örgütünün NATO kuvvetlerinden faydalanmak sureti ile, Kosova’dan başlayarak Avrupa’da ahkam kesmeye kalkışması fevkalade yanlış olur. Bu kanaatimizce Devletler Hukukundaki deyimi ile nev’ama bir “Yetki Devri, Delegation de Pouvir” sayılabilir ki buna kimsenin hakkı yoktur. Sayın Demirel, Zirvedeki konuşmasında bu husustaki kaygılarımızı dile getirmeye çalıştı. Ama herkes bilir ki bu çeşit Zirve toplantıları kararlarında ele alınan konular asıl Bakanlar Konseyinde ve Askeri Komitede ele alınır ve kotarılır... İş bununla da kalmıyor, üyesi olmadığımız Avrupa Birliği, KOSOVA üzerinde bir de eski alışkanlıkla bir nevi PROTEKTORA kurarak, Balkanların bu en nevraljik bölgesini bir süre (ne kadar belli değil) kendisi yönetmek istiyor. Bunun da kabulü, kanaatimizce, asla ve kat’a mümkün değildir! ABD bizim görüşümüze yakın bir tavır içinde görünüyor. Ancak bu yeterli değildir. Avrupa’nın savunması konularını NATO’nun münhasır yetkisinden koparıp Avrupa Birliğine devredilmesi fikri çok uzun bir zamandan beri AB, çevrelerinde işlenmektedir. Bu açmazı aşabilmek için hem bizim hem de NATO ve AB veya BAB için 2 seçenek vardır: 1- Ya henüz yol yakın iken böyle bir maceradan geri dönülecek. 2- Yahut Türkiye, hemen hiç vakit geçirilmeden Avrupa ve Batı Avrupa Birliğine tam üye olarak derhal alınacaktır! Bu iki ihtimalin dışında bir başkasını düşünmek bile istemiyorum. * * * Kosova ve Balkanlar’da alınabilecek herhangi bir tedbir veya inisiyatifte Türkiye’nin dışarıda bırakılması aklın idrakin alacağı bir şey değildir. Eğer böyle bir hata yapılırsa ve biz de buna göz yumacak olursak bilinmelidir ki artık sırtı iyice kamburlaşmış olan 1900’lü yıllar arkasında 3’üncü bir dünya savaşı sebep ve tohumlarını bırakarak tarihe göçmüş olacaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99503
    % -0.33
  • 5.6393
    % -1.83
  • 6.3819
    % -1.56
  • 7.4307
    % -2.03
  • 239.303
    % -1.66
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT