BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nemrut-Kommagene Festivali

Nemrut-Kommagene Festivali

Bugün Adıyaman’da, Adıyaman Valisi Halil Işık’ın misafiriyim. Uluslararası Nemrut-Kommagene Festivali’nin 13’üncüsü kutlanıyor bu sene. Malûm, Nemrut Dağı ören yerinde Kommagene uygarlığına ait tarihi değerine paha biçilmeyen eserler bulunuyor. Ayrıca, başta Kahta ilçesi Karadut köyü sınırları içerisi olmak üzere Adıyaman ili adeta bir açık hava müzesi konumunda.



Bugün Adıyaman’da, Adıyaman Valisi Halil Işık’ın misafiriyim. Uluslararası Nemrut-Kommagene Festivali’nin 13’üncüsü kutlanıyor bu sene. Malûm, Nemrut Dağı ören yerinde Kommagene uygarlığına ait tarihi değerine paha biçilmeyen eserler bulunuyor. Ayrıca, başta Kahta ilçesi Karadut köyü sınırları içerisi olmak üzere Adıyaman ili adeta bir açık hava müzesi konumunda. Bu bölgede 150 dolayında tarihi öneme haiz kültür varlığı bulunuyor ve bunların her birisi dünyanın ilgisini çekiyor. Unesco tarafından yer yüzünde korunacak 440 eser arasında yer alıyor Nemrut Dağı. Ayrıca, 2004 yılında Dünya Turizm Yazarları ve Gazetecileri Federasyonu’nun (Fijet) “Altın Elma” ödülüne de layık görüldü. Son senelerde bu tarihi mirası dünyaya daha fazla açmak ve buradaki turizm potansiyelini harekete geçirmek için yoğun çaba sarf ediliyor. Nemrut Kommagene Festivali de bu çabaların bir parçası. Nemrut Dağı ören yerine Adıyaman’dan da çıkmak mümkün, Malatya’dan da. Bu özelliğinden dolayı hem Adıyamanlılar, hem de Malatyalılar Nemrut Dağı ören yerine “Benim” gözüyle bakıyorlar. Bu sahiplenme neticesinde ortaya çok güzel bir sinerji çıkıyor. Bu sahiplenmenin içinde rekabet yok esasında. Her iki kentin kamu görevlilerinin olduğu gibi sivil toplum örgütleri ve bu yörelerden çıkan işadamlarının da Nemrut için kafa yormasını sağlıyor bu bakış. Adıyamanlıların “Nemrut ören yeri bana ait” demesinin Malatya’ya, Malatya halkının “Benim” demesinin de Adıyaman’a faydası olduğu kesin. Çünkü, dünyanın sekizinci harikası olarak nitelendirilen bu tarihi bölge, düşünüldüğü gibi bir turizm bölgesi haline getirilebilirse hem Malatya, hem de Adıyaman bu tarihi mirasın meyvesini toplar. Hatta, tam manasıyla sahip çıkılsa değil Adıyaman, Malatya; tüm Türkiye ortaya çıkan bu ekonomik değerden nemalanır hale gelir. Dolayısıyla, Nemrut Dağı ören yerinin Adıyaman ve Malatya arasında bir kavga unsuru gibi değerlendirilmesi çok yanlış. Zaten her iki ilin ileri gelenleri, zıtlaşmak değil el ele verip bu değeri dünyanın dikkatine sunmak için çabalıyorlar. Geçtiğimiz Temmuz ayında Kayısı Festivali münasebetiyle Malatya’ya gelmiş ve oradan da 2206 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı ören yerine çıkıp “gün doğuşu”nu seyretmiştim. Bu kere de Adıyaman’dayım ve yarın Adıyamanlılarla birlikte aynı noktaya çıkıp “gün batışı”nı seyredeceğim. Nemrut-Kommagene Festivali “gün batışı”yla sınırlı değil tabii. Sayısız etkinlik var ama onları müsaadenizle dönüşte yazacağım. Bir de, dediğim gibi Adıyamanlıların da tıpkı Malatyalılar gibi düşündüğünü ve “Nemrut bizim ortak değerimiz” dediğini yazmayı ümit ediyorum. Şayet, Nemrut sadece Adıyamanlıların olacak olursa, bu bölgeye gelen turist sayısı da sınırlı olur. Malatyalılar için de geçerli bu. Nemrut’un eteğine ve zirvesine 3-5 otel yapmak ve az sayıdaki turistleri ağırlamaktan öte bir netice vermez böyle sığ düşünceler. Daha fazla katılım olması lazım ki, Nemrut Dağı otel ve konaklama yerleriyle ışıl ışıl olsun, bu bölgeyi ziyaret eden milyonlarca turist, milyarlarla ifade edilen döviz bıraksın.
Reklamı Geç
KAPAT