BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sevgi ve emir dinlemek

Sevgi ve emir dinlemek

Emre uymak üzerine bir konuşma - Büyükleri sevmek ne demektir? Yani seviyorum diyen asgari ne yapması gerekir? Sevmenin ölçüsü nedir?



Emre uymak üzerine bir konuşma - Büyükleri sevmek ne demektir? Yani seviyorum diyen asgari ne yapması gerekir? Sevmenin ölçüsü nedir? - Sevmenin ölçüsü söz dinlemektir. Çok söz dinleyen çok seviyor demektir. Bir kimse, Allah’ın emirlerinene kadar çok uyarsa, o kimsenin Allah’ı o derece çok sevdiği anlaşılır. Allah’ın hiçbir emrini yapmadan ben Allah’ı çok seviyorum demek yalan olur. Sevginin derecesi, itaatteki sürat ile ölçülür. -Emre itaat nasıl olur? - Söylenileni, bildirilen zamanda ve istenilen miktarda yapmakla olur. - Önemli olan işin olması değil mi, erken veya geç olması, az veya çok yapılması o kadar önemli midir? İstenilenden daha iyisini yapmanın mahzuru olur mu? - Evet, verilen emri aynen uygulamak gerekir. Fazlası da noksanı da yanlış olabilir. Bazen işin bildirilen zamanda yapılması önemlidir. Daha önce veya daha sonra yapılması mahzurlu olabilir. Bize göre daha iyi sanılan şekil, emri verene göre yanlış olabilir. Bunu da ancak emri veren bilir. Bize düşen emre aynen itaat etmektir. Daha iyisini yapmak için geciktirmek veya bazı ilaveler yapmak yanlış olur. - Size göre söz dinlemek, iş yapmaktan önce geliyor. Önemli olan işin yapılması değil mi? Mesela (Şifa eczanesinden bir aspirin al gel) dense, ben de, daha yakın olan Hayat eczanesine gidip, daha iyisi olan İngiliz aspirininden alıp gelsem, daha iyi iş yapmış olmaz mıyım? Hem daha yakın eczaneden aldım, hem de daha kaliteli aspirinden aldım, bu takdire layık değil mi? - Şifa eczanesinden alıp getirmen, emri verenin isteğidir. Başka eczaneden alıp gelmen senin isteğindir. Sen kendi isteğini yapmış oldun. O eczaneden almamızda bilmediğimiz bir sebep, bir hikmet olabilir. Sadece (Aspirin getir) denseydi istediğiniz eczaneden alabilirdiniz. Ama isim vererek Şifa eczanesinden al denince, sizin emre itaat için o eczaneden alıp gelmeniz lazım. O da eczane, bu da eczane ne fark eder demekle verilen emri değiştirmiş olursunuz. Şifa eczanesi demesi lüzumsuzdu diyerek emri vereni bir nevi cahillikle suçlamış oluyorsunuz. Bu durum, yani kraldan çok kralcı kesilmek bir hastalıktır. Bu hastalıktan kurtulmak lazımdır. Bugün aspirinde olur, basit deyip geçersiniz, yarın önemli bir iş olur, onda da aynı şeyi yaparsınız. İkincisi kaliteli aspirin almanız da yanlıştır. Hangi firmanın ilacı ise onu almanız gerekirdi. Daha iyisini almak daha iyi değildir. Neticede siz bir iş yapmış olursunuz, ama yaptığınız iş olsa da, hizmet olmaz. Hizmeti seven yapar, işi ise para karşılığı herkes yapar. - Peki, Şifa eczanesi kapalı olsaydı, başka eczaneden alsaydım bir mahzuru olur muydu? - Evet, bu da yanlıştır. O zaman, telefonla veya bizzat giderek hemen emri verene durumu anlatıp, ne yapacağınızı tekrar sormanız lazım olurdu. Bu husus çok önemlidir, emir yerine getirilemediği zaman veya emri yerine getirirken kusur veya zarar ziyan oluyorsa, hemen emri verene dönüp, durum anlatılmalı, yeni talimatına göre hareket edilmelidir. - Yani aklımıza değil, verilen emre uymaya çalışmalı demek istiyorsunuz öyle mi? - Evet > Tel: 0 212 - 454 38 20 Faks: 0 212 - 454 38 29
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT